ülkeleri ile cümle

ülkeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bölge ülkeleri Avrupa Konseyine üyesidir.Georgien ist Mitglied im Europarat.
Delegeler ülkeleri tarafından atanır.Die Delegierten werden von den Landesverbänden entsandt.
Avrupa ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye ihracata başladı.In etlichen europäischen Ländern hat man schon früh begonnen, landesweite Netze zu planen.
Faşist hareketler yaklaşık olarak bütün Avrupa ülkelerinde ve birçok Latin Amerika ülkesinde bulunur.Gesetze zur Krankenpflege gibt es in fast allen Industriestaaten und auch den meisten Entwicklungsländern.
Cezayir, Afrika kıtasının en zengin ülkelerinden biridir.Kasachstan ist eines der rohstoffreichsten Länder der Erde.
Tüm ülkelerin kendi ulusal bayrağı vardır.Tous les pays ont leur drapeau national.
Demokrasi tüm özgür ülkelerin temelidir.La démocratie est la base de tous les pays libres.
Başka ülkeleri ziyaret edecek misin?Visiteras-tu d'autres pays ?
Birleşmiş Devletler, ülkeleri zayıf ve küçük yapmakla korkutmayı umabilir ama Rusya'yı değil.Les États-Unis peuvent espérer faire peur à des pays faibles et petits, mais pas à la Russie.
Arap ülkelerinde Filistin'in bölünmesinden önce Yahudiler vardı.Il y avait des juifs dans les pays arabes avant le partage de la Palestine.
Bu keşifler, Avrupa ülkelerinin ekonomisini ve gücünü güçlendirdi.Ces découvertes renforcent l'économie et la puissance des nations européennes.
1944-1965: Orman Kardeşler isyan Sovyetler Birliği'ne karşı Baltık ülkelerinde.1944-1965 : rébellion des frères de la forêt dans les États baltes contre l'Union soviétique.
Bazı Afrika ve Asya ülkelerinde ZiS-3'ler hala ordu hizmetinde kullanılmaktadır.Ainsi, les armées de certains pays africains et asiatiques ont encore des ZiS-3 en service actif de nos jours.
Tanrı'nın yardımıyla onları dışarı sürüp ülkelerini işgal etti.Avec l'aide de Dieu, ils les ont chassées et pris possession de leur terre.
Müslümanların yaklaşık %20'si Arap ülkelerinde yaşamaktadır.Environ 20 % des musulmans vivent dans des pays arabes.
Batı ülkeleri bu kişilerin ülkelerine zorluk çıkarmadan göç etmesine izin verdi.Les pays occidentaux permirent à ces personnes d'immigrer sans complications.
1566-1648: Seksen Yıl Savaşları; İspanya'ya karşı düşük ülkelerin isyanı.1566-1648 : guerre de Quatre-Vingts Ans ; révolte des gueux contre l'Espagne.
Bu liste başkenti en büyük kenti olmayan ülkelerin listesidir.Voici une liste incomplète des pays qui n'ont pas pour capitale leur plus grande ville.
Tüm Birleşmiş Milletler üye ülkeleri listelenmiştir.Tous les états membres des Nations Unies sont répertoriés.
Habsburg Hanedanı, Avrupa'nın çeşitli ülkelerini yüzyıllar boyunca yönetmiş bir hanedan.Les Habsbourg ont régné sur les différents peuples de l'Europe centrale durant plusieurs siècles.
Kadınların, Arap ülkelerinde serbestçe dolaşmanın çeşitli zorluk dereceleri vardır.Les femmes ont des degrés de difficulté variés à se déplacer librement dans les pays arabes.
Kuzey Ordular Grubu'nun hedefi Baltık ülkeleri yoluyla Leningrad'dı.L'objectif du groupe d'armées Nord est Léningrad, à travers les pays baltes.
Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!Prolétaires de tous les pays, unissez-vous.
2008 ve 2012 yılları arasında Portekizce Dili Ülkeleri Topluluğu (CPLP) İcra Sekreteri idi.De 2008 à 2012, il est secrétaire exécutif de la Communauté des pays de langue portugaise (CPLP).
1976 - 1980 yılları arası İskandinav ülkelerinde Kültür İşleri Danışma Kurulu üyesiydi.De 1976 à 1980, elle est membre du comité consultatif des affaires culturelles des pays nordiques.
Indica diğer İskandinav ülkelerinde iyi karşılanmıştı.Indica reçoit un très bon accueil dans tous ces pays nordiques.
O aşağı ve yukarı ülkelerin muhteşem hükümdarıdır.Organisation des provinces de Germanie inférieure et supérieure.
1973 - Arap ülkeleri ile İsrail arasında Yom Kippur Savaşı başladı.En 1973, éclate la guerre du Kippour entre Israël et les pays arabes.
Reveton başlangıçta farklı Avrupa ülkelerinde 2012 başlarında yayılmaya başladı.Reveton s'est répandu en Europe au début de l'année 2012.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Au même moment, les mouvements anti-coloniaux se développaient dans les colonies européennes.
Kalkan ülkelerinin güvenliğini temsil etmektedir.De leur état dépend la sécurité des populations installées en aval.
