ülkelerin ile cümle

ülkelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla birlikte bu hastalık hâlâ üçüncü dünya ülkelerinde önemli bir sağlık sorunudur.Niepokojem napełnia go także wciąż trudna sytuacja w krajach Trzeciego Świata.
Cezayir, Afrika kıtasının en zengin ülkelerinden biridir.Algieria jest jednym z bogatszych krajów Afryki.
Üretimin büyük kısmı özellikle AB ülkelerine ihraç edilir.Większość produkcji przeznaczona jest na eksport, przede wszystkim do krajów Unii Europejskiej.
NATO ülkelerinde bulunur.Również przez państwa NATO.
Ülkelerin olimpiyat oyunlarına katılmak için 2 yolu vardır.Są dwa sposoby, aby zakwalifikować się do Igrzysk Olimpijskich.
Ama kuşaktan kuşağa Levantenler azaldı, yabancılar ülkelerine döndüler.Wybuchają zamieszki, cudzoziemcy powracają do domów.
Bu iş gücünün büyük bir kısmı Güney Asya ülkelerinden gelmektedir.Dużą ich część stanowią przyjezdni z krajów azjatyckich.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde ün yapmış dövüşçüler bu oyunda birbirleriyle üstünlük mücadelesine girişmiştir.Zatem mistrzowie poszczególnych grup toczą między sobą walkę o te premiowane miejsce.
Dünya ülkelerinin pek çoğunda temel eğitim zorunludur.W większości krajów nauka w szkole podstawowej jest obowiązkowa.
Ülkelerin genellikle kendi parlamentosu ve/veya hükümeti vardır.Kraje mają własny wewnętrzny rząd oraz parlament.
Operasyon Orta Doğu ülkelerinde popülerdir.Popularny na terenie Bliskiego Wschodu.
Terim ağırlıklı olarak İskandinav ülkelerinde kullanılmaktadır.Podlega próbom pracy w krajach skandynawskich.
Hâlen buna değer veren ülkelerin başında Rusya gelmektedir.Chciała bowiem do ostatniej chwili patrzeć na ukochaną Rosję.
Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı.Dużo podróżował po zachodzie Europy.
ASEAN ülkelerinin dışişleri bakanları da her yıl bir kez bir araya gelmektedir.Poza tym, szefowie państw należących do CEFTA spotykają się raz w roku.
İlki, Çoğunun SSCB ülkelerinden gelen Yahudi göçmenlerdi.Pierwszymi mieszkańcami byli w większości żydowscy imigranci z ZSRR, uciekający przed terrorem stalinowskim.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.Załoga wkrótce powróciła do bazy.
Savaşa katılan ülkelerin halkları direkt olarak savaşın etkilerine maruz kalmazlardı.Większość krajów, które uczestniczyły w konferencji nie dotyczył bezpośrednio kryzys syryjski.
Türkiye'deki trafik işaretleri, diğer Avrupa ülkelerinde kullanılan işaretler ile aynı düzene sahiptir.Drogowe sygnały świetlne w Polsce mają takie samo znaczenie jak w innych krajach.
Alan Kurdi'nin fotoğrafı Avrupa ülkelerinde mültecilere bakış konusunda bir değişikliğe yol açtı.Fala imigracji spoza Europy zmieniła wizerunek kraju.
Birliğe, İİT üyesi ülkelerin parlamentoları üye olabilmektedir.Posłowie wraz z senatorami mogą tworzyć wspólny klub parlamentarny.
Ayrıca diğer ülkelerin kurumları ile operasyonel bağlantıları bulunmaktadır.Podjęto również próby nawiązania łączności z Biurami Oddziałów w innych krajach.
İrlanda ya da diğer soğuk kuzey ülkelerinde yoktur.Nie zamieszkuje chłodnych obszarów Afryki północnej oraz pustynnych obszarów Sahary.
Belirtilen rakamlara, ülkelerin iç suları (göl, gölet, nehir) dahil edilmiştir.Do wartości powierzchni wliczono wody śródlądowe (jeziora, zbiorniki wodne, rzeki).
Yarışma tüm doğu ülkelerinde ve Tunus'ta yayınlanmıştır.Konkurs transmitowany był także w Europie Zachodniej oraz w Tunezji.
Yanı sıra diğer Asya ülkelerinde de videolar izlenmekteydi.Zabawa występuje również w innych azjatyckich krajach.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.W tym samym czasie w koloniach rosły w siłę ruchy antykolonialne.
Bu fiyat artışları OPEC üyesi ülkelerin bütçe gelirlerinde büyük artışlar sağladı.Skutkiem podniesienia cen ropy było znaczne wzbogacenie się krajów członkowskich OPEC.
Ancak bu tutulma sadece Asya Ülkelerinde görüldü.Jak na razie przedstawiciele tej grupy znani są tylko z Azji.
Arafat aynı süreci Libya ve Suriye gibi diğer Arap ülkelerinde de devam ettirdi.Arafat zadowolony z rezultatów pracy kontynuował pozyskiwanie funduszy w krajach takich jak Syria i Libia.
Terörizm ile mücadele, tüm ülkelerin ortak görevidir."Kwestie bezpieczeństwa leżą w gestii nas wszystkich.
