ülkem ile cümle
ülkem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi ben ülkemin savunmasıyla ilgili konuşmak istersem,Now if I want to talk about the defense of my country,
Bu yüzden şuan ülkemin 15 trilyon dolar borcu var.So now my country is 15 trillion dollars in debt.
Ülkemiz Kenya'nın tam Kuzeyindeki... ...bu tür bir göl olan Turkana gölüne gidelim.So, let's go to Lake Turkana, which is one such lake basin in the very north of our country, Kenya.
Ülkemizin hasımları kibirlidir.The enemy of our State is arrogant.
Ülkemiz hakkında kötü yazılar yazmadığı halde Batı'da okunan tek yazarımız.He's our only unsuspicious author and is still read in the West.
Ve Georg Dreyman da ülkemizin en önemli mühendislerinden biridir.And Georg Dreyman is one of the most important engineers in our country.
Yani gürültü azaltma teknolojisi olmasaydı, ülkemiz varolmazdı.So without noise reduction technology, our country would not exist.
Buna rağmen ülkemizde bir politik çatışma sürmektedir.However there is a political battle in our country.
Aslında o kadar kötü durumdaydık ki, birisi ülkemizi eBay'de satışa çıkarttı.It actually got so bad that somebody put our country up for sale on eBay.
Ve ben buraya ülkemde yaşanan krizden ve olanlardan erkeklerin sorumlu olduğunu söylemeye gelmedim.And I'm not here to say that men are to blame for the crisis and what happened in my country.
Ülkemizdeki günlük hayat, söylemek gerekirse, sıradışı, ve istisnai şartlar altında.Daily life in our country is, to say the least, under extraordinary, exceptional circumstances.
"Peki, nasıl olduğunu görmek için ülkemizde üç ya da dört bin uygulama yapabiliriz." dediklerinde,"We'd like to do three or four thousand in our country to see how it works."
Ve yüzlerinde, bizlerin ve ülkemizin en iyi yönünü görüyoruz.And in their faces, we see what is best in ourselves and our country.
Ülkem hakkında sosyal içerikli bir söylev vermek niyetiyle yola çıkmadım.I did not start to make social commentary about my country.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.But then when I discovered the situation in my country, at that time there was so much corruption.
Neden benim ülkeme geldiler?Why did they come to my country?
Ülkemizde spor salonuna bir çok kez gidip egzersiz yapmak ve kilo vermek istiyoruz.So in this country a lot of times we think of going to the gym to exercise and lose weight.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Soon after, when I was walking past a train station,
Eğer yolunda gitmeyen bir şeyler olursa hapse atılacaktım ve ülkeme geri gönderilecektim.If anything seemed unnatural, I could be imprisoned and repatriated. I thought my life was over.
Aynı hikaye ülkemizin tarihi boyunca tekrar tekrar oynanıyor.This story just keeps playing over and over and over again in our country's history.
Bugün ülkemiz resesyonda, ama gene de bu kredilerin etkilerinin bugüne kadar sürdüğü söylenebilir.Although I think we're in a recession now.
1974 yılında, benim ülkemde aile başında ortalama 7 çocuk düşüyordu.In my country, that was the case in 1974.
Ülkemizde 12 milyon kör çocuk var -- (Alkış) Karanlık bir dünyada yaşıyorlar.There are 12 million blind children in our country -- (Applause) who live in a world of darkness.
Ülkemiz 40 sene önce olduğundan çok farklı.This country is very different today than it was 40 years ago.
Benim ülkem güvenliğini askeri işbirlik yoluyla koruyor, bu çok açık.And my country relies on its security through military alliance, that's clear.
Ülkemizdeki insanlar eğer "Sen Yap!" demezsen, aramazlarThe people of our country will not call it in unless you say, "YOU do it!".
Daha sonra, ülkemizin şekilde, Senin en iyi elbiseler, uncover'd, bier,Then,--as the manner of our country is,-- In thy best robes, uncover'd, on the bier,
Maalesef şu anda ülkemizde... ..dört füze başlığını ihtiva eden bir üs bulunmaktadır.We have here, unfortunately, such a base... with four missile warheads.
Fakat kendi ülkemde, tümüyle farklı bir resim vardı.But in my home country, it was a totally different picture.
Aynı zamanda, ülkeme geri döndüğümde, konuşmamdan çok nefret etmişlerdi.At the same time, I flew back to my home country, they hated that speech so much.
Toplamda yaklaşık yedi farklı ülkemiz var.We have a total of, around, seventeen different countries.
Ülkemizin geleceği için mi?For the Future of our County?
Ülkemizi temsil edecek en uygun kişileri seçmeliyiz.We need to pick the best ones that represent our nation.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.But the other motivating factor is the insular nature of our country.
Kendimizi korumak için gidiyorum, ülkemizin geleceğini korumak için."I'm going out to look out for us, the future of our country."
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Between 1966 and 1990, the U.S. and Soviet interests fought for control over my country.
Bu kızlar bana, ülkemin geleceğine dair umut veriyorlar.These girls make me feel optimistic about the future of my country. Phil:
Başka bir ülkede... ...ülkemizi temsil ediyor.He's in a different country, representing our nation.
İnsanlara Kore yemeklerini... ...ve ülkemizin güzelliklerini tanıtmakla ilgiliydi.Oh... it was to show people Korea's food, and how beautiful the country is.
Ama bu sistemin ülkemiz için daha önemli bir yararı olurdu.But this system would have an even more important benefit for our country.
Biz, ülkemizde ibadet eden Müslüman'ların da ülkesiyiz.We are home to Muslims who worship across our country.
İşte bu bizim ülkemizin kuruluşundaki amaçtır.That was our founding purpose.
Bu nedenle dileğim dünyanın benim Yemen'imi, benim ülkemi, benim halkımı tanıması.So I wish that the world would know my Yemen, my country, my people.
Ülkem bu kuralları 70'lerde, 80'lerde ve 90'larda ihlal etti ve neredeyse uçurumdan yuvarlandık.My country broke them in the 70s, 80s and 90s, and we almost went off the cliff.
Ve aslında bizim ülkemizde çok romantik bir bireysellik fikri üzerine kurulmuştur.And our nation's really founded on a very romantic concept of individualism.
Demek istediğim ülkemiz için bu oldukça dramatiktir.I mean that's pretty dramatic for our own country.
Ülkemizde, buna en fazla ihtiyacı olan çocuklar gerçekten en berbat yemekleri yiyenler.In our country, it's the kids that need it the most, who get this really, really lousy food.
Kendi ülkemizi, en büyük tarihsel karbon emisyon kaynaklarımızı düşünün.Think about our own country, historically the biggest source of carbon emissions.
Ülkemizde böyle bir sarayın olduğunu bilmiyordum.I really didn't know that a palace like this existed in our country.
Söylediğim gibi benim ülkem çok küçük, sadece 3.5 milyon nüfusu var.As I said, my country is tiny. Only 3.5 million people.
Öncelikli sorumluluğumun, ülkemizdeki insanların güvenliğini sağlamak olduğunu kabul ediyorum.I do agree that my responsibility is first of all to make sure that people in our country are safe.
Ülkemizde, en yüksek düzeydeki kurum sapkınlaştırılmıştı.Our highest institution in our country was perverted.
Ülkemizde iki keşif programı mevcut.Our country has two exploration programs.
Kendimizi azat etmeliyiz ancak ondan sonra ülkemizi kurtarabiliriz."We must disenthrall ourselves, and then we shall save our country."
(Tezahurat, alkış) İşte, bizim ülkemiz bu ilke üzerine kuruludur.(Cheers, applause.) That's the principle we were founded on.
Benim ülkem, İsveç:My country, Sweden:
Çok zor bir dönemde doğdum. Ülkem savaşın içindeyken doğdum.Well I was born in the most difficult time, when my country was at war.
Ülkem savaştan zarar gördü.My country is war-torn.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.And I'm doing this because also it's a normal thing in my home, people eat one meal a day.
Emma ülkeme geldi ve... ...eğitimin önemini gördü.She came to my country and saw the importance of education.
İlgili Sayfalar