1 Ocak NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.1er janvier : Entrée en vigueur de l'ALENA (NAFTA), accord de libre-échange nord-américain.
Bazı ülkelerin ise sadece bazı bölgelerinde uygulanır.La mesure ne s'effectue donc que dans une partie des pays couverts.
Ukrayna AB Schengen ülkeleri ile vize muafiyeti müzkereleri yürütmektedir.Il gère les vols en provenance de Schengen.
Günümüzde bu sistem batı ülkelerinde yaygınlaşmıştır.De nos jours, il y est porté essentiellement dans les États de l'Ouest du pays.
Eskiden bazı Avrupa ülkeleri işaret olarak nokta kullandı.Il servait autrefois de signes de reconnaissance communautaire.
Bu ülkelerin tümü Avrupa Birliği’ne üye devletler değillerdir.Tous ces pays étaient des États-membres de la Commission économique des Nations unies pour l'Europe.
Yönetim Kurulu, World Links Arap Ülkeleri Danışma Konseyi, ABD (2004-2005).Conseil d’Administration, Conseil Consultatif de World Links des Pays Arabes, 2004-2005.
Özellikle Orta Doğu ülkeleriyle yakınlaşma başladı.Des liens particulièrement étroits existaient avec les États arabes du Proche-Orient.
O günden bu yana, euro kullanan ülkelerin oluşturduğu euro bölgesi on dokuz ülkeye ulaştı.Cette zone comprend actuellement les 19 pays de l'Union européenne qui ont introduit l'euro depuis 1999.
İsrailli ve dünyanın diğer ülkelerindeki Yahudiler Ürdün'e turistik gezilerde bulunmaktadır.Chemin de Moïse et les Israélites durant l'Exode.
Diğer eski Sovyet ülkelerinde ve İsrail'de de yaygın olarak tüketilir.Aujourd'hui, on peut aussi le déguster dans d'autres pays de l'ex-URSS et même en Israël.
ABD'de yaygın olan pişirme stilleri, diğer Batı ülkelerindekilerine benzer.Les petits déjeuners à l'occidentale sont similaires à ceux servis aux États-Unis.
Bu çorbalara konan malzemeler ülkelerine göre büyük farklılıklar gösterir.Le type de chaussettes portées varie selon les pays.
Avrupa'nın önde gelen devletlerinin yanı sıra, denizaşırı ülkeleri de içine almıştır.Hors d'Europe, la plupart des pays communistes abandonnent également leur idéologie.
1994 - NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.1993 - L'Accord de libre-échange nord-américain (ALENA) entre en vigueur.
Yurt dışı işçileri ülkelerine döviz gönderirler.On fait appel aux travailleurs étrangers.
Ortak ve karşılıklı işbirlik yoluyla üye ülkelerin yerli bilim ve teknolijik kapasitelerini geliştirmek.Équipe spéciale sur l'intégration des systèmes de savoirs autochtones et locaux.
Aşağıdaki tablo, 2011 yılında kaydedilen ülkeye gelen turistlerin ülkelerine göre sayılarını göstermektedir.Ci-dessous, un tableau montrant le nombre de touristes par année.
Dünyanın diğer ülkelerinde sulak alanlar kurutulmuştur.Les contacts avec les autres pays du monde se sont développés.
Bazı Avrupa ülkelerinde tüzel kişilere de ceza verilmektedir.Beaucoup de pays européens ont en effet emprisonné des terroristes palestiniens.
Uzak Doğu ülkelerini temsil eder.Elle abrite l'Escadre d'Extrême-Orient.
OAPEC ülkeleri dünya petrol rezervinin %60'ına sahiptir.Wisconsin Energy possède 60 % American Transmission.
Belirtilen rakamlara, ülkelerin iç suları (göl, gölet, nehir) dahil edilmiştir.Les superficies considérées incluent les étendues d'eaux intérieures (rivières, lacs, etc).
Bu dönemde Arap ülkelerinin tek bir devlet altında birleşmesini savundu.Durant cette réunion, il déclare qu'est nécessaire l'unification des albanais en un seul état.
1987 - Macaristan'ın sınırı açmasıyla, binlerce Doğu Alman vatandaşı ülkelerinden ayrılmaya başladı.Hongrie : ouverture des frontières avec l'Autriche; l'exode des Allemands de l'Est devient massif.
Avrupa’nın hemen tüm ülkelerinde geliştirilerek uygulanmaktadır.C’est ce qui se développe rapidement dans quasiment tous les pays d'Europe.
Diğer Avrupa ülkelerine de buradan yayıldı.De là, il se répandit dans les autres pays d'Europe.
G20 ülkeleri dünya ekonomisinin yüzde 85'ini oluştururken, dünya ticaretinin yüzde 80'ini gerçekleştiriyor.Cinquante nations représentant 80 % du commerce mondial parviennent à un accord dans la nuit.
Ancak, buna Amerika, İngiltere, ya da Avrupa ülkeleri dahil değildir.Personne en Allemagne n'a entendu parler de ça, ni en Angleterre, ni aux États-Unis.
İlgili Sayfalar