Gelişmiş ülkelerin çoğunda yasadışıdır.Większość przypadków występuje w krajach rozwiniętych.
Bu ülkelerin bir kısmı 1999 ve 2004'te ittifaka katıldı.Szereg umów liberalizacyjnych zawarto także ze Szwajcarią w 1999 i 2004 r.
Ülkelerine ancak Stalin’in ölümünden sonra dönebilmişlerdir.Wróciły do kraju dopiero w okresie odwilży po śmierci Stalina.
Örneğin bazı Arap ülkelerindeki Baas Partileri gibi.Stawał na podium imprez lokalnych np. mistrzostw krajów arabskich.
Bazı ülkelerin ise sadece bazı bölgelerinde uygulanır.W niektórych regionach nadal jednak utrzymuje się wiara w nie.
Güney Amerika'nın diğer tüm ülkelerinde bu deniz ayısı türü, sıkı koruma altındadır.Na terenie polskich wód terytorialnych wszystkie te gatunki objęte są ścisłą ochroną gatunkową.
Sonra birkaç yıl Bangkok'ta yaşadı ve buradan çeşitli Asya ülkelerine seyahatler yaptı.Tam przez jakiś czas pracował, a potem podróżował po krajach Południowo-Wschodniej Azji.
Geriye kalan ülkeler ise komşu ülkelerin IQ'larının ortalaması alınarak sağlanmıştır.Kolejne poziomy MNA opisują kolejnych sąsiadów danego atomu.
Turnuva ülkelerin üst düzey millî futbol takımları arasında düzenlenir.Pomiędzy turniejami pojawia się główna fabuła.
Kaunas Teknoloji Üniversitesi ise Baltık ülkelerinin ve Litvanya'nın en büyük teknik üniversitesidir.Uczelnia jest największą tego typu placówką na Litwie i w krajach bałtyckich.
Genel olarak Japon Mutfağı, diğer Doğu Asya ülkelerinin mutfaklarına benzer.Asyryjska kuchnia jest podobna do innych kuchni Bliskiego Wschodu.
Ülkelerin Oylarını açıklayacak kişileri katılımcı ülkeler belirleyecek.Jest sposobem wyrażenia tożsamości narodowej przez uczestników.
İşletim sistemi ve yazılım katılımcı ülkelerin dillerine göre yerelleştirilmiştir.Wejście i wyjście w języku Scheme reprezentowane jest przez porty.
Bu ülkelerin tümü Avrupa Birliği’ne üye devletler değillerdir.Wszystkie te państwa należą do Unii Europejskiej.
Emek ülkelerin zenginliğini yaratan temel sermayedir.Domeyko miał być tym, który stworzy podstawy eksploatacji bogactw mineralnych kraju.
Uzak Doğu Asya ülkelerinde süs balığı olarak üretimi sanayi haline gelmiştir.W południowej części Azji jest gatunkiem łowionym na pożywienie.
Bu ülkelerin çoğu yaz saatini de kullanır.Jednak i tam latem większość z nich wysycha.
Nüfus yoğunluklarına göre ülkelerin listesi.Ludność według spisów powszechnych.
Doğu ülkelerindeki inanışa göre, kehribar dumanı ruhu güçlendiriyor ve cesaret veriyordu.Z płonącymi sercami widzimy twe powstanie Prawdziwa Północy silna i wolna!
Ayrıca dünyanın diğer ülkelerinde de Oktoberfest kutlamaları adı altında çeşitli kutlamalar da yapılmaktadır.Kajtuś dowiaduje się również jak inne dzieci w innych miejscach na świecie obchodzą święta.
Çok uluslu bir kolluk kuruluşu genelde ülkenin veya ülkelerin bir bölümünde görev yapar.Zarząd stan wyjątkowy na terenie całego kraju lub jego części.
Tesislerin 300 kadarı Ortadoğu ülkelerinde kurulmuştur.Około 300 ludzi zdecydowało osiedlić się na terenie Turcji.
Bu kural da kesin olmayıp çeşitli ülkelerin kanunlarına göre değişiklik göstermektedir.Nie mogą też zmieniać wysokości podatków, jako że są one określane na poziomie kraju w drodze ustawy.
Ülkelerinden çıkan Yahudiler evlerini, işlerini ve mal varlıklarını arkada bırakmak zorunda kaldılar.Uchodźcy musieli opuścić swoje domy, firmy i większość majątku.
Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!Proletärer i alla länder, förena er!"
Müslümanların yaklaşık %20'si Arap ülkelerinde yaşamaktadır.20 procent av alla muslimer bor i arabländerna.
Asya Oyunları, Asya ülkelerinin katıldığı oyunlar 1951 yılından beri organize edilmektedir.Asiatiska spelen anordnas sedan 1951.
Avrupa’daki ülkelerin çoğunluğu ya Avrupa Birliği’ne katılmıştır ya da katılma arzusundadır.De flesta av FN:s medlemsstater har ratificerat eller är på väg att ratificera konventionen.
ABD dünyanın en büyük ticaret ülkelerinden biridir ve dünyanın ikinci büyük imalatçısıdır.USA handlar med länder från hela världen och är den största importören av varor.

İlgili Sayfalar