ülkelerin ile cümle
ülkelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Avrupa ülkelerini bir bir dolaştım.Άλλοι πήγαν σε διάφορες χώρες της Ευρώπης.
Tek meclisli ülkelerin çoğu küçük ve homojen üniter devletlerdir.Τα περισσότερα από αυτά τα παιδιά ανήκουν προβληματικές, μονογονεϊκές οικογένειες.
Kamboçya AIDS/HIV'den en çok zarar görmüş Güney Asya ülkelerinden biridir.Cambodja er et af de lande i Sydøstasien, der er hårdest ramt af HIV/AIDS.
Bu keşifler, Avrupa ülkelerinin ekonomisini ve gücünü güçlendirdi.Disse opdagelser styrkede de europæiske landes økonomi og magt.
Kalanlar ise kendi ülkelerine gönderildiler.De resterende blev sendt hjem til deres respektive lande.
Fin politikacıları sıklıkla diğer Kuzey Avrupa ülkelerini ve İskandinav ülkelerini taklit ettiler.Finske politikere har ofte efterlignet de øvrige nordiske lande og den skandinaviske velfærdsmodel.
Çoğu batı ülkelerinde, homoseksüellik hukuki olarak artık takip edilmiyor.I de fleste vestlige kulturer er selvmord ikke længere en forbrydelse.
Yaklaşık 60.000 NATO askerinden oluşan barış gücüne NATO üyesi olmayan ülkelerin askerleri de katıldı.Næsten 60.000 NATO-soldater tillige med soldater fra ikke-NATO-lande var udstationeret i Bosnien.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Samtidig voksede anti-koloniale bevægelser frem i de europæiske landes kolonier.
ABD'de yaygın olan pişirme stilleri, diğer Batı ülkelerindekilerine benzer.Almindelig amerikansk mad ligner meget andre vestlige landes.
Ülkelerin karbon gazı salınımlarını azaltmalarına dair bir karar içermiyor.Aftalen sætter ikke reelle krav til reduktion af drivhusgasser.
Gönüllüler deneyimlerine, ülkelerine göre gruplandırılıyor ve birliklere dağıtılıyordu.På basen blev de frivillige opdelt efter erfaring og oprindelsesland og fordelt på enheder.
O aşağı ve yukarı ülkelerin muhteşem hükümdarıdır.Han er den første konge af både Øvre og Nedre Ægypten.
Viyana'nın eski Doğu Bloku ülkelerine coğrafi yakınlığı bu anlamda dikkat çekicidir.Den geografiske nærhed til den forhenværende østblok bemærkes særligt i denne sammenhæng.
Üretimin büyük kısmı özellikle AB ülkelerine ihraç edilir.En del af produktionen eksporteres, primært til nabolandene.
Helsingin Sanomat, Finlandiya ve İskandinav ülkelerinde yayımlanan en büyük gazetedir.Helsingin Sanomat, forkortet HS, er den største avis i Finland og i Norden.
Kanada dünyanın en zengin ülkelerinden biri olup OECD ve G7 üyesidir.Canada er medlem af Organization for Economic Co-operation and Development (OECD) og Group of Eight (G8).
Silah halen diğer bazı ülkelerin silahlı kuvvetlerinde yan silah olarak kullanımdadır.Lignende bomber benyttes af terrororganisationer i andre lande.
Baltık ülkelerinde sıcaklık değerlerinin kaydı 250 yıldır tutulmaktadır.Kontinuerlige temperaturmålinger fra det baltiske område dækker ca. 250 år.
Euroyu kullanan ülkelerin oluşturduğu topluluk euro bölgesi adıyla anılır.For nuværende medlemslande se eurozonen.
Bundan sonra, kariyerini çeşitli Kuzey Avrupa ülkelerinde devam ettirdi.Derefter tog karrieren fart med roller over hele Nordeuropa.
Bahsi geçen ülkelerin aksine çoğu ülkede fahişelik yasa dışıdır.I flere modtagerlande er prostitution desuden ulovligt.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.Efter hans fald kom arealerne snart tilbage til vognmændene.
Ardından da çeşitli Avrupa ülkelerini dolaştı.Han besøgte næsten alle europæiske lande.
Diğer Uzak Doğu ülkelerinde yapılanlarla benzerdir.Lignende ordninger findes i de øvrige nordiske lande.
Batı ülkelerinin Medeni Kanun (code civil) geleneğiI.Almindelig borgerlig Straffelov af 10.
Daha sonraları dağılan ülkelerin takımları Dünya Kupası tarihinde her kıtasal konfederasyondan katılım oldu.Alle verdens resterende lande kunne så inviteres til at slutte sig til koalitionen.
Kalan ülkelerin euroyu kullanmaya ne zaman geçeceği ekonomik durumlar görüşüldüğünde karara bağlanacaktır.De øvrige EU-lande skal indføre euroen, når de opfylder kravene.
Çin gibi bazı Asya ülkelerinin büyümesi sonucu benzin kullanımını artırırken üretim düşecektir.En mængde, der ventes at stige som følge af Kinas stigende olieforbrug.
Bugüne kadar 54 kez verilen ödül çoğunlukla (33 kez) Avrupa ülkelerine gitti.Undervejs gennemrejste han mere end 44 lande (dvs. moderne lande).
Özellikle Orta ve Latin Amerika ülkelerinde popüler bir içkidir.Drikken er populær i Spanien og Portugal såvel som i Latinamerika.
Gelişmiş ülkelerin çoğunda yasadışıdır.Som i de fleste andre besatte lande.
Ancak 2006'daki katılımcı ülkelerin sayısı 1997'dekinden on iki ülke fazladır.Siden partiets oprettelse i 2006 er medlemstallet mere end fordoblet.
Avrupa’daki ülkelerin çoğunluğu ya Avrupa Birliği’ne katılmıştır ya da katılma arzusundadır.Mange af foreningens medlemmer er EU-kritiske eller EU-modstandere.
Dünya ülkelerinin pek çoğunda temel eğitim zorunludur.Grundskolen er i mange lande omfattet af en undervisningspligt.
Günümüzde bağımsız İslam ülkelerinin sayısı 50'yi geçmiş bulunmaktadır.Således at der i dag er handlet russiske prostituerede til over 50 lande.
Öbür yandan petrol fiyatları Batı ülkelerinde kaos yaratır.I mellomtiden førte prissjokket til kaos i Vesten.
Arafat aynı süreci Libya ve Suriye gibi diğer Arap ülkelerinde de devam ettirdi.Arafat gjorde dette også i andre arabiske land, blant annet i Libya og Syria.
Baltık ülkelerinde sıcaklık değerlerinin kaydı 250 yıldır tutulmaktadır.Temperaturmålinger fra Baltikum har funnet sted i 250 år.
IBRD ve IDA üyesi ülkelerin yanı sıra yoksul ülkelere tercihli krediler ve hibeler de verilmektedir.IBRD og IDA gir lavrentelån til medlemsland, og direkte pengestøtte til de fattigste landene.
Indica diğer İskandinav ülkelerinde iyi karşılanmıştı.Den ble også vist i de andre nordiske land.
Bu ülkelerin arasında Kraliçe'ye bağlı olanlar da vardı.Hva slags familier kom dronningene fra?
Viyana'nın eski Doğu Bloku ülkelerine coğrafi yakınlığı bu anlamda dikkat çekicidir.Den geografiske nærheten til den forhenværende østblokken er særlig viktig i denne sammenhengen.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.Jeg rår dere til å se å komme dere på hjemvegen snarest.
İspanyolcanın en çok konuşulduğu ülkelerin başında Meksika gelir.Mexico er det land som har den største befolkningen av spansktalende.
Katliamlar sadece üçüncü dünya ülkelerinde değil varlıklı batı ülkelerinde de görülmektedir.Dette gjelder ikke bare i den tredje verden, men også i vestlige land.
Çoğu batı ülkelerinde, homoseksüellik hukuki olarak artık takip edilmiyor.I mange vestlige land brukes ikke regimenter lenger som operativ avdeling.
Norveç, Avrupa'nın en zengin ülkelerinden biridir.Norge er et av landene med flest elektriske biler i Europa.
Bununla birlikte bu hastalık hâlâ üçüncü dünya ülkelerinde önemli bir sağlık sorunudur.Sykdommen er ennå et betydelig problem i utviklingsland.
1976 - 1980 yılları arası İskandinav ülkelerinde Kültür İşleri Danışma Kurulu üyesiydi.Årene 1976–1980 var hun medlem av Det nordiske kulturråd.
Bölge ülkelerine silah satılmayacaktı.Våpen skulle ikke bringes inn i Guds hus.
Kuzey Avrupa ülkelerinde sayıları azalmıştır.Familien mangler i Nord-Europa.
Kamboçya AIDS/HIV'den en çok zarar görmüş Güney Asya ülkelerinden biridir.Utbredelsen av hiv/aids i Kambodsja er blant de høyeste i Asia.
Yarışmada 2. ve 3. olanlar da ülkelerini Miss World ve Miss International'da temsil edecektir.I 1960 sendte ukebladet toeren til den nye konkurransen Miss International og treeren til Miss World.
Birliğe üye ülkelerin on dokuzu, Euro adıyla anılan ortak para birimini kullanmaya başlamıştır.Nitten av medlemsstatene i EU, benytter myntenheten euro.
Genellikle Avrupa ülkelerinde kullanılmaktadır.Vanligvis pleier de å være fra Europa.
Bu listede bulunmayan ülkelerin bulunduğu liste için Yüzölçümlerine göre ülkeler listesine bakınız.For mer om temaet, se Liste over ikke anerkjente stater.
Almanya, Belçika, Danimarka bu ülkelerin başındadır.Tyrkia, Belgia og Sverige ventet i EM.
Neofaşizm, II. Dünya Savaşı sonrasında bazı Avrupa ülkelerinde görülmüş "yeni faşist" akımdır.Betegnelsen «nyfascisme» refererer til fascistbevegelser etter andre verdenskrigs konklusjon.
Kavramın Asya ülkelerindeki kullanımı farklı mutfak türlerini kapsayacak biçimde genişlemiştir.Mattradisjonene i Japan skiller seg fra andre asiatiske lands måter å tilberede maten på.