Ana içeriğe geç
Sözlük

ülkelerde ile cümle

ülkelerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı ülkelerde de komünist partiler adlarını değiştirerek çalışmalarını sürdürdü[1].In a number of countries, the communist party simply changed its name and continued to function.[9]
Bazı ülkelerde dekomünizasyon çalışmaları kapsamında komünist semboller yasaklanmaktadır.In some states, decommunization includes bans on communist symbols.
Bununla birlikte, bu ülkelerde, her ülkede sadece birkaç şehirde televizyon hizmeti vardı.However, in those countries, only very few cities in each country had television service.
Diğer ülkelerdeki eyalet parklarına benzerler.They are similar to state parks in other countries.
19. yüzyılda, Mısır'ın batısındaki ülkelerdeki Osmanlı kontrolü de zayıfladı.By the 19th century, Ottoman control of the countries west of Egypt was also weakened.
Şiddet içermeyen suçlar için idam, kimi ülkelerde yasayla düzenlenmiştir.Capital punishment for non-violent offenses is allowed by law in many countries.
Cihazın yakın zamanda diğer ülkelerde de satışa çıkarılması beklenmektedir.[1]Other countries are expected to release the device soon.[2]
Partili olmayan hükümetler, küçük nüfusa sahip ülkelerde çok daha muhtemeldir.Nonpartisan governments are much more likely in countries with small populations.
Yeni hükümetin diplomatik olarak tanınması, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerden hızla geldi.Diplomatic recognition of the new government came quickly from countries throughout the world.
Yüzyıllardır yaşadığımız ülkelerde hala yabancılar olarak küçümseniyoruz....In countries where we have lived for centuries, we are still cried down as strangers....
Bazı ülkelerde memeli türlerinin 20-30'u tehdit altındadır.[1]In some countries, 20-30 of the mammal species are threatened.[3]
Boerboel ayrıca aşağıdaki ülkelerde yasaklanmıştır:The Boerboel is also banned or prohibited in:
Boerboel'in ithalatı şu ülkelerde yasa dışıdır/yasaklanmıştır:Importation of the Boerboel is illegal/banned in:
Köpek ruhsatı, bazı ülkelerde bir köpeğin bakıcısı olmak için gereken belgedir.A dog licence is required in some jurisdictions to be the keeper of a dog.
İngilizce konuşulmayan ülkelerde, "doge" bazen / ˈdɒdʒ / "dodge" olarak telaffuz edilir.In non-English speaking countries, "doge" is occasionally pronounced /ˈdɒdʒ/ "dodge".
yabancı ülkelerde kutlamalarForeign celebrations
Yeni ulus için hem bir ülkede hem de denizaşırı ülkelerde kredi oluşturun.Establish credit—both in a country and overseas—for the new nation.
Bazı ülkelerde tohumlama için sadece kocanın spermi kullanılabilir.In some countries only a husband’s sperm can be used for insemination.[citation needed]
Bazı ülkelerde, cihazdaki birinci parti uygulamaları reklam gösterir.In some countries, the first-party applications will show ads.
Ayrıca tropikal ülkelerdeki IPV'lerin iklim nedeniyle saklanması zordur.Also IPVs in tropical countries are hard to store due to the climate.
Yunanistan ve komşu ülkelerde 1900-2017 yılları arasındaki depremlerin bir haritasıMap of earthquakes in Greece and adjacent countries 1900–2017
AKuzey Amerika dışındaki ülkelerde en yüksek hasılat yapan 1982 filmleri.The highest-grossing 1982 films in countries outside of North America.
Lihtenştayn 1984 yılında son ülkelerden biriydi. [1]Liechtenstein was one of the last countries, in 1984.[149]
Bazı Müslüman ülkelerde şuralar anayasa veya yönetimde rol oynar.In some Muslim nations, shuras play a role in the constitution or governance.
Bazı komünist ülkelerde, sosyalist amblem tarzı hiçbir zaman tam olarak benimsenmedi.In some communist countries, the socialist style of emblems was never adopted fully.
Diğer ülkelerden kadın havacıları okuduğunda havacılığa merak sarmaya başladı.She became interested in flying after reading about female aviators in other countries.
Bunun nedeni, 53,72 mm kasa uzunluğunun çeşitli ülkelerde farklı şekilde yuvarlatılmasıydı.This happened because the 53.72 mm case length was rounded off differently in various countries.
Cihaz, ABD'de 2007'nin başında ve diğer ülkelerde 2006'nın sonunda satışa çıkarılmıştır.It was released in the United States in early 2007, elsewhere in late 2006.
Farklı ülkelerde farklı yasal konumlandırmaları vardır.There are different legal implications in different countries.
Farklı ülkelerde yaşayarak göçebe bir yaşam sürdü.She led a nomadic life, living in different countries.
