ülkelerde ile cümle
ülkelerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu tür kirlilikler özellikle gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir.Wzrost nierówności jest szczególnie dobrze przebadany w Stanach Zjednoczonych.
Nijer Nehri, adını zannedildiği gibi Nijer ve Nijerya gibi ülkelerden almamıştır.Nazwa nawiązuje do rzeki Niger, nie zaś do państwa Niger.
Diğer ülkelerdeki karşıtları MI6, CIA ve DGSE'dir.Fabuła dotyczy wspólnej akcji MI6, CIA oraz ISI przeciwko Al-Kaidzie.
Bazı ülkelerde genelevler yasal olduğu gibi bazılarında da kanun dışı olup cezai sorumlulukları vardır.W wielu systemach prawnych tego typu działanie jest nielegalne i podlega karze.
Tüm Dünya'daki çeşitli ülkelerde Bîrûnî'yi anmak için sempozyumlar, kongreler düzenlendi, pullar bastırıldı.Według Polińskiego w karczmie odbywały się narady, dokonywano kontraktów.
Bu grup Kore’de DBSK (Dong Bang Shin Ki), Japonya’da Tohoshinki, diğer ülkelerde ise TVXQ olarak bilinir.W Korei Południowej są znani również jako Dong Bang Shin Ki (동방신기), w Japonii zaś jako Tōhōshinki.
Çeşitli ülkelerde görev yapmıştır.Miał on swoje przedstawicielstwa w różnych krajach.
Farklı ülkelerde farklı kredi değerlendirme sistemleri mevcuttur.Dlaczego w różnych państwach istnieją różne systemy zasad?
Dağlık Karabağ Cumhuriyetinin farklı ülkelerde 5 dış temsilciliği bulunmaktadır.Wśród dywizji znalazło się 5 jednostek kawalerii górskiej.
Diğer ülkelerden de Sefaradlar gelmeye başladı.Później zaczęły się pojawiać również propozycje z innych miast.
Bugün tubanın çeşitli ülkelerde kullanılan oldukça değişik modelleri vardır.Obecnie na rynku jest bardzo szeroki wybór różnych modeli nart.
O yabancı ülkelerde seyahat etti.Podróżowała za granicę.
Başka ülkelerdeki film endüstrileri sessiz filmlere ses eklemenin başka yollarını buldular.Filmindustrin i andra länder hittade på andra sätt att ge ljud åt stumfilmer.
İsveç, İtalya dışında tüm ülkelerden puan almıştır.Sverige tog poäng av alla länderna utom Italien.
Bazı ülkelerde tek başına trimetoprimin TMP/SMX’e eşdeğer olduğu kabul edilmektedir.Trimetoprim i sig bedöms vara likvärdigt med TMP/SMX i en del länder.
Singapur gibi bazı ülkelerde dang yaygındır.I vissa länder, som i Singapore, är dengue vanligt.
Amerika Birleşik Devletleri II. Dünya Savaşı boyunca diğer ülkelerden daha fazla tank üretmiştir.Emellertid skulle USA komma att tillverka fler stridsvagnar under andra världskriget än något annat land.
Güney Yarımküre okul takvimini kullanan ülkelerde bu gün 30 Mart'ta ya da yakın günlerde kutlanır.I länder med södra halvklotets skolkalender kan den hållas den 30 mars eller däromkring.
Bu ülkelerde her 10,000 kan naklinin 1,6 ila 6’sından dang yayılmaktadır.I dessa länder sprider mellan 1,6 till 6 av 10 000 blodtransfusioner dengue.
Hem gelişmiş (333 milyon) hem de gelişmekte olan (639 milyon) ülkelerde yaygındır.Då var det vanligt i både industriländer (333 miljoner) och utvecklingsländer (639 miljoner).
Asya ve Afrika’daki bazı ülkelerde enfeksiyon oranları daha yüksektir.Infektionsfrekvensen är högre i vissa länder i Afrika och Asien.
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.Sjukdomen är den ledande dödsorsaken bland barn i låginkomstländer.
Hastalık yükünün fazla olduğu ülkelerde ise aşılama maliyeti halen daha oldukça yüksek.I de länder där sjukdomsbördan är högst, är dock vaccinet fortfarande för dyrt.
Gelişmekte olan ülkelerde hastalığın en yaygın görüldüğü kişiler çiftçiler ve şehirlerde yaşayan yoksullardır.I utvecklingsländer är sjukdomen vanligast hos bönder och fattiga som lever i städer.
Ancak bazı ülkelerde yemek olarak da pişirilir.I många länder till matlagning.
Bununla birlikte, son yıllarda nominal ücretler rakip ülkelerdeki ücretlerin biraz üstünde olmuştur.Med åren fick de dock allt fler möjligheter till lönearbete utanför hemmen.
Endonezya ASEAN'ın kurucu üyelerinden ve G20 üyesi ülkelerdendir.Indonesien är en av grundarna av ASEAN och är medlem av G20.
Olimpiyat Oyunları'na çağrılan ülkelerden 65'i oyunlara katılmadı.Följande 65 länder deltog inte i spelen 1980.
Yaş sınırı çeşitli ülkelerde farklılıklar gösterir.Åldersgränserna varierar något mellan olika länder.
Bazı ülkelerde ise halen eşcinsellik yasaktır.I vissa länder är däremot abort fortfarande förbjudet.
Başka ülkelerden teknoloji transfer ettiler.Tekniken har på senare tid spridit sig till andra länder.
Bazı ülkelerde Askerî Yargıtaylar da bulunmaktadır.Fredsdomare finns i ett antal länder.
Bu bir kerelik denenmiş ve yakında tüm ülkelerde yayına hazırlanmaktadır.Detta hade fotograferats och spreds senare ut till medier runt om i världen.
Sezon 4'teki gibi farklı şehirlerde, farklı ülkelerde gerçekleşti.I staden kan man urskilja fyra årstider, liksom i övriga Korea.
Gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere oranla yaklaşık beş kat daha sık meydana gelir.Sjukdomen är cirka fem gånger så vanlig i utvecklingsländer jämfört med industriländer.
Estonya, Avrupa'da en az Müslüman nüfusa sahip ülkelerden birisidir.Albanien är ett av de få länderna i Europa med en muslimsk majoritet.
Kodak firması Ocak 2004'te gelişmiş ülkelerde artık Kodak markalı filmli kameraları satmayacağını duyurdu.I januari 2004 tillkännagav Kodak att man inte längre skulle tillverka kameror som använde fotografisk film.
Büyük Britanya gibi bazı ülkelerde de yaygın olarak bulunan iki türün melezleri de bulunur.I ytterligare några länder, exempelvis Storbritannien, används båda noteringarna.
Diğer aday ülkelerden İsveç 20 ve Macaristan ise 14 oy aldı.Den slovakiska ansökan fick i första omgången 70 röster mot Sveriges 20 och Ungerns 14.
Test düzenlemeleri ülkelerde farklılık gösterir.Diagnoskriterierna skiljer sig åt i olika länder.
Japonya'nın enerjisinin yaklaşık %84'ü diğer ülkelerden dış alımla karşılanmaktadır.Drygt 80 % av produktionen exporteras till utlandet.
1990'ların başında ünü özellikle de İspanyolca'nın konuşulduğu ülkelerde büyümüştür.Framgångarna och populariteten ökade under 1990-talet, särskilt i spanskspråkiga länder.
Katolik kalan ülkelerde yeni mezheplerle mücadele etmek amacıyla Engizisyon mahkemeleri kuruldu.Det andra var att göra rent hus med de återstående katolikerna i landet.
Çiftlerde, çoğunlukla farklı ülkelerden sporcuların bir arada olduğu karma takımlar mücadele etti.Det används inte minst inom idrott där landsdelarna möter varandra.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.En förordning är å ena sidan till alla delar bindande och direkt tillämplig i alla medlemsstater.
Festivalin temel amacı değişik ülkelerden müzisyenler arasında kültürel iletişim sağlamaktır.Festivalen har som mål ett starkt kulturutbyte mellan musiker från hela världen.
Bu oranı dünyadaki diğer bütün ülkelerden fazladır.Ön är därmed högre än allt annat land i dess omgivning.
Bunun 1,104,216 sı Türkiye'den, geri kalanı ise diğer ülkelerden gelmiştir.1 104 216 greker flydde till Grekland efter folkmordet.
Gelişmiş ülkelerde çok nadir görülmektedir.I den utvecklade världen är det väldigt ovanligt.
Ayrıca bu dönemde Afganistan, Kuveyt, Sudan gibi ülkelerde muhabirlik yaptı.Gauffin gjorde även reportageresor i länder som Afghanistan och Algeriet.
52 ve 53.sıradaki ülkelerden iki takım.Alla tre var del av Expedition 52 och 53.
Bununla birlikte diğer ülkelerde üretimi devam etmiştir.Även på andra håll i landet förekom tillverkning.
İngilizce konuşulan ülkelerde eserin çok kere kullanılan libretto metni İngilizce çeviridir.De flesta beteckningar som används i dessa sammanhang tenderar att vara översättningar från engelskan.
Nordik ülkelerde bulunan, tahminen 20 milyon insan İskandinav Dil(ler)ini anadil olarak kabul etmektedir.Ungefär 20 miljoner människor i Norden har ett skandinaviskt språk som modersmål.
17. yüzyılda Fransa'da, Almanya'da ve diğer ülkelerde de Cirit Oyunu yayılmıştır.Motivet blev särskilt populärt under 1300-talet, särskilt i Tyskland, men även i andra länder.
Almanya dünyada motorsporlarında öncü ülkelerden biridir.Tyskland är ett av världens ledande industriländer.
Türkiye, Kuzeybatı İspanya, Ukrayna ve Rusya gibi ülkelerde dağılım yapan bir Avrupa türüdür.Den är mycket vanlig i sitt östliga utbredningsområde, som Ryssland och Ukraina.
Uruguay, Güney Amerika'da ekonomik ve siyasal olarak en dengeli ülkelerden biridir.Mali är ett av de politiskt och socialt mera stabila länderna i Afrika.
Benzer duruma diğer ülkelerde de rastlanıyor.Liknande situationer råder i andra länder.
Yapıtları Türkiye’de ve diğer ülkelerde pek çok özel koleksiyonda yer almaktadır.Elva bitar finns i privata samlingar i Polen och i andra länder.
İlgili Sayfalar