ülkem ile cümle

ülkem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Fakat kendi ülkemde, tümüyle farklı bir resim vardı.Mas no meu país de origem, era uma imagem totalmente diferente.
Fakat kendi ülkemde, tümüyle farklı bir resim vardı.Men, i mitt hemland var bilden en helt annan.
Fakat kendi ülkemde, tümüyle farklı bir resim vardı.Nhưng ở nước tôi, đó lại là một bức tranh hoàn toàn khác.
Fakat kendi ülkemde, tümüyle farklı bir resim vardı.Pero en mi país, era totalmente distinto.
Fakat kendi ülkemde, tümüyle farklı bir resim vardı.Tapi di negeri saya, gambarannya sama sekali berbeda.
Fakat kendi ülkemde, tümüyle farklı bir resim vardı.Αλλά στην πατρίδα μου, ήταν τελειώς διαφορετικά.
Fakat kendi ülkemde, tümüyle farklı bir resim vardı.Но у меня на родине картина была совершенно иная.
Fakat kendi ülkemde, tümüyle farklı bir resim vardı.Щось отаке:
Fakat kendi ülkemde, tümüyle farklı bir resim vardı.אבל במדינתי, התמונה נראתה אחרת לגמרי.
Fakat kendi ülkemde, tümüyle farklı bir resim vardı.ولكن في موطني الأم، كانت الصورة مختلفة تماما.
Fakat kendi ülkemde, tümüyle farklı bir resim vardı.こんな有様でした
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Aber dann, als ich von dier Situation in meinem Land erfuhr, zu jener Zeit herrschte so viel Korruption.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Ale gdy dowiedziałem się o sytuacji w moim kraju, wtedy tam szalała korupcja.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Dar apoi, când am descoperit situaţia din ţara mea, la momentul acela era atât de multă corupţie.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.그런데 부패가 만연한 당시의 우리나라 상황을 알게 되었습니다.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Mais quand j'ai découvert la situation où était mon pays, il y avait tellement de corruption à ce moment-là.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Ma quando ho scoperto la situazione nel mio paese, c'era cosí tanta corruzione.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Nhưng rồi khi tôi khám phá ra thực trạng ở đất nước mình, vào lúc đó đã có quá nhiều tham nhũng.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Pero luego, cuando descubrí la situación de mi país, en aquel momento había tanta corrupción.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Toen ontdekte ik dat er in mijn land op dat moment erg veel corruptie was.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Но после, когато открих ситуацията в моята страна, по онова време имаше толкова много корупция.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Но потом я понял, что в моей стране серьёзная коррупция на каждом шагу.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.אבל אז, כשגיליתי את המצב במדינה שלי, בזמנו, היתה כל כך הרבה שחיתות.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.لكن عندما اكتشفت الوضع في بلدي, في ذلك الوقت كان هنالك كثيرا من الفساد.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.当時は かなり汚職が蔓延していた ここで若者が事を成すには
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Debemos recuperar al señorito cuanto antes y volver a nuestro país con la manera de conseguir la inmortalidad.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Dobbiamo sbrigarci a ritrovare Sua Altezza, e a riportarlo indietro con il segreto per l'immortalità.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Musimy uwolnić młodego pana i wrócić do naszego kraju z formułą nieśmiertelności.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Nuori herra on löydettävä- -ja vietävä kotiin mukanaan keinot kuolemattomuuteen.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Vi må hente Ling og vende tilbage til vort fædreland med udødelighed.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Vi måste hämta Ling och återvända till vårt hemland med odödlighet.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Πρέπει να τον επαναφέρουμε γρήγορα, και να γυρίσουμε στην πατρίδα με τα μέσα απόκτησης αθανασίας.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Надо поскорее найти молодого господина и вернуться на родину, узнав секрет бессмертия.
Güvenlik Konseyi kararını ülkem için müzakere ettim.911 테러가 터졌고 이를 규탄하는 결의안이었습니다.
Güvenlik Konseyi kararını ülkem için müzakere ettim. Bu yüzden, hem acı hem de tatlı deneyimler yaşadım.Así que fue una experiencia tipo el mejor de los tiempos, el peor de los tiempos.
Güvenlik Konseyi kararını ülkem için müzakere ettim.אשר היו, כמובן, מאוד אמיתיים עבורנו משום שהתגוררנו בניו-יורק עצמה באותו זמן.
