Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkeni ile cümle

ülkeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Golding, ülkenin bağımsızlığından bu yana sekizinci başbakanıdır.Es war die achte Wahl des Staatspräsidenten in Indien seit der Unabhängigkeit.
Ülkenin en çok dinlenilen devlet radyoları ise P1, P2, P3, P4 ve P6 'dır.Die ersten 3 gehören zum öffentlichen NRK mit den Programmen P1, P2 und P3.
Ülkenin en önemli limanı başkent São Tomé'de yer almaktadır.Präsidentenpalast in São Tomé Als Hauptstadt beherbergt São Tomé den Sitz des Präsidenten.
Düzenli ordu, bir ülkenin resmî ordusudur.Soldaten bilden die regulären Streitkräfte eines Staates.
Ülkenin kuzeyinde savan iklimi hakim konumdayken, en sıcak ayları Şubat ve Mart aylarıdır.Da Terrigal auf der Südhalbkugel der Erde liegt, sind die wärmsten Monate Oktober bis März.
Avrupa'da bu üç ülkenin Balkanlar'a üç koldan taarruz etmesi kararlaştırıldı.Der Posten wird nun abwechselnd an die drei baltischen Staaten vergeben.
El Oriente, ülkenin doğusundaki Amazon yağmur ormanlarını kapsar.Der Goldsittich kommt in den Regenwäldern des Mündungsgebietes des Amazonas in Südamerika vor.
El-Baḥa ülkenin güneyinde, Mekke'ye komşu bir bölgededir.Sie liegt im Süden des Landes in Nähe von Mekka.
İlçe ülkenin orta kesimlerinde yer almaktaydı.Die Partei verfolgte zunächst bürgerliche Positionen der Mitte.
İl ülkenin ortasında yer almakta olup Lesotho ile sınırı bulunmaktadır.Sie liegt im Südwesten der Provinz und grenzt an Lesotho.
Ülkenin Balkan vilayetinde yer alır.Reise in das Innere des Balkan.
Bu kültürler ülkenin dillerini ve kültürü önemli ölçüde etkiler.Ihr Wirken hat damals erheblichen Einfluss auf die indische Sprache und Kultur gehabt.
Ülkenin kalıcı tarafsızlık beyannamesi Birleşmiş Milletler tarafından 1995'te kabul edildi.Jedoch wurde die Feindstaatenklausel 1995 offiziell durch die UNO als obsolet erklärt.
Toplantıların düzenlendiği ülkenin dişişleri bakanı da toplantılara katılır.An den Versammlungen im Plenum nimmt auch die Regierung mit ihren Ministern teil.
Aynı şekilde üniversitenin kütüphanesi de ülkenin en büyük kütüphanesi olma özelliğine sahiptir.Die Universitätsbibliothek ist die bedeutendste Bibliothek des Landes.
Ülkenin parlamentosu bu kentte bulunmaktadır.Der Rat nimmt für diese Gebiete die Rolle eines Gemeindeparlaments ein.
Kiliseler aynı zamanda ülkenin ulusal kültürel hazineleri olarak da değerlendirilmektedir.Das Bauernhaus ist ebenfalls als nationales Kulturgut registriert.
İnşa edildiğinde ülkenin en yüksek binasıydı.Er war zum Zeitpunkt seiner Errichtung das höchste Bauwerk in Deutschland.
EURO 2020'de, EURO 2016'da olduğu gibi 24 ülkenin millî takımları mücadele edecektir.Wie schon 2016 sollen 24 Nationalmannschaften an der Endrunde teilnehmen.
Birleşik Krallık'ta yayımlandıktan sonra "Bad Romance", ülkenin single listesine 14 numaradan giriş yaptı.Nach der Veröffentlichung im Vereinigten Königreich debütierte Bad Romance auf Platz 14 der UK Singles Chart.
Millî gelir bir ülkenin ekonomik gücünü gösterir.Das Inlandsprodukt ist ein Indikator für die wirtschaftliche Leistungsfähigkeit einer Volkswirtschaft.
Ülkenin en büyük müzesidir.Es ist das größte Kunstmuseum des Landes.
Merkezi, ülkenin başkenti de olan Kahire'dir.Kairo blieb weiterhin Hauptstadt des Landes.
Ülkenin başkenti Nairobi'dir.Hauptsitz ist Nairobi.
Ülkenin başkenti Bangui'dir.Die Hauptstadt ist Bangui.
Ülkenin 2006'daki enflasyon oranı %6'dır.2006 betrug sein Marktanteil dort 6 Prozent.
Gürsel Millî Birlik Komitesi ile ülkenin tek hakimi olmuştu.Jury Fränkel war mit sich und der Welt im Reinen.
Bazı durumlarda konsolosluk memurları ve konsoloslar temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olmayabilir.Der Generalkonsul muss nicht unbedingt Staatsbürger des Landes sein, das er vertritt.
Ülkenin toplam alanının % 24'ü doğal koruma altındadır.Knapp zwei Prozent des Landes stehen unter Naturschutz.
Ülkenin aşağı yukarı %47'si ormanlarla kaplıdır.Etwa 47 % des Nationalparks sind mit Wald bedeckt.
Eyalette dahilindeki hidroelektrik santralinden ülkenin elektrik üretiminin % 12'si karşılanmaktadır.PAK hat von der Stromerzeugung her einen Marktanteil von 12 %.
Asla ne Amerika ne de başka bir ülkenin boyunduruğu altına girmiştir.Weder in Schleiz noch an einer anderen Stelle der Welt.
Ülkenin başkentti ise Aden'dir.Die Hauptstadt des Landes ist Athen.
Ülkenin Namibya sınırına yakın güne bölgelerinde 1975 yılında Uranyum'da bulunmuştur.1975 wurden zusätzlich Uranvorkommen an der Grenze zu Namibia entdeckt.
Ülkenin 4/5'ini kaplar.Buchbeiträge Quartett zu Fünft.
Bu nedenle LGBT hakları dahil olmak üzere ülkenin insan hakları durumu gayet kırılgandır.Nicht zuletzt ist auch die Lage der Menschenrechte von Homosexuellen in Somalia extrem schlecht.
Ülkenin resmî dili Portekizcedir.Offizielle Landessprache ist Portugiesisch.
Ülkenin nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 99 kişidir.Die Bevölkerungsdichte lag bei 99 Personen pro Quadratkilometer.
Bu ülkenin coğrafyası 1983 yılına kadar 3 ilçeye ayrılmaktaydı.Die Beratung im Parlament erstreckte sich wiederum über fast drei Jahre bis 1983.
Ülkenin ekonomik merkezi Sarı Nehir'den güneye taşındı.Er floh mit seiner Mutter nach Süden über den Gelben Fluss.
Ülkenin doğusunu ise Almanlar ile anlaşan Sovyetler ele geçirmiştir.Welches andere Volk ist mit den Völkern Osteuropas in so enge Beziehung gekommen wie das deutsche?
Bundan yola çıkarsak TBMM ülkenin kanunlarını belirler.Wir glauben, daß wir bewegt sind von dem großen Gesetz.
Ülkenin başlıca limanıdır.Er ist der größte Hafen des Landes.
Birleşik Devletler'de bu duruma ülkenin çoğu bölgesinde ender denk gelinir.Diese Rückschauperiode ist in den meisten Bundesstaaten begrenzt.
1946 yılında kurulmuş olup ülkenin en prestijli üniversitesi olarak kabul edilmektedir.Sie wurde 1946 gegründet und zählt zu den renommiertesten Kochschulen weltweit.
Ülkenin her yerinde onu aramaktadır.Inzwischen wird in der ganzen Stadt nach ihr gesucht.
Ülkenin tek komşusu Malezya'dır.Brunei hat also nur einen Nachbarn, Malaysia.
Ülkenin en güçlü partisidir.Sie ist eine der größten politischen Parteien des Landes.
Ülkenin başkenti Maputo'dur.Die Distrikte der Hauptstadt Maputo sind die folgenden.
Dünya Grand Prix ilk kez 28 ülkenin katılımıyla yapıldı.Die Weltmeisterschaft wurde erstmals mit 48 Teilnehmern ausgetragen.
Her ülkenin kendisine ait bir bayrağı var.Chaque pays a son drapeau national.
Bu göl ülkenin en derinleri arasındadır.Ce lac est parmi les plus profonds du pays.
Bu ülkenin yolları dünyanın en tehlikelisidir.Les routes de ce pays sont les plus dangereuses du monde.
Ülkenize döndüğünüzde, bir iç hastalıkları doktorundan tavsiye alınız.De retour dans votre pays, veuillez consulter un médecin interne.
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.Clairement, vous êtes un bon exemple pour le reste du pays.
Amaç Belçika'ya birleşmiş bir ülkenin imajını vermekti.L'objectif était de donner de la Belgique l'image d'un pays uni.
ABD dışında, NXT birçok farklı ülkenin televizyon kanallarında yayınlanmaktadır.Hors des États-Unis, NXT est diffusé sur un nombre de chaînes dans de différents pays.
Bu, özellikle ülkenin tamamında bulunan eski nehirlerin kalıntıları tarafından kanıtlanmaktadır.Ceci est particulièrement mis en évidence par les vestiges d'anciennes rivières trouvées dans tout le pays.
Üçüncü sezonda toplam 24 ülkenin 24 futbol kulübünden genç takımlar yer aldı.Au total, les équipes juniors de 24 clubs de football de 24 pays ont participé à la troisième saison.
28 Ocak'ta PPS ve Polonya ve Litvanya Sosyal Demokrasi Partisi ülkenin genelinde grev çağrısında bulundu.Le 28 janvier, le PPS et la sociale-démocratie appellent à la grève générale, dans toute la Pologne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod