Ana içeriğe geç
Sözlük

üçüz ile cümle

üçüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Blu-ray oynatıcılarınızda çok ucuz bir mavi lazer var.Например вашият Blu-ray плейър притижава много евтин син лазер.
Blu-ray oynatıcılarınızda çok ucuz bir mavi lazer var.יש לנגן הבלו-ריי שלך לייזר כחול מאוד זול.
Blu-ray oynatıcılarınızda çok ucuz bir mavi lazer var.مثلا جهاز تشغيل البلو راي يحتوي على ليزر أزرق رخيص.
Blu-ray oynatıcılarınızda çok ucuz bir mavi lazer var.とても安価なブルーレーザー装置が入っています レーザープリンタには レーザービームを
BOĞAZ KESİMİ Tüm bunlarla beraber, boğaz kesimi, hâlâ bir hayvanı öldürmenin en ucuz yöntemi.Podřezávání krků ale stále zůstává tou nejlevnější metodou zabíjení zvířat.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.Deci, pe masura ce alimentele au devenit mai abundente, painea a devenit mai ieftina.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.Deste modo, como a comida se tornou mais abundante, o pão ficou mais barato.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.Donc, comme la nourriture est devenue plus abondante, le pain est devenu moins cher.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.Entonces, a medida que la comida se volvió más abundante, el pan se hizo más barato.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.식량이 점점 풍부해질수록, 빵의 가격은 점점 내려갔습니다.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.Ponieważ mieliśmy coraz więcej żywności, chleb stawał się tańszy.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.Tehát ahogy élelemből volt bőven, a kenyér is olcsóbb lett.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.Toen er steeds meer voedsel kwam, werd brood goedkoper.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.Vì lương thực trở nên phong phú hơn, bánh mì trở nên rẻ hơn.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.Während Nahrung also reichlicher wurde, wurde Brot billiger.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.Докато храната е станала по-изобилна, хлябът е станал по-евтин.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.Так что, как только пища стала доступной в изобилии, хлеб подешевел.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.ככל שהמזון מצוי יותר בשפע, הלחם הופך להיות זול יותר.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.مع توفّر الغذاء بدرجة كبيرة، أصبح الخبز أرخص.
Böylece yemek daha bol oldu, ekmek ucuzlamaya başladı.パンが安くなるにつれて、パンの生産者は様々なものを混ぜる事にしました
Bu aralar bitler ucuzladı. Bu da maalesef onları düzenlemek için çok fazla zaman harcamanız anlamına geliyor.Malheureusement cela veut dire que vous devez passer plus de temps à les trier.
Bu aralar bitler ucuzladı. Bu da maalesef onları düzenlemek için çok fazla zaman harcamanız anlamına geliyor.Sfortunatamente ciò significa che bisogna passare più tempo separandoli.
Bu aralar bitler ucuzladı.Dzisiaj karty pamięci są tanie.
Bu aralar bitler ucuzladı.Heutzutage sind Bits billig.
Bu aralar bitler ucuzladı.Hoy en día los bits son baratos.
Bu aralar bitler ucuzladı.요즘은 사진 찍기에 돈이 싸게 먹혀요.불행히도 그것은
Bu aralar bitler ucuzladı.Tegenwoordig zijn bits goedkoop.
Bu aralar bitler ucuzladı.Zilele astea biţii sunt ieftini.
Bu aralar bitler ucuzladı.Битовете днес са евтини.
Bu aralar bitler ucuzladı.Сегодня, биты мало стоят.
Bu aralar bitler ucuzladı.הביטים בימינו זולים, לצערי זה אומר
Bu aralar bitler ucuzladı.هذه الأيام البايت (ذاكرة رقمية) زهيد الثمن، بكل أسف هذا يعني
Bu aralar bitler ucuzladı.不幸にも このことは
Bu aslında geçek bir soruna uygulanıyor; dünyada yarım milyar insan ucuz gözlük camını elde edemiyor.이것은 실제로 다음의 문제에 적용이 됩니다. 이 세계에서 약 5억에서 10억 사이의 인구가 값싼 안경을 구하지 못하고 있습니다.
Bu aslında geçek bir soruna uygulanıyor; dünyada yarım milyar insan ucuz gözlük camını elde edemiyor.אז זה בעצם נוגע לבעיה של-- יש בעולם חצי-מיליארד עד מיליארד בני-אדם שלא יכולים להשיג משקפיים זולים.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Als je die met goedkoper materiaal namaakt, breekt hij in tweeën.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Dacă îl faci din vreun material mai ieftin, se va rupe în două.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Ha valamilyen olcsóbb anyagból készülne, kettétörne.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Jika dibuat dengan material yang lebih murah, sepatu itu akan terbelah jadi dua
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.좀 더 싼 재료로 만들면, 이 신발은 반으로 갈라져요.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Mà nếu bạn làm nó từ những vật liệu rẻ tiền hơn, nó sẽ thực sự ngãy làm đôi.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Se for feito com um material barato, parte-se em dois.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Se li si fanno con materiale più economico, si spezzano in due.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Si lo haces de un material más barato, se partirá en dos.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Si on le fabrique à partir d'un matériau moins cher, il va se fissurer en deux.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Wenn man ihn aus einem billigeren Material anfertigen würde, zerbricht er in zwei Hälften.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Zrobiony z tańszego materiału przełamie się w pół.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Εάν το κατασκευάσεις από κάποιο φτηνότερο υλικό, σπάζει στα δύο.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Ако се направи от някакъв по-евтин материал, всъщност ще се спука на две.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Если использовать более дешевый материал, каблук разломится надвое.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Якщо виготовити їх з якогось дешевшого матеріалу, то підбори розламаються навпіл.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.אם מייצרים אותו מחומר זול יותר, הוא פשוט נסדק לשניים.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.إذا قمت بصناعته من نوع لمادة أرخص، فإنها فعليا ستنشطر إلى اثنين.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.二つに割れてしまいます 彼に少し工夫をさせたわけです
Bu da bizim malları ve servisleri satın almadan daha kolay ve ucuza kullanmamızı sağlıyor.그래서 재화나 서비스를 소유하는 것보다 보다 편리하고 적은 비용으로 그것에 접근할 수 있도록 하는 다양한 경우들이
Bu da bizim malları ve servisleri satın almadan daha kolay ve ucuza kullanmamızı sağlıyor.To pozwala nam udostępniać towary i usługi w sposób wygodniejszy i często tańszy niż kupowanie ich.
Bu da bizim malları ve servisleri satın almadan daha kolay ve ucuza kullanmamızı sağlıyor.Y eso permite que el acceso a los bienes y servicios sea más conveniente y más económico que el poseerlos.
Bu da bizim malları ve servisleri satın almadan daha kolay ve ucuza kullanmamızı sağlıyor.כל זאת מכין את הקרקע ליצירת גישה לשירותים ומוצרים יותר נוחים וזולים מבחינות רבות
Bu da bizim malları ve servisleri satın almadan daha kolay ve ucuza kullanmamızı sağlıyor.وهذا يجعل الوصول إلى السلع والخدمات في معظم الأحيان، أكثر راحة وأقل كلفة
Bu da bizim malları ve servisleri satın almadan daha kolay ve ucuza kullanmamızı sağlıyor.所有するよりも便利で安価に モノやサービスを利用できる 環境が整います
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod