ülkelerin ile cümle
ülkelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dış ülkelerin Finlandiya'daki temsilcilikleriFince _ İsveççe _ İngilizceUlkomaiden edustustot Suomessasuomi _ ruotsi _ englanti
Dış ülkelerin Finlandiya'daki temsilcilikleriFince _ İsveççe _ İngilizceПредставительства иностранных государств в Финляндиифинский _ шведский _ английский
Dış ülkelerin Finlandiya'daki temsilcilikleriFince _ İsveççe _ İngilizceالممثليات الخارجية في فنلنداالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Dış ülkelerin Finlandiya'daki temsilcilikleriFince _ İsveççe _ İngilizce外国驻芬领事机构芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Doğu ülkelerinde,.....Dans les religions orientales , lorsque ces vibrations sont encore ...
Doğu ülkelerinde,.....Teal Scott / Serie del Taller de Sincronización / "El Chivo Expiatorio del Karma"
Dokümanlar bütün AB/AEA ülkelerinde geçerlidir.Asiakirjat ovat käytössä kaikissa EU/ETA-maissa.
Dokümanlar bütün AB/AEA ülkelerinde geçerlidir.Dokumenten används i alla EU/EES-länderna.
Dokümanlar bütün AB/AEA ülkelerinde geçerlidir.Les documents sont utilisés dans tous les pays de l’UE/EEE.
Dokümanlar bütün AB/AEA ülkelerinde geçerlidir.Los documentos se usan en todos los Estados miembros de la UE y el EEE.
Dokümanlar bütün AB/AEA ülkelerinde geçerlidir.Документы используются во всех странах ЕС/ЕЭЗ.
Dokümanlar bütün AB/AEA ülkelerinde geçerlidir.المستندات متاحة في كل دول الاتحاد الأوروبي ودول الإيتا (ETA).
Dokümanlar bütün AB/AEA ülkelerinde geçerlidir.欧洲通在所有欧盟和欧洲经济区国家通用。应聘或申请入学时,您即可使用欧洲通。
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.(104:32) Вместо дождя послал на них град, палящий огонь на землю их,
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Convirtió sus lluvias en granizo y en llamas de fuego, en su tierra
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Dał grad miasto deszczu, ogieó palący na ziemię ich.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Dal im miesto dažďa hrád, oheň horiaci plameňom, na ich zem.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Dal jim je za dež točo, ogenj plamteč spustil na njih kraj,
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Dal místo deště krupobití, oheň hořící na zemi jejich,
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Deu-lhes saraiva por chuva, e fogo abrasador na sua terra.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Er gab ihnen Hagel zum Regen, Feuerflammen in ihrem Lande
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Hän antoi heille rakeita sateen sijaan, tulen leimauksia heidän maahansa.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Han gav dem hagel för regn, eldslågor sände han i deras land.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Han gav dem hagl for regn, luende ild i deres land,
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.han sendte dem Hagl for Regn og luende Ild i Landet;
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Ia mencurahkan es ganti hujan, dan mendatangkan kilat yang sambar-menyambar
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Il leur donna pour pluie de la grêle, Des flammes de feu dans leur pays.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.În loc de ploaie le -a dat grindină, şi flăcări de foc în ţara lor.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Invece delle piogge mandò loro la grandine, vampe di fuoco sul loro paese
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.비 대신 우박을 내리시며 저희 땅에 화염을 내리셨도다
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.ott nékik esõ gyanánt jégesõt, [és] lángoló tüzet a földjökre.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Thay vì mưa, Ngài giáng mưa đá, Và lửa ngọn trong cả xứ.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Thay_vì mưa , Ngài giáng mưa_đá , Và lửa ngọn trong cả xứ .
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Εδωκεν εις αυτους χαλαζαν αντι βροχης, και πυρ φλογερον εις την γην αυτων
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Даде им град вместо дъжд, И пламенен огън в земята им.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.נתן גשמיהם ברד אש להבות בארצם׃
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.جعل امطارهم بردا ونارا ملتهبة في ارضهم.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.他 給 他 們 降 下 冰 雹 為 雨 、 在 他 們 的 地 上 降 下 火 燄
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.他 給 他 們 降下 冰雹 為雨 、 在 他 們 的 地上 降下 火燄
Dünyanın bazı ülkelerinde eşcinsel olduğun için hapse atılabilirsin.E questo non è giusto.
Dünyanın bazı ülkelerinde eşcinsel olduğun için hapse atılabilirsin.Et ce n'est pas juste.
Dünyanın bazı ülkelerinde eşcinsel olduğun için hapse atılabilirsin.To nie w porządku.
Dünyanın bazı ülkelerinde eşcinsel olduğun için hapse atılabilirsin.Và như thế là không hợp lý.
Dünyanın bazı ülkelerinde eşcinsel olduğun için hapse atılabilirsin.Y eso está mal
Dünyanın bazı ülkelerinde eşcinsel olduğun için hapse atılabilirsin.世界には 同性愛者であるだけで 逮捕されてしまう国がある
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.우리는 지구상에서 가장 가난한 나라들 중 한 국가에 있었습니다. 하지만 그 사람들의 80%가 휴대용 기기를 소지하고있었습니다.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Eram într-una dintre cele mai sărace ţări de pe planetă, însă 80% din populaţie deţinea un dispozitiv mobil.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Eravamo in uno dei paesi più poveri del pianeta, ma l'80% delle persone aveva un cellulare in mano.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Estavamos num dos países mais pobres do planeta, mas 80 por cento das pessoas tinha telemóveis nas suas mãos.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Wir befanden uns in einem der ärmsten Länder der Welt, aber 80 % der Menschen hatten Mobilfunkgeräte zur Hand.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Zaskoczyło nas, że w tym jednym z najbiedniejszych krajów świata 80% ludzi miało telefony komórkowe.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Ήμασταν σε μια απο τις φτωχότερες χώρες του πλανήτη, αλλά 80% των ανθρώπων είχαν κινητά τηλέφωνα.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Мы находились в одной из самых бедных стран на планете, но в руках у 80% людей были мобильные телефоны.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Хоча це одна з найбідніших країн планети, у 80 відсотків людей були мобільні телефони в руках.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.היינו באחת המדינות העניות בעולם אבל לשמונים אחוזים מהאנשים היה מכשיר סלולרי ביד.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.كنا في واحدة من أفقر الدول على الكوكب، لكن 80 في المئة من الناس يمتلكون جهازا محمولا في أيديهم.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.しかし国民の80%が 携帯電話を持っていました 我々が想定していなかった 携帯電話による
Dünyanın en varlıklı ülkelerinde bile yaşam süreleri arasındaki fark 20 yıla kadar çıkabiliyor.세상에서 자원이 풍부한 국가조차도, 이런 기대 수명의 차이는 무려 20년이나 됩니다.
Dünyanın en varlıklı ülkelerinde bile yaşam süreleri arasındaki fark 20 yıla kadar çıkabiliyor.Anche nei paesi più ricchi del mondo la loro aspettativa di vita è inferiore anche di 20 anni.
Dünyanın en varlıklı ülkelerinde bile yaşam süreleri arasındaki fark 20 yıla kadar çıkabiliyor.Bahkan di negara dengan sumber daya terbaik di dunia perbedaan usia harapan hidup itu bisa mencapai 20 tahun.