özgürce ile cümle

özgürce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
1.Herkes, bir işte çalışma ve özgürce seçilmişveya kabul edilmişbir mesleğisürdürme hakkına sahiptir.Var och en har rätt att arbeta och utöva ett fritt valt eller accepterat yrke.
1.Herkes, bir işte çalışma ve özgürce seçilmişveya kabul edilmişbir mesleğisürdürme hakkına sahiptir.Изкуствата и научните изследвания са свободни. Зачитасеакадемичнатасвобода.
Ama halklara gelince, umurumuzda bile değil. Birbirimizle özgürce ticaret yapıyoruz. Savaş halinde değiliz.하지만 본질적으로 사람들은 상관하지 않습니다. 우리는 서로 자유롭게 무역을 합니다. 전쟁을 하는 게 아니지요.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Îi studiem creierul cu niște electrozi fixați pe bonetă, așa că mișcările nu îi sunt limitate.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.우리는 머리에 씌운 작은 알갱이 장치로 아이의 머리를 추적했습니다. 그래서 완전히 구속되지 않은 상태로 자유롭게 움직입니다.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Monitorujeme posici její hlavy pomocí terčíků v čepičce, takže se může hýbat naprosto bez omezení.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Njeno glavo spremljamo preko kroglic v kapici, zato je prosta, da se giblje.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Pään likettä mitataan myssyn pienillä pelleteillä, vauva pystyy liikkumaan täysin vapaasti.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Seguiamo la sua testa con dei piccoli sensori in una cuffia, così può muoversi senza costrizioni.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Seguimos su cabeza con unas bolitas en la gorra de modo que pueda moverse con absoluta libertad.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Sledujeme pohyby jej hlavy pomocou senzorov v čiapke, takže sa môže úplne voľne pohybovať.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Śledzimy jej głowę za pomocą drobnych elektrod w hełmie więc może ruszać się bez ograniczeń.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Vi følger hendes hoved via små kugler i en kasket, så hun kan bevæge sig fuldstændig utvunget.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Vi följer hennes huvud med små pellets i en hätta, så hon kan röra sig helt obehindrat.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.We volgen haar hoofd met behulp van kleine knikkers in een muts. Ze kan volkomen vrij en ongehinderd bewegen.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Ние проследяване главата и с малки топчици в шапката, така че тя е свободна да се движи съвсем непринудено.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.אנו עוקבים אחר ראשה בעזרת לוחיות קטנות בכיפה, כך שהיא חופשיה לנוע ללא שום מגבלות.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.وكنا نتتبع ما يدور بدماغها مع تثبيت كرة صغيرة على الخوذة, ما يعطيها مطلق الحرية في تحريك رأسها بإرتياح.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.データを取っているので 赤ちゃんはまったく不自由なく 体を動かせます 技術的に大変良くできています
Birbirimizle özgürce ticaret yapıyoruz.Facciamo commercio libero tra i due paesi.
Birbirimizle özgürce ticaret yapıyoruz.Facem comerţ liber.
Birbirimizle özgürce ticaret yapıyoruz.Handlujem ze sobą swobodnie.
Birbirimizle özgürce ticaret yapıyoruz.Kita saling berdagang dengan bebas.
Birbirimizle özgürce ticaret yapıyoruz.Mi szabadon kereskedünk egymással.
Birbirimizle özgürce ticaret yapıyoruz.Não estamos em guerra.
Birbirimizle özgürce ticaret yapıyoruz.Nous entretenons des échanges commerciaux libres.
