ülkeleri ile cümle
ülkeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu proje kısaca Doğu ülkelerini tek bayrak altında toplamaktı.Er erreichte die Vereinigung des gesamten Landes unter einer Flagge.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.Die reduzierte Besatzung würde zum frühestmöglichen Zeitpunkt in die Heimat zurückgeführt werden.
Son yıllarda kimi eski Doğu Bloku ülkeleri ve Türkiye’den birlikler (Çevbir) de örgüte katılmıştır.In den letzten Jahren schlossen sich ihm fast sämtliche Verbände des ehemaligen Ostblocks sowie die Türkei an.
Daha sonra bu toplar bu ülkeler tarafından üçüncü dünya ülkelerine satıldı.Zum Teil wurden sie an Fluggesellschaften in der Dritten Welt verkauft.
Indica diğer İskandinav ülkelerinde iyi karşılanmıştı.Es wird lediglich noch in die anderen skandinavischen Länder exportiert.
Yanı sıra diğer Asya ülkelerinde de videolar izlenmekteydi.Die Sender sind auch in anderen asiatischen Ländern beliebt.
Batı ülkelerinde her yıl 100.000 kişide her 3 kişi bakteriyel menenjite yakalanır.In westlichen Ländern kommen etwa 3 Fälle einer bakteriellen Meningitis auf 100.000 Einwohner pro Jahr vor.
Kahire Mısır ve çevre ülkelerinin politik, ekonomik ve kültürel merkezi konumundadır.Kairo ist das politische, wirtschaftliche und kulturelle Zentrum Ägyptens und der Arabischen Welt.
Böylece Balkan ülkeleri sınırlarını karşılıklı olarak güvenceye almış oldular.Die Vertragspartner garantierten sich gegenseitig die Sicherheit ihrer Grenzen.
Avlanacak balık stoklarının giderek azalması ülkeleri kültür balıkçılığına yönlendirmektedir.Strikte jährliche Fangquoten sollen die Bestände schützen.
İrlanda ya da diğer soğuk kuzey ülkelerinde yoktur.In Nordamerika und anderen kühlgemäßigten Gebieten ist es ein Neophyt.
Ruanda bölgesinde yer alan Tanzanya, Kenya gibi ülkelerin aksine büyük bir ulusal parka sahip değildir.Das Land verfügt anders als Kenia und Tansania nicht über große Nationalparks.
En çok çay tüketen (ithal eden) ülkeler ise Büyük Britanya, Rusya, Pakistan, ABD ve Arap ülkeleridir.Die bedeutendsten Importländer sind Großbritannien, Russland, Pakistan, die USA und die arabischen Staaten.
Svaziland, dünyanın en yoksul ülkelerinden biri konumundadır.Swasiland ist eines der ärmsten Länder der Welt.
Ardından da çeşitli Avrupa ülkelerini dolaştı.Außerdem bereiste er verschiedene europäische Länder.
Öresund trenleri; her 20 dakikada bir Öresund Boğazı'nı geçerek, Avrupa ülkelerini İskandinavya'ya bağlar.Die Forchbahn verbindet in 20 Minuten Aesch/Scheuren mit der Stadt Zürich.
Böylece her ülkenin elinde, antlaşmayı imzalayan diğer ülkenin ya da ülkelerin onay belgesi bulunur.Jeder Staat kann beim Beitritt einzelne oder mehrere Hoheitsgebiete nennen, für die das Übereinkommen gilt.
2008 ve 2012 yılları arasında Portekizce Dili Ülkeleri Topluluğu (CPLP) İcra Sekreteri idi.Von 2002 bis 2004 war er Generalsekretär der Gemeinschaft der Portugiesischsprachigen Länder (CPLP).
.asia, Asya ve Pasifik ülkelerine özel alan adıdır.Ein besonderer Schwerpunkt liegt im asiatisch-pazifischen Raum.
Ülkelerin karbon gazı salınımlarını azaltmalarına dair bir karar içermiyor.Indien akzeptiert keine bindenden Verpflichtungen zur Reduzierung der Treibhausgas-Emissionen.
Frisyalı Haçlıların çoğu ülkelerine geri döndüler.Die meisten kroatischen Flüchtlinge kehrten in ihre Heimatorte zurück.
Şarap üreten ülkeler listesi, şarap üretimlerine göre ülkeleri içerir.Topikos Oinos entspricht dem Vin de Pays.
1945 yılında Arap ülkeleri bir araya gelerek bir Arap Birliği örgütü kurdular.Ebenfalls 1945 wurde mit der Arabischen Liga ein Rat der arabischen Staaten gegründet.
Ama bu süreç, diğer Doğu Bloku ülkelerine göre daha yavaş işliyordu.Der Prozess der Entstalinisierung vollzog sich nun auch in allen anderen Ostblockstaaten.
Güney Afrika dünya genelinde suç oranlarının en yüksek olduğu ülkelerin başında gelmektedir.Südafrika weist die höchste Rate an Vergewaltigungen in der Welt auf.
2002 yılında hala bazı Afrika ve Güney Amerika ülkeleri tarafından kullanılmaktaydı.Sie sind teilweise noch in einigen Ländern Afrikas und Südamerikas im Einsatz.
UK uzay programını geliştirmek için Avustralya ile Amerika ve Avrupa ülkeleri işbirliği konusunda uğraştı.Dort war er für die Koordination der Weltraumprojekte der USA und Europas zuständig.
Kamboçya AIDS/HIV'den en çok zarar görmüş Güney Asya ülkelerinden biridir.Weltweit gehört Simbabwe zu den von HIV und AIDS am stärksten betroffenen Ländern.
Paylaşılacak ülkelerin başındaki ülkelerden biri Litvanya'ydı ve Almanya'ya terk edilmişti.Weitere auch in Deutschland bekannte Singles waren You Belong to the City und I’ve Got Mine.
Üniversiteye başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Türkiye'den de birçok öğrenci başvurmaktadır.Damals begannen sich viele Studenten in westeuropäischen Staaten zu politisieren.
Ülkelerin takım sayılarının belirlenmesi için 2017 UEFA ülkeler sıralaması listesi kullanılmaktadır.2017 Zu den Datenbanken in den Vereinigten Staaten zählen:
İngiltere, Almanya gibi önemli Avrupa ülkelerinde de hatrı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip oldu.Der deutsche Adel ist – wie auch in einigen anderen europäischen Ländern – sehr heterogen.
Ukrayna AB Schengen ülkeleri ile vize muafiyeti müzkereleri yürütmektedir.Staatsbürger Osttimors sind von der Visapflicht für die Schengenstaaten befreit.
Ne var ki, bölge ülkeleri de Rohingyaları kabul etmek istememektedirler.Ich weiss aber bestimmt, dass ihr die Kroaten dafür nicht gewinnen werdet.
Ayrıca bazı ülkelerin özellikle polis kuvvetleri tarafından asayişi sağlamada atlardan yararlanılır.Wie Polizisten sind auch Polizeipferde besonderen Risiken im Einsatz ausgesetzt.
Çeşitli Doğu Avrupa ülkelerinde Almanca konuşan azınlıklar bulunmaktadır.Im Osten und Norden des Landes gibt es kleine Gruppen von Sprechern ubangischer Sprachen.
Coğrafi olarak Kazakistan, nüfusunun çoğunlu Müslüman olan ülkelerin en kuzeyde yer alanıdır.Geographisch betrachtet ist Kasachstan das nördlichste, mehrheitlich muslimisch bevölkerte Land der Welt.
Kudüs'u ve Kutsal Ülkeleri Hristiyanlık adına fethetmek için bir Haçlı Seferi yapılacağı ilan edilmştir.Jerusalem und das Heilige Land in ihrer Bedeutung für christliche Existenz.
Teröristler batı ülkelerinin bir müdahalesini sağlamayı denemişlerdi.""Die armenischen Terroranschläge waren darauf ausgerichtet die westliche Öffentlichkeit zu gewinnen."
Singapur bugün kişi başına GSMH ve kişi başına GSYİH (SAGP) açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir.Island ist hinsichtlich Lebensstandard und Pro-Kopf-Einkommen eines der führenden Länder der Welt.
Bu sayı aynı zamanda ülkelerin projedeki paylarına göre belirlenmiştir.Das Gleiche gilt für die verbundene Summe von projektiven Ebenen.
Ülkede hem Balkan hem Avrupa hem de komşu ülkelerin kültürlerinin bir karmaşası vardır.Europäische und amerikanische Einflüsse sind in der Kultur dieses Gebietes aber ebenso offenkundig.
Ancak diğer eski Yugoslav ülkelerinde de seviktir.Dennoch bleiben Sorgen in den alten EU-Staaten bestehen.
Günümüz ülkelerinin en yüksek noktaları listesiListe der höchsten Punkte nach Land
Bu girişim başarılı olamayınca ülkelerine döndüler.Als dies erfolglos blieb, kehrten die Schiffe in ihre Heimathäfen zurück.
Güney yarımkürede çoğunlukla Avustralya ve Güney Amerika ülkelerinde görülür.Die Pflanzen im Garten stammen zum großen Teil aus Australien und Südamerika.
Ayrıca üye ülkeleri mültecilere sığınma vermesi konusunda teşvik etmiştir.Das Land gewährte Glaubensflüchtlingen eine Zuflucht.
Bu da geri kalmış ülkelerin gelirini etkiler.Auch hier stellt sich die Frage nach der Rettung durch andere Staaten.
Kanada dünyanın en zengin ülkelerinden biri olup OECD ve G7 üyesidir.Japan ist Mitglied der Gruppe der Sieben größten Industrienationen der Welt und der OECD.
Ancak, buna Amerika, İngiltere, ya da Avrupa ülkeleri dahil değildir.Nicht in den USA, nicht in Großbritannien und auch nicht in Europa.
Asya ülkelerini temsil eder.Die Länder Asiens.
Avrupa'da özellikle güney Avrupa ülkelerinde yaygındır.In Europa besitzt er vor allem in Südeuropa größeren Bekanntheitsgrad.
Güneydoğu Asya Antlaşması Teşkilatı Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN)Liste der Auslandsniederlassungen ASEAN Asienkrise Thailand Board of Investment
Ayrıca diğer ülkelerin kurumları ile operasyonel bağlantıları bulunmaktadır.Zusätzlich bestehen Kooperationen mit anderen nationalen Verbänden.
Alkolsüz bira satışlarının yaklaşık üçte birini Orta Doğu ülkeleri oluşturur.Etwa ein Drittel des Wolfsburger Trinkwassers wird hier gefördert.
Diğer Balkan ülkelerinde farklı versiyonları da vardır.Lokale Versionen gibt es in 61 weiteren Ländern.
Bünyesindeki denetim mekanizması ile ülkelerin taahhütlerini yerine getirmesini kontrol etmektedir.Die Organisation überprüft nach eigenen Angaben die Einhaltung ihrer Bedingungen vor Ort.
Romanı, ülkeleri İtalya'da kimse yayımlamaya cesaret edememiştir.Die italienischen Verleihunternehmen lehnten die Veröffentlichung des Films in Italien ab.
Bazı Asya ülkelerinde bu boynuzların doğaüstü güçler taşıdığına inanılır.In Japan wird von einigen Tieren angenommen, dass diese magische Kräfte besäßen.
Bunların büyük çoğunluğu İsrail'e yerleşmiş bir kısmı da Fransa ve ABD gibi batı ülkelerine göç etmişlerdir.Viele jüdische Familien flüchteten daraufhin in westeuropäische Länder wie die Niederlande.
İlgili Sayfalar