özveri ile cümle

özveri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O, genç olduğu için, hasta büyük annesine özveriyle hizmet etti.Young as she was, she devotedly attended on her sick grandmother.
Japonya'da, öğrencilerin özverili ve grup merkezli olması gerekiyor.In Japan, students are supposed to be selfless and group-centered.
Fiziksel form zaman ve özveri gerektirir.Physical fitness requires time and dedication.
Bu beceri ve özveri gerektirir.It requires skill and dedication.
Onun özverisi takdire değer.His self-denial is admirable.
Ben böyle özveri görmedim.I've never seen such dedication.
Tom ve Mary çok özverili ebeveynlerdir.Tom and Mary are very devoted parents.
Böyle özverili biri olduğunu bilmiyordum.I didn’t take you for such a selfless person.
Seni bu kadar özverili birisi sanmazdım.I didn’t take you for such a selfless person.
Böylece beklenen başarı, 1 yıl sonra özverili bir çalışma sürecinin ardından gelir.Functioning significantly improves within 1 year of discontinuation.
Bu ilişki sevgi ve yakın dostluk için özveride bulunmanın hikâyesidir.The series is about love and friendship.
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?What am I that you'd go that far for me?
"Hanna, özverili çalışman için çok müteşekkirim.""Hanna, I'm so grateful for your hard work."
İhtiyaçlar! ve büyük özveriler. İnsan hayatının yenilenme işlemi, kaynama noktasına ulaşmıştır.The process of renovation of human life has reached a boiling point.
-Bu el yapımı bir pijama, büyük bir özveriyle yapılmış.- It is a personally-made cat pajama filled with devotion. <br />- Thank you very much.
Bu, çok büyük bir özveri ile yapıldı.It was made with such a lot of devotion.
Bu kıta büyük özverilerin bir ürünüdür.The company is result of many compromises.
Trebjesanin, "Sporda, başarının %95'i sıkı çalışma ve özveriyle elde edilir."In sports, 95% of success is achieved through hard work and sacrifice.
Bu koşullar altında, çalışanların özverili olmasını beklemek akıllıca bir şey mi?In such an environment, is it reasonable to expect workers to become altruistic?
Ailemiz için bu özveride bulunmalıyız."It will be a sacrifice for us, for the sake of your family."
Bob Hope "Sinema Filmi Endüstrisine yaptığı özverili hizmetlerinden dolayı".Bob Hope "in recognition of his unselfish services to the Motion Picture Industry".
Schleswig-Holstein Sorunu karşısında ikisi de bunun için gerekli özveriye sahip olduklarını gösterdiler.En répondant à la question du Schleswig-Holstein, ils démontrèrent leur application à le faire.
Özverinin insanlaşmış hali.Deludente dal punto di vista umano.
Selena pek çok hayranının büyük özverisini yitirmedi.Emma non si è neanche accorta di aver perso la preziosa collana.
Romanda, kadın özverisine vurgu yapılır.عَرُوس : يقصد به الأنثى ليلة عرسها فقط.
Harcın, aşkın, özverinin, isyanın ve azmin oluşturduğu bir öykü.قصة القتل، الجنون والانتقام.
Özverinin insanlaşmış hali.التسامى بالنفس الإنسانية.
Schleswig-Holstein Sorunu karşısında ikisi de bunun için gerekli özveriye sahip olduklarını gösterdiler.Em resposta à Questão de Schleswig-Holstein, os dois demonstraram eficiência em fazê-lo.
Konuşma yeteneğinin yüksek olması ve genç öğrencilere yönelik özverili gayretleri ile bilindi.Possuem a reputação de desenvolver jovens talentos e trabalhar com talentos estrangeiros pouco conhecidos.
Seve seve, özveriyle, içtenlikle, gönülden sunulan bir yaşam.Lugnt och hedersamt privatliv efter väl förrättat livsverk.
Böylece beklenen başarı, 1 yıl sonra özverili bir çalışma sürecinin ardından gelir.Framgångsrik parning sker först efter ett år med flera parningsförsök.
Harcın, aşkın, özverinin, isyanın ve azmin oluşturduğu bir öykü.Det är fången själv som uttrycker lidande, längtan och ånger.
Schleswig-Holstein Sorunu karşısında ikisi de bunun için gerekli özveriye sahip olduklarını gösterdiler.I et svar på Slesvig-Holstein-spørsmålet viste de seg begge ivrige til å gjøre slikt.
Schleswig-Holstein Sorunu karşısında ikisi de bunun için gerekli özveriye sahip olduklarını gösterdiler.Dalam menanggapi Permasalahan Schleswig-Holstein, keduanya terbukti dapat melakukannya dengan baik.
Bu ilişki sevgi ve yakın dostluk için özveride bulunmanın hikâyesidir.Cô ấy buồn về chuyện tình yêu và tình bạn của mình.
Bununla birlikte, Balaş Sevil'in bu özverisini hiçe saymaktadır.Tất nhiên, cô bé Sybil không thể hiểu những ý nghĩa ẩn sâu này.
Schleswig-Holstein Sorunu karşısında ikisi de bunun için gerekli özveriye sahip olduklarını gösterdiler.Trong đợt tấn công này, Schleswig-Holstein bị buộc phải đổi hướng nhằm né tránh ngư lôi.
Sizi, vatandaşları birleşmeye ve Bolşevizmle mücadelede, herkesi gerekirse özveride bulunmaya çağırıyorum.私は、国民がボリシェヴィキを倒すために団結し、必要とあれば、あなた方が全てを犠牲にして戦うことを求める。
Bunların giderilmesi için halktan son bir kez özveride bulunması istendi.他の人を引っ張っていく(リードする)人であって欲しいという願いをこめて命名されていた。
Schleswig-Holstein Sorunu karşısında ikisi de bunun için gerekli özveriye sahip olduklarını gösterdiler.在解决石勒苏益格-荷尔斯泰因问题上,两国都证明自己足够勤勉。
Bu noktada onların ciddi özverisi etkili olur.這些觀點在後世影響很大。
Bu ilişki sevgi ve yakın dostluk için özveride bulunmanın hikâyesidir.這是一個關於愛情、親情的故事。
Selena pek çok hayranının büyük özverisini yitirmedi.Елинор печели многобройни почитатели.
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?Cine sunt eu sa faci toate astea pentru mine?
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?Kaj pa sem jaz, da si se tako zelo potrudil zame?
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?Kim jestem, że tak daleko sie dla mnie posuwasz?
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?Mình là gì mà cậu phải làm nhiều việc vì mình thế chứ?
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?Perchè vai tutto questo per me, cosa sono io?
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?Qui suis-je pour que tu ailles aussi loin pour moi ?
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?Siapa aku, sehingga kau melakukan hal yang seperti ini kepadaku?
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?Vad är jag för dig att du går så in i det för mig?
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?Was bin ich, dass du so weit für mich gehst?
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?Wat ben ik dat je zo ver gaat voor me?
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?Τι είμαι κι έκανες τόσο κόπο για μένα;
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?Что я для тебя значу, что ты готов ради меня на такое?
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?מי אני שתעבוד קשה כל כך בשבילי?
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?ماذا أنا لكي تفعل كل هذا من أجلي؟
Ben neyim ki senin için bu kadar özverili şeyler yapıyorsun?私なんかのためにって お前のためじゃなきゃ 顔も洗わないよ
Bu, çok büyük bir özveri ile yapıldı.A fost facuta cu asa de mult devotament!
Bu, çok büyük bir özveri ile yapıldı.Była wykonana z tak dużym oddaniem.

İlgili Sayfalar