Birbirimizle özgürce ticaret yapıyoruz. Savaş halinde değiliz.Wir haben einen freien Handel und wir sind nicht im Krieg.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Al dat dit de meeste kuddes kost is verlies van onbeperkt paren.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Die einzigen Kosten in den meisten Herden ist der Verlust der freien Partnerwahl.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.El único costo en la mayoría de las manadas es que dejarán de cruzarse libremente.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Ennek az ára a legtöbb nyájban csak a szabad párzás feladása.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Jediné, co ve většině stád ztratí, je možnost volně se pářit.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Jedynym kosztem dla stada było ograniczenie wolnego współżycia.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.대부분의 양떼들에게 유일한 비용이란 자유로운 교미의 박탈뿐이지요.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Le seul coût pour la plupart des troupeaux est la perte des accouplements libres.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.L'unico costo pagato dalla maggior parte di loro è stata la perdita di libertà nell'accoppiamento.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Ongkos yang harus ditanggung hanyalah tidak bisa kawin dengan bebas.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.(Risos) O preço a pagar na maioria dos rebanhos é a perda de livre acasalamento.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Singurul lucru care le-a costat a fost pierderea șansei de a-și alege partenerii pentru reproducere.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Tämän ainoana hintana on useimmissa katraissa vapaan parittelun menettäminen.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Το μόνο αρνητικό στα περισσότερα κοπάδια είναι η απώλεια του ελεύθερου ζευγαρώματος.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Единствената цена в повечето стада е загуба на свободно чифтосване.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.И это обошлось им только в потерю свободы спаривания.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.המחיר היחיד ברוב העדרים, ולא תמיד, הוא אובדן חופש ההזדווגות.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.الضريبة الوحيدة على القطيع هي تنازلها عن المعاشرة الحرة.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.なんという取引でしょう
Bu somon avlayan, uydu etiketli özgürce yüzen ve bu sırada bize veri yollayan bir köpek balığı.Che non gli impedisce di nuotare liberamente ed inseguire i salmoni, mentre ci invia i suoi dati.
Bu somon avlayan, uydu etiketli özgürce yüzen ve bu sırada bize veri yollayan bir köpek balığı.Egy vadon élő, megjelölt cápa éppen lazacra vadászik, de közben küld nekünk adatokat is.
Bu somon avlayan, uydu etiketli özgürce yüzen ve bu sırada bize veri yollayan bir köpek balığı.Este un rechin care înoată liber, cu un marcaj-satelit sărind după un somon, trimiţându-şi acasă datele.
Bu somon avlayan, uydu etiketli özgürce yüzen ve bu sırada bize veri yollayan bir köpek balığı.Het is een vrij zwemmende haai met een satelliettag springend naar zalm, die zijn gegevens naar ons stuurt.
Bu somon avlayan, uydu etiketli özgürce yüzen ve bu sırada bize veri yollayan bir köpek balığı.인공위성 칩을 달고 상어는 자유롭게 헤엄칩니다 연어를 쫓아 뛰어오르고 그 자료는 우리에게 옵니다
Bu somon avlayan, uydu etiketli özgürce yüzen ve bu sırada bize veri yollayan bir köpek balığı.To oznaczony rekin pływający na swobodzie, ścigający łososia i wysyłający nam dane.
Bu somon avlayan, uydu etiketli özgürce yüzen ve bu sırada bize veri yollayan bir köpek balığı.Това е свободно плуваща акула със сателитен маркер, подскачаща след сьомгата, и изпращаща данни до базата.
Bu somon avlayan, uydu etiketli özgürce yüzen ve bu sırada bize veri yollayan bir köpek balığı.Эта акула со спутниковым датчиком, отсылающим нам данные, свободно охотится и прыгает за лососем.
Bu somon avlayan, uydu etiketli özgürce yüzen ve bu sırada bize veri yollayan bir köpek balığı.זהו כריש חופשי עם תג לוויני שקופץ בעקבות גד סלמון, ושולח חזרה נתונים.
Bu somon avlayan, uydu etiketli özgürce yüzen ve bu sırada bize veri yollayan bir köpek balığı.إنه قرش يسبح بحرية مزوداً ببطاقة قمر صناعي يقفز وراء السلمون ويرسل لنا بياناتها
Bu somon avlayan, uydu etiketli özgürce yüzen ve bu sırada bize veri yollayan bir köpek balığı.サケをジャンプして追いながら データをこちらに送信してくれるのです タグを取り付けるのは ネズミザメだけではありませんが
Bu sürecin sonunda çalışmaları yayılabilir ve kamu tarafından özgürce kullanılabilirdi.Daarna zouden die werken publiek domein worden, waarin het verspreid kon worden en vrij op gebouwd worden.
Bu sürecin sonunda çalışmaları yayılabilir ve kamu tarafından özgürce kullanılabilirdi.Danach wurden ihre Werke gemeinfrei und sie konnten verbreitet und von anderen genutzt werden.
Bu sürecin sonunda çalışmaları yayılabilir ve kamu tarafından özgürce kullanılabilirdi.이 기간이 끝나면 그들의 창작물은 공유재산이 되어 더욱 널리 퍼져나갈 수 있었고 다른 창작물들의 기반으로 활용될 수 있었습니다.

İlgili Sayfalar