özgürce ile cümle
özgürce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce中国で自由化されました。
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.E as ferramentas para o distribuir livremente, sob licenças abertas nunca foram tão baratas e generalizadas.
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.이 도구들은 저작권도 없이 자유롭게 쓸 수 있습니다. 이렇게 저렴하고, 접근이 쉬웠던 적이 여지껏 없었습니다.
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.Środki do ich darmowego rozpowszechniania nigdy nie były tańsze i bardziej rozpowszechnione.
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.Và các dụng cụ để phân phối nó miễn phí, bản quyền mỡ cũng chưa bao giờ rẻ và nhiều như thế.
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.והיכולת להפיץ את זה בחופשיות, תחת רישיון פתוח, מעולם לא היתה כה זולה או פשוטה.
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.والأدوات لكي توزعه بحرية وبتراخيص مفتوحة لم تكن أيضًا أرخص من ذلك ولا أكثر توافرًا
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.自由配布されるこの道具が 現在こんなに安く簡単に手に入るのです ブログにビデオシリーズを載せたところ
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Data fanns tillgängliga, vilka var öppna, som var fritt tillgängliga, men ingen ville ta det till sig.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Datanya ada di sana dan tersedia secara bebas, namun tidak ada yang ingin mengetahuinya.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.De data waren er, openbaar, vrij beschikbaar, maar niemand wilde het weten.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Die Daten waren da draußen, offen, frei zugänglich, aber niemand wollte davon wissen.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Dữ liệu này được công bố ra ngoài, hoàn toàn mở,và có sẵn. nhưng không một ai muốn biết về nó.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.I dati c'erano, erano chiari, disponibili ma nessuno voleva saperne.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Informațiile existau, erau liber disponibile tuturor, dar nimeni nu dorea să știe.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Les données étaient là, accessibles à tous, librement disponibles, mais personne ne voulait savoir.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Los datos estaban ahí, abiertos, libremente disponibles pero nadie quería atenderlos.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Os dados estavam lá, eram públicos, estavam em livre acesso, mas ninguém quis saber.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Ott voltak és nyilvánosak voltak az adatok, és senki sem akart róluk tudomást venni!
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Ta data tu byla, bylo to otevřené, všem přístupné, ale nikdo to nechtěl vědět.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Τα δεδομένα υπήρχαν, ήταν ελεύθερα, διαθέσιμα, αλλά κανείς δεν ήθελε να ξέρει.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Данните съществуваха, те бяха открити, бяха достъпни безплатно, но никой не го беше грижа.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.И ведь данные были открыты, находились в свободном доступе, но никто и знать не хотел.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi. Ama kimse bilmek istemedi.Отже, дані були відкриті, перебували у вільному доступі, але ніхто і знати не хотів.
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi.자료가 공개적으로 나와있었고, 누구든 자유롭게
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi.כל הנתונים כבר היו קיימים, פתוחים וזמינים לכל,
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi.كانت المعطيات موجودة، كانت مفتوحة، كانت متاحة مجانًا،
Veriler oradaydı, umuma açıktı, herkes özgürce faydalanabilirdi.しかし誰も知りたがらなかったのです
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.A má duše se volně vznášela jako obrovská velryba plující mořem tiché euforie.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Dan jiwa saya terbang bebas, seperti seekor ikan paus melayang dalam lautan eforia yang sunyi.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.És a lelkem szabadon szárnyalt, mint egy hatalmas bálna, a csendes eufória tengerén tovasuhanva.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Jak dżin uwolniony z lampy. Mój nieskrępowany duch niczym wieloryb płynął przez morza niemej euforii.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.고요한 행복감의 바다를 부드럽게 미끄러지고 있었죠. 열반. 저는 열반을 발견했어요. 제가 이렇게 생각한 기억이 나요.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Mi espíritu flotaba libre como una gran ballena navegando por un mar de euforia silenciosa.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Mijn geest zweefde, als een grote walvis koersend door een zee van stil geluk. Nirvana.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Min själ flöt fritt, som en stor val glidandes genom ett hav av tyst eufori.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Moja duša je lebdela, prosta kot veliki kit, drseč čez ocean tihe evforije.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Môj duch sa vznášal slobodne, ako veličizná veľryba, čo sa kĺže oceánom tichej eufórie.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu. Nirvana.Ja henkeni vaelteli vapaana, kuten suuri valas joka liitää hiljaista euforiamerta pitkin.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Og min sjæl svævede frit, som en stor hval gled den gennem en sø af stille eufori.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.O meu espírito subiu livre, como uma grande baleia a deslizar pelo mar da euforia silenciosa.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Și spiritul meu se înălța liber, ca o balenă uriașă plutind într-o mare de euforie tăcută.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Và linh hồn tôi bay cao lên tự do, như một con cá voi khổng lồ lướt qua đại dương phiêu diêu yên lặng.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Το πνεύμα μου πετούσε ελεύθερο, σαν μία τεράστια φάλαινα που γλιστράει μέσα σε μια θάλασσα σιωπηλής ευφορίας.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.А духът ми се рееше свободно, като голям кит, плъзгащ се плавно през море от тиха еуфория.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.А мой дух парил свободно, будто большой кит, плавно двигающийся в волнах безмолвной эйфории.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Мій дух вільно ширяв, наче величезний кит, що пливе у морі безмовної ейфорії.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.ורוחי נסקה חופשיה, כמו לוויתן לבן גדול המחליק בים של התעלות דוממת.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.وتحررت روحي مثل حوت ضخم ينساب في بحر البهجة الصامتة
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.静かな幸福の海を 滑るように進みました 天国を 私は天国を見つけたのです
‹‹Yaşamımdan usandım, Özgürce yakınacak, İçimdeki acıyla konuşacağım.Aku bosan dan muak dengan hidupku, maka kucurahkan kepahitan jiwaku
‹‹Yaşamımdan usandım, Özgürce yakınacak, İçimdeki acıyla konuşacağım.Duši moji se gnusi življenje; zato naj tožba moja teče, govoril bodem v bridkosti duše svoje.
‹‹Yaşamımdan usandım, Özgürce yakınacak, İçimdeki acıyla konuşacağım."Ik ben het leven moe. Laat mij maar rustig klagen en mijn bitterheid en bedroefdheid onder woorden brengen.
‹‹Yaşamımdan usandım, Özgürce yakınacak, İçimdeki acıyla konuşacağım.내 영혼이 살기에 곤비하니 내 원통함을 발설하고 내 마음의 괴로운대로 말하리라
‹‹Yaşamımdan usandım, Özgürce yakınacak, İçimdeki acıyla konuşacağım.Lelkembõl útálom az életemet, megeresztem felõle panaszomat; szólok az én lelkem keserûségében.
‹‹Yaşamımdan usandım, Özgürce yakınacak, İçimdeki acıyla konuşacağım.M'am desgustat de viaţă! Voi da drum slobod plîngerii mele, voi vorbi în amărăciunea sufletului meu.
‹‹Yaşamımdan usandım, Özgürce yakınacak, İçimdeki acıyla konuşacağım.Mi alma está hastiada de mi vida. Daré rienda suelta a mi queja; hablaré en la amargura de mi alma
‹‹Yaşamımdan usandım, Özgürce yakınacak, İçimdeki acıyla konuşacağım.Min Sjæl er led ved mit Liv, frit Løb vil jeg give min Klage over ham, i min bitre Sjælenød vil jeg tale,
‹‹Yaşamımdan usandım, Özgürce yakınacak, İçimdeki acıyla konuşacağım.Min själ är led vid livet. Jag vill giva fritt lopp åt min klagan, jag vill tala i min själs bedrövelse.
‹‹Yaşamımdan usandım, Özgürce yakınacak, İçimdeki acıyla konuşacağım.Min sjel er lei av mitt liv, jeg vil la min klage ha fritt løp, jeg vil tale i min sjels bitre smerte.