özgür ile cümle
özgür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Amerika, kendisinin dünyanın en özgür ülkesi olduğundan hoşlanıyor.America fancies itself the world's freest nation.
Ömrüm boyunca özgürlüğü sevdim.I loved freedom all my life.
Demokrasinin ölçüsü eleştiri özgürlüğüdür.The test of democracy is freedom of criticism.
Özgür irade sorunu din için bir dikenli bir bilmece.The question of free will is a prickly conundrum to religion.
Şimdi özgür demokrasi.Free democracy now!
Tom'un neredeyse bütün özgür zamanı bir golf kursunda harcanıyor.Almost all of Tom's free time is spent on a golf course.
Mary Tom'un parasını biraz özgürce harcadığını söylüyor.Mary says that Tom spends his money a little too freely.
O, özgürlükçü bir terbiye aldı.He's had a liberal upbringing.
Özgürlük ülkesi, geleceğin ülkesi, seni selamlıyorum!Land of liberty, land of the future, I salute you!
Tom'un çok fazla özgürlüğü yoktur.Tom doesn't have a lot of freedom.
Hayatta kalan mültecilerin özgürlük gözünde tütüyor.The surviving refugees longed for freedom.
Dünyada size böyle özgürlükler veren çok az yer vardır.There are few places in the world that give you such freedoms.
Eğer özgürlük istiyorsan, ebeveynlerinle yüzleşmek zorunda kalacaksın.If you want freedom, you'll have to face your parents.
Boşanma kağıtlarını az önce imzaladım, nihayet özgürüm!I've just signed the divorce papers; I'm free at last!
Amerika Birleşik Devletleri, kendisini dünyanın en özgür ülkesi olarak hayal ediyor.The United States fancies itself the world's freest nation.
O bir özgürlükçü.He's a libertarian.
Hiçbir şey için umut etmiyorum, hiçbir şey için korkmuyorum, ben özgürüm.I hope for nothing, I fear for nothing, I am free.
Düşündüğünü söylemekte özgürsün.You are free to say what you think.
İnsan basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede nasıl yaşar?How does one live in a country where there is no freedom of the press?
Her biri özgürce karar verebilir.Each can decide freely.
Bireysel özgürlük demokrasinin temelidir.Individual liberty is the essence of democracy.
Bu mutlu köleler özgürlüğün en çılgın düşmanlarıdır.These happy slaves are the most furious enemies of freedom.
O, akıllı ve özgür bir kız.She's a smart and independent girl.
Ben özgürüm!I'm free!
Bazıların terörist dedikleri diğerleri için özgürlük savaşçısıdır.Those who are terrorists for some, are freedom fighters for others.
Özgürlüğümü istiyorum.I want my freedom.
Özgür olmak istiyorum.I want to be free.
Ben özgür olmak istedim.I wanted to be free.
Sadece özgür olmak istiyorum.I just want to be free.
İstediğimiz şey özgürlük.What we want is freedom.
Basın özgürlüğü ilerliyor.Press freedom is advancing.
Özgür yaşa veya öl.Live free or die.
Bir kuş kadar özgürüm.I'm as free as a bird.
Sen özgürsün.You're free.
Tom özgür.Tom is free.
Biz özgürüz.We're free.
Onlar özgürler.They're free.
Özgür olacağım.I'll be free.
Tamamen özgürüm.I'm totally free.
Onu birkaç saat tuttular ve sonra özgür olmasına izin verdiler.They held him for a few hours and then let him go free.
Bu özgür.This one's free.
Özgür olacaksın.You'll be free.
Uluslar özgürlük için savaşıyor.Nations are fighting for freedom.
Bu ülkede din özgürlüğü yok.There's no freedom of religion in this country.
Tom bir özgürlükçü.Tom is a liberal.
Tom çok özgür.Tom is very independent.
Özgür olmadığımı söylemedim.I didn't say I wasn't free.
Ben buraya kendi özgür irademle geldim.I came here of my own free will.
On dakika içinde özgürüm.I'm free in ten minutes.
Bu özgür bir ülke.It's a free country.
Paris özgürlüklerini savunmak için elinden geleni yaptı.Paris did its best to defend its liberties.
Özgürlük bir dindir, zamanımızın dinidir.Freedom is a new religion, the religion of our time.
Özgürlük yalnızca gücün olduğu yerdedir.Freedom is only where power is.
Pazartesi hariç her gün özgürüm.I'm free every day but Monday.
Tom'a özgürlüğünü veriyorum.I'm setting Tom free.
"Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik" Haiti'nin de sloganıdır."Freedom, Equality, Brotherhood" is also Haiti's motto.
Biz şimdi özgürüz.We're free now.
Artık özgürsün.You're free now.
Tom hakaretleri ile oldukça özgür görünüyor.Tom seems rather free with his insults.
Burası özgür bir ülke.This is a free country.