İran, Azerbaycan ile tam diplomatik ilişkiler kuran ilk ülkelerden biriydi.Iran was one of the first countries to establish full diplomatic relations with Azerbaijan.
Romanların yaşadığı farklı ülkelerde birçok efsane ve teori görülmektedir.Many legends and theories exist in the different countries where Roma live in.
Bazı ülkelerde Romanların çoğunluğu Roman kiliselerine mensuptur.In some countries, the majority of Roma belong to Romani churches.
Diğer ülkelerde salgınMulti-country outbreak
Dental uyku tıbbı ayrıca bazı ülkelerde kurul sertifikası almaya hak kazanır.Dental sleep medicine also qualifies for board certification in some countries.
Bazı dillerin diğer ülkelerde daha fazla konuşanı ve bazılarının resmi statüsü dahi bulunmaktadır.Some of the languages have more speakers, and even official status, in other countries.
TX, yabancı ülkelerde kullanılan tescilli araçlarda kullanılır.TX used on registered vehicles driven in foreign countries.
Kolejlerde düzenlenen Hackathon'lar ABD'de ve diğer ülkelerde giderek daha popüler hale geldi[1].Hackathons at colleges have become increasingly popular, in the United States and elsewhere.
Tecavüz yasaları bazı ülkelerde tartışma konusu oldu.Rape laws in a number of Muslim-majority countries have been a subject of controversy.
Müslüman ülkelerde evlilik gelenekleri farklılık göstermektedir.Marriage customs vary in Muslim dominated countries.
Müslüman ülkelerde gözlenen endogami, esas itibariyle akraba evlilikleridir.Despite this, endogamy is common in some Muslim-majority countries.
Bazı Müslüman ülkelerde, bu farklılıklar bazen yasalarla bile kodlanmıştır.In some Muslim countries, these differences are sometimes even codified in law.
Bazı Müslüman ülkelerde, kadınların belirli hakları kullanması yasal olarak kısıtlanmıştır.[1]In some Muslim-based countries, women are legally restricted from practicing certain rights.[7]
Bazı ülkelerde, mahkumlara falaka hala uygulanmaktadır. [1]In some countries, foot whipping (bastinado) is still practiced on prisoners.[60]
Yıkıcı etkileri hem zengin hem de fakir ülkelerde izlenebilir.Its destructive effects can be traced both in the rich and in the poor countries.
2000'lerden ya da bazı ülkelerde 1990'lardan bu yana, sol siyasi partiler iktidara yükselmiştir.Since the 2000s, or 1990s in some countries, left-wing political parties have risen to power.
Eylül 2018 Almanya'da [3] ve diğer bazı ülkelerde. [4]September 2018 in Germany[4] and in several other countries.[5]
Düşük gelirli ülkelerde modern sağlık hizmetleri ortalama bir insan için genellikle çok pahalıdır.In low-income countries, modern healthcare is often too expensive for the average person.
Bazı ülkelerde bu işlev acil servis ile birleştirilmiştir.In some jurisdictions this function is combined with the emergency department.
Savaşın ilk evrelerinde işgal altındaki ülkelerde kukla hükümetler kuruldu.During the early phase of the war, puppet governments were established in their occupied nations.
Bazı ülkelerde şarapların SO2 içeriğine dair kısıtlamalar mevcuttur.[1]Some countries regulate the SO2 content of wines.[5]
Gelişmiş ülkelerde bile kamu hastanelerindeki programlar büyük farklılıklar göstermektedir.Even in developed countries, programs in public hospitals vary widely.
Saray, diğer ülkelerden gelen tüccarları cezbetti.Sarai attracted merchants from other countries.
Siyasi faaliyetlerinin bir yönü, diğer ülkelerden kadınlarla bağlantı kurmaktı.One aspect of her political activity was connection with women from other countries.
Pirinç ılıman ülkelerde yetişir.Reis wächst in warmen Ländern.
Rusya dünyada en çok cinayet işlenen ülkelerden biridir.Russland ist eines der Länder in der Welt, in denen die meisten Morde begangen werden.
Çeşitli ülkelerden gelen göçmenler Meksika Mutfağı'nı etkilemişlerdir.Immigranten verschiedener Länder haben die mexikanische Küche beeinflusst.
Ancak bazı ülkelerde yemek olarak da pişirilir.Deshalb werden sie in einigen Ländern sogar gegessen.
Bu oranı dünyadaki diğer bütün ülkelerden fazladır.Das sind mehr als in allen anderen Staaten der Welt zusammen.
Bundan sonraki birkaç yılını Tanzanya, Zambiya ve Angola gibi ülkelerde geçirmiştir.Die folgenden Jahre verbrachte er in verschiedenen Ländern wie Tansania, Sambia und Angola.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod