ülkeler ile cümle
ülkeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Başka ülkeler tarafından sömürülecek kadar geniş kaynaklarımız yok.We don't have enough resources for them to be exploited by other countries.
Ve 2003'te Etiyopya hükümeti bu yeni sistemi kendi ülkelerinde uygulamaya koydular.And in 2003, the government of Ethiopia started this new system in their own country.
Onlar en fakir ve en savunmasız ülkelerdi.They were the poorest and most vulnerable nations.
Dünyadaki bütün ülkelerden daha büyük bir hasar aldılar.It was the hardest hit of any country in the world.
Ve ülkelere de bölebilirsiniz.And you can break it out by counties, because it's specific counties.
1990'larda, 1990'dan önce var olmayan özgür ülkeler oluştu.In the 1990s, these are sovereign states that did not exist before 1990.
Bunu daha iyi anlamak için para kullanan tüm ülkelerin parasal birer sistem olduğunu düşün.To understand better, all countries that use money as value are monetary systems.
Bizim küçük takımımız bizden çok daha büyük ülkelerin takımlarını yenmeyi başardı.Our little team managed to beat countries much bigger than ours.
Ortağımız olan ülkelerin iç işlerine karışıyorsunuz.You are meddling in the internal affairs of our partner countries.
Almanya'da, dış ülkelerde verilen rüşvete izin verilmişti.In Germany, foreign bribery was allowed.
Bazı başka ülkelerde OECD sözleşmesi henüz doğru düzgün uygulanmıyor.In some other countries, the OECD convention is not yet properly enforced.
Diğer ülkelerle birlikte çalışmak, kendi çıkarımızadır.It is enlightened self-interest for us to work with other countries.
Madagaskardaki Foko Club ülkelerinin imajını değiştirmekten endişe duymuyordu.Foko Club in Madagascar weren't actually concerned with trying to change the image of their country.
Fakat 1970'lerde bazı ülkeler bu seviyeye ulaştı.But in the 1970s, some countries caught up.
Bu grafik ülkelerin performansını gösteriyor.This chart shows you the performance of countries.
Sarılar eh işte ve yeşiller çok iyi giden ülkeler.Yellow is so-so, and in green are the countries doing really well.
Diğer ülkelerde, içinde doğduğunuz sosyal ortamın çok daha az etkili olduğunu görüyoruz.We see in other countries that it matters much less into which social context you're born.
Fakat etkileyici gelişmeler kaydeden bazı ülkeler var.But there are some countries which have seen impressive improvements.
Burada diğer ülkeleri de görebilirsiniz.And you can see other countries as well.
Ülkeler diğer yüksek becerili çalışanlarına kıyasla öğretmenlerine nasıl maaş ödüyorlar?How do countries pay their teachers relative to other highly skilled workers?
Bazı ülkelerde öğrenciler küçük yaşlarda sınıflandırılıyorlar.You have some countries where students are segregated early in their ages.
Ama PISA'nın gücü ülkelere diğerlerinin ne yaptığını söylemekten geliyor.But its strength lies in telling them what everybody else has been doing.
Ülkelerin gelişimin mümkün olduğunu anlamalarına yardım etti.It has helped countries to see that improvement is possible.
Daha etkileyici olan diğer ülkeler var: Güney Afrika,More fascinating, you have other countries -- South Africa,
O zaman, ülkelere ve belirli materyal ve verilere göz atarak başlayalım.So let's start getting into the countries and into the specific material and data.
Başka ülkelerde neler olup bitiyor peki?What's going on in some of the other countries?
Arap Ülkeleri Liginde Amr Moussa'yı görmeye gittim.So I went and saw Amr Moussa at the League of Arab States.
İkinci olarak, aynı anlaşmanın sığır eti protokolü uyarınca, sığır yetiştiren Afrika ülkelerinin,Secondly, under the beef protocol of that agreement,
Uzak ülkeler ve insanlardan zengin bilgi... ...kaynaklarına ulaşılabilir oldu.Rich information from distant lands and peoples... ...has become routinely available.
Ve öğretmenimiz bize gelişmiş ülkelerde 1960'da 1 milyar insan olduğunu söylemişti.And our teacher told us that the industrialized world, 1960, had one billion people.
Gelişmekte olan ülkelerde 2 milyar insan var demişti.In the developing world, she said, they had two billion people.
Gelişmiş ülkelerde insanlar sağlıklı, eğitimli, zengin ve küçük ailelere sahiplerdi.In the industrialized world, people were healthy, educated, rich, and they had small families.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Here [among the poorest], population is growing.
Yani sanki bu ülkeler bu yöne doğru gitmiyor gibiler.So they doesn't seem to go this way, these countries.
"Hindistan, Afrika ve diğer ülkelerdeki" yardım kampanyası çağrısıydı. (Gülme sesleri)(Laughter)
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.It's a story of nations, of ideologies, of territories, and of conflicts among them.
Bunların çoğunluğu gelişmekte olan ülkelerde ve ekseriyetle de Afrika'da.Most of this is in developing countries, and the majority is in Africa.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Here is the situation: countries are turning inwards.
Herkes gelişmekte olan ülkelere para yardımı söz konusu olduğunda para vermeye hazır.Everyone is ready to throw in money, in terms of free money aid to developing countries.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.And because of those four characteristics they are able to filter it as it comes into the country.
Bu gün buradayız, çünkü Birleşmiş Milletler ülkelerin gelişmesi için bazı hedefler belirledi.We are here today because [the] United Nations have defined goals for the progress of countries.
Kenya gibi düşük gelir düzeyine sahip ülkelerde halen bu denli yerleşmiş bir organizasyon yok.No -- low-income countries like Kenya still don't have that level of organization.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Time has come to stop thinking about sub-Saharan Africa as one place.
Hareketsiz ülkelerde ciddi bir sorun var.We have a severe problem in countries which are at a standstill.
Burada gördükleriniz "gelişmekte olan" ülkeler denen ülkeler.And these are the so-called "developing" countries.
Buradakiler ise "Batı ülkeleri" denen ülkeler.And the ones over there, they were so-called Western countries.
Bakın, işte ilk Afrika ülkeleri geliyor.And look now, the first African countries here are coming in.
"Batı ülkeleri" veya "Gelişmekte olan ülkeler" diye bir şey yok.There is no such thing as a "Western world" and "developing world."
Bu sayfa çok kötü. Ülkeleri sınıflara ayırıyor.This page is very bad; it's a categorization of countries.
"Gelişmekte olan ülkeler" diye bir başlık var -- listeyi buradan görüyorum- gelişmekte olan ülkeler:It labels "developing countries," -- I can read from the list here -- developing countries:
Bakın. Afrika'ya baksak bile böyle. Bunlar Afrika ülkeleri.Look -- even if we look in Africa -- these are the African countries.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.They might be able to plunder the wealth of other countries to help to build France's coffer.
O zaman Avusturya ve diğer ülkeleri kendileriyle savaşta bulacaklardı.Then you're going to have Austria and probably the other people you're at war with.
" Eğer başka ülkeleri talan edersek iyi olur "So they said, hey yeah, that would be good if we could plunder other countries.
" Eğer başka ülkelerden tahıl çalarsak ,If we could steal grain from other countries to make at
İhtilalciler , İhtilali yaymak istiyorlardı ve böylece başka ülkeleri talan edeceklerdi.The revolutionaries wanted to spread the Revolution and plunder other countries.
Unutma! Onlar, enerjileri ile farklı boyutları ve ülkeleri titretiyorlar!They forget that energy vibrates in different dimensions and states?
Her yıl Üçüncü Dünya ülkelerine yaptığımız global gelişim yardım paketinin 2-3 katı.That's two to three times the global development aid that we give the Third World every year.
Başta, büyük bir çoğunluğu, gelişmiş ülkelerdendi.The majority of them were, first, from developing countries.
Ülkeler, şehirler, bahçeler, tarlalar, özel kumsallar, çiftlikler hep özel mülk olarak görülüyor.Countries, cities, gardens, lands, private beaches, plantations are considered as being properties.
İlgili Sayfalar