Basketi nerden atacağım ve de üçlük olup olmadığı gibi detaylara girmeyeceğim. -Více nás teď nemusí zajímat. Za kolik bodů to bylo.
Belkide kuralları azıcık değiştiedin ve üçlü dallar yaptın ve her dal üç tane daha dala ayrılıyorKanske du ändrar på reglerna lite och skapar en trehövdad buske där varje gren skjuter ut tre grenar till.
Belkide kuralları azıcık değiştiedin ve üçlü dallar yaptın ve her dal üç tane daha dala ayrılıyor枝分かれのところで三つに分かれる 三分岐にしてみるのもいいでしょう. 残念なことに,あなたの数学の授業は 45 分の長さがあって,
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Dalším co v rámci komunity děláme je, že necháváme vše velmi otevřené, pevně nestanovené.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Egy másik dolog, amit csinálunk a közösségen belül, hogy mindent meghagyunk nagyon nyitottnak.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Eine andere Sache, die wir innerhalb der Community tun ist, das wir alles offen gestalten.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.En annan sak vi jobbar mycket med är att vi lämnar allt ganska öppet.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.커뮤니티 안에서 우리가 하는 또 다른 방법은 모든 것을 "끝맺지 않은 상태"로 끝내놓는 것이예요.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Kolejna rzecz dotycząca naszej społeczności to nienarzucanie niczego, elastyczność.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Otra cosa que hacemos en la comunidad es dejar todo abierto.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Outra coisa que fazemos no seio da comunidade é deixar tudo bastante inacabado.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Un alt lucru pe care îl facem în cadrul comunităţii este faptul că lăsăm totul foarte deschis.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Un'altra cosa che facciamo nella comunità è lasciare tutto molto aperto a cambiamenti.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Wat we nog binnen de gemeenschap doen, is dat we alles als onafgewerkt beschouwen.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Ακόμα ένα πράγμα που κάνουμε στην κοινότητα είναι ότι αφήνουμε τα πάντα πολύ ελεύθερα.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Друго нещо, което правим в рамките на общността е, да оставим всичко доста отворено.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Інша річ, яку ми робимо у громаді ми залишаємо все відкритим для правок.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Что еще мы делаем внутри сообщества, так это оставляем все очень открытым.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.דבר נוסף שאנחנו עושים בקהילה זה להשאיר את הכל פתוח.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.شئ آخر نفعله داخل المجتمع هو أننا نترك كل شئ مفتوح للغاية.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.非常に自由にできるようにしています 社会的規則の大半や仕事の方法は
Bir, iki, üç karbonlu bir üçlü karbonlu grubumuz var, ve tam burada ikinci karbona bağlı. .그래서 하나, 둘, 세 개의 탄소를 갖는 작용기가 있고, 저기에 있는 두 번째 탄소 원자에 붙어 있습니다.
Bir, iki, üç karbonlu bir üçlü karbonlu grubumuz var, ve tam burada ikinci karbona bağlı. .Máme tedy 1, 2, 3, tříuhlíkatou skupinu, a ta je navázána na druhém uhlíku přímo tady.
Bir, iki, üç karbonlu bir üçlü karbonlu grubumuz var, ve tam burada ikinci karbona bağlı. .Έχουμε, έναν, δύο ,τρεις, ομάδα τριών ανθράκων και είναι ενωμένη με το δεύτερο άνθρακα ακριβώς εδώ.
Bir, iki, üç karbonlu bir üçlü karbonlu grubumuz var, ve tam burada ikinci karbona bağlı. .لذلك لدينا مجموعة من واحد اثنين ثلاثة ذرات كربون تعلق في الكربون الثانية هناك
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.3行のレモンを描くね。 1 つ、2つ、3つ ・・・ って 数を数えたら駄目だね。
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Deixe-me desenhar um monte de limões. Eu irei desenhar eles em fileiras de três.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Fammi disegnare un po' di limoni. Li disegno in righe di 3.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Jag ska rita dem i rader med tre i varje rad.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.여기에 레몬 한 무더기를 그릴게요 세 개의 가로줄에 그릴게요
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Laat me een tros citroenen tekenen Ik teken ze in rijen van drie.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Lass mich ein paar Zitronen zeichnen. Ich zeichne sie in dreier Reihen.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Nakreslím je do řad po třech.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Nakreslím kopu citrónov. Budú v riadkoch po troch.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Permettez-moi d'attirer un tas de citrons. Je vais les attirer dans des rangées de trois.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Pozwól, że narysuję masę cytryn. W rządkach po trzy.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Rajzolok egy csomó citromot. Soronként hármat fogok rajzolni.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Saya gambarkan sekelompok buah lemon. Saya akan membuat mereka dalam tiga baris.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Vi tegner en masse citroner. Vi tegner 3 i hver række.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Ας ζωγραφίσω μερικά λεμόνια. Θα τα ζωγραφίσω σε σειρές σε τριάδες.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Нека нарисувам няколко лимона. Ще ги нарисувам в редици по три.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Позвольте мне нарисовать кучу лимонов. я нарисую их по три в строчку
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.دعني أرسم مجموعة من حبات الليمون سأرسمهم في صفوف تحوي كل منها على 3 ليمونات
Bir sorun, Bu mikser park Sadece ağaçlar iyot hatta genç üçlüNajważniejszą rzeczą pył Słowaków dla kultury i sztuki jest to piątek noce
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Ảnh này chụp trong một cuộc săn khỉ, săn bằng phi tiêu tẩm độc ở mũi.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Asta este la o vanatoare de maimute, care se vaneaza cu sageti cu varful imbibat in curara.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.C'était lors d'une chasse aux singes, ils chassaient avec des fléchettes empoisonnées.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Das hier war eine Affenjagd mit Kurare-getränkten Pfeilen.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Disse-nos: "Sabem, agora estou velho.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Dit was een jacht op apen, met in curare-gif gedoopte pijlen.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Esto fue en una cacería de monos, cazando con dardos envenenados con curare.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Ez egy majomvadászat volt, kuráréval mérgezett hegyű dárdákkal.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Ini mereka sedang berburu monyet, dengan anak panah berujung racun curare.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.이건 원숭이 사냥때 인데 식물로된 화살을 이용하여 잡았습니다.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Questa è stata fatta durante una caccia alla scimmia, che si caccia con frecce dalla punta intinta nel curaro.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.To działo się na polowaniu na małpy, polując przy użyciu strzałek zatrutych kurarą.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Tohle bylo na lovu opic, lovili šipkami namočenými v kurare.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Αυτό ήταν σε ένα κυνήγι μαϊμούδων, κυνηγούσαν με βελάκια εμποτισμένα στο κουράριο.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Они охотились на обезьян, охотились при помощи дротиков, смазанных ядом кураре.
Bu bir maymun avı sırasında, zehirli uçlu oklarla avlanırken.Това беше лов на маймуни, ловуване със стрели с кураре.