özgecil ile cümle
özgecil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.32
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Motivasyonda karşılıklılık ve özgecilikReciprocity vs. altruism in motivation
İşbirliği Gerçek Sosyal Yaşam Sosyal Psikoloji ÖzgecilikCooperation Eusociality Social animal Social psychology Tootling
Kendine referans etkisi ile özgecilik arasındaki ilişki MPFC'dir.The relation the self-reference effect and altruism is the MPFC.
Aynı şey, sosyal istenirlik söz konusu olduğunda özgecil insanlar için de geçerlidir.Whereas the same is for people who are high in altruism when using social desirability.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.Ak chcete, je to forma ekologického altruizmu -- možno niečo v tom zmysle.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey. Belki ta kendisi.C'est une forme, si vous voulez, d'altruisme écologique -- quelque chose dans cette ligne-là.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey. Belki ta kendisi.Se volete, è una forma di altruismo ecologico -- forse qualcosa in quella direzione.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey. Belki ta kendisi.Είναι μια μορφή, αν θέλετε, οικολογικού αλτρουισμού - ίσως κάτι προς αυτή την κατεύθυνση.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.Det är en form, om man vill, av ekologisk altruism -- kanske något i den stilen.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.Es ist eine Form, wenn Sie wollen, von wirtschaftlichem Altruismus -- Vielleicht etwas in die Richtung.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.Este o forma, daca vreti, de altruism ecologic -- poate ceva de genul asta.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.Es una forma, si así quieren llamarle, de altruismo ecológico... Quizás algo cercano a eso.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.É uma espécie de altruísmo ecológico, por assim dizer -- talvez algo assim parecido.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.Het is, als je wil, een vorm van ecologisch altruïsme -- iets in deze richting.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.원하신다면 일종의 생태계적인 이타주의와 동일선 상에 놓인 그런 형태라고도 할 수 있겠네요. 어쩜 그것일 수도 있구요.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.To forma, że tak to nazwę, altruizmu ekologicznego -- czy czegoś podobnego.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.И если хотите форма экологического альтруизма. Что то есть в этом определении.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.Това е форма, ако щете, на екологичен алтруизъм -- може би нещо от този сорт.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.אם תרצו, זו מין צורה של אלטרואיזם אקולוגי -- אולי משהו דומה לזה. אולי זה בדיוק זה.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.إنه إسلوب، إذا أردت أن تسميه، يعكس الإهتمام البيئى -- ربما شيئ ما خلال تلك الخطوط. يُمكن أن يكون كذلك.
Bu bir ekolojik özgecilik modelidir, eğer isterseniz tabi -- belki o doğrultuda birşey.一つの姿でしょう おそらくこの方向でしょう それが何であれ
Bu da bilimadamlarının özgecil cezaların toplumları birarada tutan şey olduğunu söylemeye teşvik etti.이러한 사실로 인해 한 과학자는 이타적인 징벌은 사회적인 연대감을 유지하는 접착제의 역할을 하는 것이라고 어느 과학자가 단언했습니다.
Bu da bilimadamlarının özgecil cezaların toplumları birarada tutan şey olduğunu söylemeye teşvik etti.Lo cual llevó a un científico a declarar que el castigo altruista puede ser lo que aglutina a las sociedades.
Bu da bilimadamlarının özgecil cezaların toplumları birarada tutan şey olduğunu söylemeye teşvik etti.To vedlo jednoho vědce k prohlášení, že altruistický trest může být tmelem, který drží společenství pohromadě.
Bu da bilimadamlarının özgecil cezaların toplumları birarada tutan şey olduğunu söylemeye teşvik etti.מה שהוביל מדען אחד להכריז שייתכן ועונש אלטרואיסטי הוא הדבר שמחזיק חברות ביחד.
Bu da bilimadamlarının özgecil cezaların toplumları birarada tutan şey olduğunu söylemeye teşvik etti.保持する接着剤の役割をすると断言させました さて私は 新しい形のコミュニケーションや媒体が
Yoksa gerçekte Rembrandt'ın bu oyununda tarif edilen özgecil fedakar hoş, sevimli karakterler olabilir miyiz?Alebo by sme mohli občas byť podobní nesebeckému altruistovi v tejto krásnej kresbe od Rembrandta?
Yoksa gerçekte Rembrandt'ın bu oyununda tarif edilen özgecil fedakar hoş, sevimli karakterler olabilir miyiz?Eller kan vi faktiskt ibland vara som den osjälviske altruisten skildrad här i Rembrandts underbara skiss?
Yoksa gerçekte Rembrandt'ın bu oyununda tarif edilen özgecil fedakar hoş, sevimli karakterler olabilir miyiz?아니면 실제로는 렘브란트의 이 아름다운 스케치가 묘사하는 것처럼 가끔은 자신조차도 버리고 헌신하는 이타주의자들인가요?
Yoksa gerçekte Rembrandt'ın bu oyununda tarif edilen özgecil fedakar hoş, sevimli karakterler olabilir miyiz?או שאולי אנו עשויים להיות מעת-לעת משהו כמו האלטרואיסט ללא אגו המתואר בתרשים המאוד מקסים הזה של רמברנט?
Yoksa gerçekte Rembrandt'ın bu oyununda tarif edilen özgecil fedakar hoş, sevimli karakterler olabilir miyiz?أم أننا ربما أحياناً نكون مثل الغير أنانيين المحبيين للغير المتمثلة فى لوحات رامبراندت، مثال رائع هنا ؟
Yoksa gerçekte Rembrandt'ın bu oyununda tarif edilen özgecil fedakar hoş, sevimli karakterler olabilir miyiz?描かれたような無私の利他主義者に なることも 時にはあるでしょうか? 心理学はこう言っています