ülkelere ile cümle
ülkelere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Emtiya ihtiyacı, dipteki milyarın olduğu ülkelere, hepsine olmasa da çoğuna emsalsiz para girişi sağlıyor.多くの最貧国に注ぎ込んでいます 商品価値が高いという理由もありますが
En yaygın tüketilen birincil uyuşturucu ülkelere göre değişmektedir.Det stof, der hyppigst er det primære stof, der indtages, varierer mellem landene.
En yaygın tüketilen birincil uyuşturucu ülkelere göre değişmektedir.Drogul care este consumat cel mai mult ca drog principal variaz≤ de la o †ar≤ la alta.
En yaygın tüketilen birincil uyuşturucu ülkelere göre değişmektedir.Evoluciones recientes en los sistemas de tratamiento
En yaygın tüketilen birincil uyuşturucu ülkelere göre değişmektedir.Országonként változik, hogy melyik kábítószert fogyasztják a leggyakrabban elsődleges kábítószerként.
En yaygın tüketilen birincil uyuşturucu ülkelere göre değişmektedir.Substancje przyjmowane najczęściej jako narkotyk główny różnią się w poszczególnych krajach.
En yaygın tüketilen birincil uyuşturucu ülkelere göre değişmektedir.Treba je poiskati srednjo rešitev med strogostjo in ohlapnostjo okvira.
En yaygın tüketilen birincil uyuşturucu ülkelere göre değişmektedir.Useimmiten pääasiallisena käytettävä huume vaihtelee maiden välillä.
En yaygın tüketilen birincil uyuşturucu ülkelere göre değişmektedir.Wat de meest voorkomende primaire drug is, varieert per land.
Finlandiya, yabancı ülkelere özellikle kâğıt ve diğer orman sanayisi ürünleri ihraç etti.Finland exporterade speciellt papper och andra produkter från skogsindustrin.
Finlandiya, yabancı ülkelere özellikle kâğıt ve diğer orman sanayisi ürünleri ihraç etti.Finlandia exportaba principalmente papel y otros productos de las industrias silvícolas.
Finlandiya, yabancı ülkelere özellikle kâğıt ve diğer orman sanayisi ürünleri ihraç etti.La Finlande exportait principalement du papier et d’autres produits issus de l’industrie forestière.
Finlandiya, yabancı ülkelere özellikle kâğıt ve diğer orman sanayisi ürünleri ihraç etti.Suomi vei ulkomaille erityisesti paperia ja muita metsäteollisuuden tuotteita.
Finlandiya, yabancı ülkelere özellikle kâğıt ve diğer orman sanayisi ürünleri ihraç etti.В основном, Финляндия экспортировала за границу бумагу и прочую продукцию лесопромышленного комплекса.
Finlandiya, yabancı ülkelere özellikle kâğıt ve diğer orman sanayisi ürünleri ihraç etti.تصدر فنلندا إلى الخارج على وجه الخصوص الورق والمنتجات الصناعية الأخرى للغابات.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.Aby sa z nich získali kovy, súčiastky sa často spaľujú na otvorenom ohni.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.A veszélyesnek számító elektronikai hulladék figyelmet érdemlő hulladékfajta.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.De multe ori, componentele sunt pur şi
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.Det är dock fullständigt godtagbart att exportera en tv som fortfarande fungerar.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.Em geral, são proibidas as exportações de REEE a partir da UE para países que não pertençam à OCDE.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.Generalmente está prohibido exportar RAEE de la UE a países ajenos a la OCDE.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.L'Europe a mis en place un arsenal législatif concernant le transport de déchets dangereux et à risques.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.Men eksport af et tv, der stadig virker, er helt acceptabel.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.Nie oznacza to, że transport odpadów nie jest przedmiotem regulacji.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.Obecně je vývoz odpadních elektronických a elektrických materiálů z EU do zemí mimo OECD zakázán.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.Silti esimerkiksi edelleen toimivan television vienti on täysin hyväksyttävää.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.Toda izvoz televizijskega sprejemnika, ki še deluje, je povsem sprejemljiv.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.Γενικά η εξαγωγή WEEE από την ΕΕ σε χώρες που δεν είναι μέλη του ΟΟΣΑ απαγορεύεται.
Genelde, AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere WEEE ihracatı yasaktır.Въпреки това износът на телевизор, който все още работи, е напълно приемлив.
Geriye kalan ülkelere toplamHeri vurderedes det,
Geriye kalan ülkelere toplamHierin werd beoordeeld in welke mate de voor 2006
Geriye kalan ülkelere toplamSviluppi giuridici e politici nell’UE
Güneydeki yoksul ülkelere kaynak aktarımı ve beraberinde gelen reform yönergeleriydi.남반구의 가난한 나라로의 이동이 필요합니다. 거기에는 개혁을 위한 처방도 필요합니다.
Güneydeki yoksul ülkelere kaynak aktarımı ve beraberinde gelen reform yönergeleriydi.למדינות עניות בדרום, מלווה במרשמים לרפורמות.
Güneydeki yoksul ülkelere kaynak aktarımı ve beraberinde gelen reform yönergeleriydi.إلى الدول الفقيرة في الجنوب ، مصحوبا بقائمة من الإصلاحات .
Güneydeki yoksul ülkelere kaynak aktarımı ve beraberinde gelen reform yönergeleriydi.改革の処方箋をつけて 移転させます 2番目に 資源の移転を 仲介する開発機関が
Herkes gelişmekte olan ülkelere para yardımı söz konusu olduğunda para vermeye hazır.Każdy jest gotów dać pieniądze jako wolny datek na pomoc krajom rozwijającym się.
Herkes gelişmekte olan ülkelere para yardımı söz konusu olduğunda para vermeye hazır.모든 사람들이 돈을 줄 준비는 되어 있습니다. 저개발 지역에 무상 자금 원조라는 명목으로요.
Herkes gelişmekte olan ülkelere para yardımı söz konusu olduğunda para vermeye hazır.Lumea e pregatita sa ofere ajutoare in bani pentru tarile in curs de dezvoltare.
Herkes gelişmekte olan ülkelere para yardımı söz konusu olduğunda para vermeye hazır.Tout le monde est prêt à contribuer... en terme d'aide pécuniaire aux les pays en voie de développement.
Herkes gelişmekte olan ülkelere para yardımı söz konusu olduğunda para vermeye hazır.Tutti sono pronti a mettere denaro in termini di aiuti economici gratuiti nei paesi in via di sviluppo.
Herkes gelişmekte olan ülkelere para yardımı söz konusu olduğunda para vermeye hazır.Всички са готови да хвърлят пари като безвъзмездна парична помощ за развиващи се страни.
Herkes gelişmekte olan ülkelere para yardımı söz konusu olduğunda para vermeye hazır.Любой готов отдать деньги, в смысле легко оказать денежную помощь развивающимся странам.
Herkes gelişmekte olan ülkelere para yardımı söz konusu olduğunda para vermeye hazır.כולם מוכנים לתרום כסף, במונחים של עזרה בכסף זמין למדינות מתפתחות.
Herkes gelişmekte olan ülkelere para yardımı söz konusu olduğunda para vermeye hazır.الكل مستعد لدفع المال عبر معونات مجانية للدول النامية
Herkes gelişmekte olan ülkelere para yardımı söz konusu olduğunda para vermeye hazır.皆さん 資金を出す準備は出来ています しかし「持続的な投資です」と言うと 皆興味がなくなります
"Hey, burada Prostat Kanseri için hiçbir şey yok. Bu kampanyayı bu ülkelere getirin."ומאנגליה ששלחו לנו מיילים הקוראים לנו
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)1er conseil: "Soyez gentils avec les pays qui vous prêtent de l'argent."
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Dies ist sein erster Rat: (Seid nett zu den Ländern die euch Geld leihen)
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Dit is zijn eerste advies.
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Ecco il suo primo consiglio.
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Iată primul lui sfat.
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Íme az első tanácsa. [Legyenek kedvesek azokkkal az országokkal, amelyek a kötvényeiket veszik.]
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)이런 충고를 했다는군요. (돈을 빌려가는 나라한테 잘해줄 것)
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Oto jego pierwsza rada. (na ekranie: "Bądź miły dla państw, które ci pożyczają pieniądze")
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Ιδού η πρώτη του συμβουλή.
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Во-первых, "Будьте внимательны к странам, которые дают вам деньги в долг"
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Ето първия му съвет.
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)הנה החלק הראשון בעצתו: (היו נחמדים למי שלווים ממנו כסף)
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)هنا أول وأبسط نصيحة .