Güvenlik Konseyi kararını ülkem için müzakere ettim.التي كانت حاضرة معنا بعمق نحن الذين كنا نعيش في نيويورك حينها.
Güvenlik Konseyi kararını ülkem için müzakere ettim.深い衝撃を与えた事件でした ですからニューヨークでの経験は
Ha Ni bu dünyada bizim ülkemiz,... beraber askerlik adlı sisteme sahip olan tek ülke.Ha Ni I denna värld är vårt land den enda som har en bra system som heter tillsammans system.
Ha Ni bu dünyada bizim ülkemiz,... beraber askerlik adlı sisteme sahip olan tek ülke.Ha Ni Na tym świecie nasz kraj jest jedynym, który ma świetny system znany jako system towarzyszącego naboru.
Ha Ni bu dünyada bizim ülkemiz,... beraber askerlik adlı sisteme sahip olan tek ülke.하니야 세계유일 분단국가인 우리나라엔 동반입대라는 아주 좋은 제도가 있어요.
Ha Ni bu dünyada bizim ülkemiz,... beraber askerlik adlı sisteme sahip olan tek ülke.ها ني في ذلك العالم دولتنا هي الدولة الوحيدة التي لديها نظام رائع يعرف ب النظام المتوافق للمشروعات
Ha Ni bu dünyada bizim ülkemiz,... beraber askerlik adlı sisteme sahip olan tek ülke.世界唯一の分断国家である我が国はだな "同房入隊"といういい制度があるんだ! この前、看護学科に 知り合いがいるって言ったろ
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.Am oferit vecinii noştri o mână, şi le-am oferit răniţii noştri de sânge.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.영웅적인 국민의 행동이 더 많은 고통과 파괴를 덜어주었다.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.Le jour du 11 septembre 2001, lors de notre deuil, le peuple américan s'est réuni.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.Reafirmamos nuestros vínculos mutuos y nuestro amor por nuestra comunidad y nuestro país.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.Vahvistuimme keskinäisissä suhteissamme sekä yhteisöä ja maatamme kohtaan tuntemassamme rakkaudessa.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.黒い煙を立ち上げたことは、私たちにさらなる悲痛と打撃を与えました。
Hem dünyanın hem de ülkemizin, politik tartışmaların daha iyi yönetilmesine ihtiyacı var.이 세상에 필요하고 미국에 진정 필요한 것은 정치적 토론을 하는
Hem dünyanın hem de ülkemizin, politik tartışmaların daha iyi yönetilmesine ihtiyacı var.דבר אחד אותו העולם צריך, דבר אחד שאותו המדינה הזו צריכה נואשות זוהי דרך טובה יותר
Hem dünyanın hem de ülkemizin, politik tartışmaların daha iyi yönetilmesine ihtiyacı var.حول الشئ الذي يحتاجه العالم، أحد الأشياء التي تحتاجها هذه البلاد بشدة هو طريقة أفضل
Hem dünyanın hem de ülkemizin, politik tartışmaların daha iyi yönetilmesine ihtiyacı var.この国が 間違いなく必要としているもの それは 政治的議論を行う より良い方法である
Henüz bir dini seçmenlerin ülkemde Eğer eğilerek bulabilirsiniz kule아직 종교 유권자로 우리 나라에서의 기대를 확인할 수 탑
Henüz bir dini seçmenlerin ülkemde Eğer eğilerek bulabilirsiniz kuleMég mint vallási szavazók
Henüz bir dini seçmenlerin ülkemde Eğer eğilerek bulabilirsiniz kuleОднако, как религиозных избирателей
Henüz bir dini seçmenlerin ülkemde Eğer eğilerek bulabilirsiniz kuleОднак, як релігійних виборців
Henüz bir dini seçmenlerin ülkemde Eğer eğilerek bulabilirsiniz kuleעדיין כמצביעים דתיים במדינה שלי שתמצא נשען מגדל
Henüz bir dini seçmenlerin ülkemde Eğer eğilerek bulabilirsiniz kuleحتى الآن على الناخبين المتدينين في بلدي ستجد يميل برج
Henüz bir dini seçmenlerin ülkemde Eğer eğilerek bulabilirsiniz kule私の国では、傾いを見つけることができます 塔 候補路地を完了
İlgili Sayfalar