ülkemde ile cümle

ülkemde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kimse ülkemde yaşamak istemedi.Nadie quería vivir en mi país.
Hiç kimse ülkemde kalmadı.Nadie se quedó en mi país.
Hiç kimse ülkemde kalmıyor.Nadie se queda en mi país.
Hiç kimse ülkemde bir ev satın almak istemedi.Nadie quería comprar una casa en mi país.
Ülkemde hiç kimse fakir olmak istemiyor.En mi país nadie quiere ser pobre.
Benim ülkemdeki âdetler farklıdır.En mi país las costumbres son diferentes.
Benim ülkemde hiç kimse çalışmıyor.En mi país no trabaja nadie.
"Serhat Hacıpaşalıoğlu: Ülkemde de beğenilirse oldukça mutlu olurum".Il musicista potrà dire con fierezza: «Che gioia essere a casa mia...
"Serhat Hacıpaşalıoğlu: Ülkemde de beğenilirse oldukça mutlu olurum".Att erbjuda sin solfjäder: Jag trivs i ditt sällskap.
Benim ülkemdeki âdetler farklıdır.În țara mea obiceiurile sunt diferite.
Ülkemdeki en ünlü simge piramitlerdir.Piramidele reprezintă cel mai faimos simbol al țării mele.
"Serhat Hacıpaşalıoğlu: Ülkemde de beğenilirse oldukça mutlu olurum".Gid du kunde, min udvalgte Pige; thi du bør at vorde lykkelig."
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.이건 1974년 태국의 상황인데요. 가구당 일곱 명의 아이들이 있었습니다.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.A hazámban ez volt a helyzet 1974-ben. Családonként 7 gyerek.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.Dans mon pays, la situation en 1974 était la suivante. Sept enfants par famille.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.Di negara saya, itulah yang terjadi pada 1974. Tujuh anak di setiap keluarga.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.En mi país esa era el caso en 1974. Siete hijos por familia.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.I mitt land, såg det ut så här 1974. Sju barn per familj.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.In 1974 waren er in mijn land zeven kinderen per gezin.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.In meinem Land, war es 1974 der Fall. Sieben Kinder pro Familie.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.În țara mea, aceasta era situația în 1974. Șapte copii de familie.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.Nel mio paese, la situazione era questa nel 1974. Sette bambini per famiglia.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.No meu país, era isto o que acontecia em 1974. Sete crianças por família.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.Ở đất nước tôi, đó là vào năm 1974. Mỗi gia đình có 7 trẻ em.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.Rok 1974, średnia liczba dzieci w rodzinie - 7. Rok 1974, średnia liczba dzieci w rodzinie - 7.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.V mé zemi, v roce 1974. Bylo průměrně 7 dětí v rodině -- ohromný přírůstek 3,3 procenta.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.V Thajsku sa tak stalo v roku 1974
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.Στη χώρα μου, αυτό ήταν ένα θέμα το 1974.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.В моей стране, ситуация 1974 года. Семеро детей в семье.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.Седем деца на семейство. Огромен растеж от 3,3 процента.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.במדינתי, זה היה המצב ב- 1974. שבעה ילדים למשפחה.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.في بلد كان معدل الانجاب في عام 1974 هو سبعة اطفال لكل عائلة
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.平均的な子供の数は7人 人口増加率はなんと3.3パーセントであり
Amerikalılardan ümidimi kestim. Ülkemden ümidi kestim. Çünkü onlar... biz büyük bir hediyeyi heba ettik.Cuando el psiquiatra jura que quiere ayudar a la gente y llega un hombre a su psiquiatría y dice:
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.En mi tierra, tenemos una leyenda de un vagabundo del Oeste.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.I mit land har vi en legende om en omstrejfende fra West.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.I mitt land finns en legend om en lösdrivare från West.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.Maassani on legenda lännestä tulleesta vaeltajasta.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.Na minha terra, temos uma lenda sobre um vagabundo do Oeste.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.Nel mio paese, si narra la leggenda di un vagabondo dall'ovest.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.U nas mamy legendę o wędrowcy z zachodu.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.Στη χώρα μου έχουμε ένα θρύλο για έναν περιπλανώμενο απ' τη Δύση.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.На моей земле существует легенда о пришельце с запада.
Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Ahol beiskolázunk gyerekeket.
Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.사실 제 집에서는 일상적인 일입니다. 고향 사람들은 하루에 한 끼만 먹습니다.
Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.כי אצלנו זה דבר רגיל. אנשים אוכלים ארוחה אחת ביום.
Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.أنها شئ عادي في وطني، يأكل الناس وجبة واحدة يومياً.
Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.こちらでも三食は食べてない
Bu benim ülkemde Meksikada bilgisayarlarla dolu bir sınıftan bir resim.Akik ismerik Mexikót, tudják, hogy Michoacan egy tarkabarka világ.
Bu benim ülkemde Meksikada bilgisayarlarla dolu bir sınıftan bir resim.이것은 우리가 컴퓨터를 제공해 주었던 제 조국 멕시코의 한 교실 사진입니다.
Bu benim ülkemde Meksikada bilgisayarlarla dolu bir sınıftan bir resim.Вот классная комната, которую мы оборудовали компьютерами в Мексике, у меня на родине.
Bu benim ülkemde Meksikada bilgisayarlarla dolu bir sınıftan bir resim.זאת תמונה של כיתה שציידנו במחשבים במקסיקו, מדינת הולדתי.
Bu benim ülkemde Meksikada bilgisayarlarla dolu bir sınıftan bir resim.هذه صورة لأحد الفصول التي جهزناها بأجهزة الكمبيوتر في المكسيك, موطني الأصلي.
Bu benim ülkemde Meksikada bilgisayarlarla dolu bir sınıftan bir resim.私の母国 メキシコの学校です この教室があるのは ミチョアカン州の学校です
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.E lo sto facendo anche perché è una cosa normale a casa mia, la gente mangia solo un pasto al giorno.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Ik doe dit ook omdat het thuis normaal is dat mensen één maaltijd per dag eten.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Je le fais aussi parce que chez moi, c'est normal, on ne mange qu'un repas par jour.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Robię to również dlatego, że w moim domu to jest normalna rzecz, ludzie jedzą jeden posiłek dziennie.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Şi fac asta pentru că este un lucru normal la mine acasă, oamenii mănâncă o singură dat pe zi.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Também o faço porque é uma coisa normal na minha terra, vivermos apenas com uma refeição por dia.
İlgili Sayfalar