Bu aynı zamanda özgüllük sabiti olarak adlandırılır ve tepkimenin tüm adımlarının hız sabitlerini içerir.Dette kaldes også specificeringskonstanten og indkorporerer hastighedskonstanter for alle trin i reaktionen.
Her amino asit dizisi, kendine has özellikleri olan özgül bir yapı oluşturur.Hver unik aminosyresekvens producerer en specifik struktur, som har unikke egenskaber.
1950), Türk eski millî futbolcu Vecdi Özgül (d.Dødsfald: En af fortidens fodboldhelte er gået bort (dansk).
Enzimler ayrıca steroizomerik, yönsel ve kimyasal özgüllük de gösterebilirler.Enzymer kan også udvise et imponerende niveau af stereospecificitet, regioselektivitet og kemoselektivitet.
Ancak enfekiyöz mononükleoz için özgül bir tedavi yoktur.Namun, tidak ada pengobatan yang spesifik untuk mononukleosis infeksiosa.
Genellikle açık renkte olup özgül ağırlıkları 3'ten azdır.Batuan - batuan tersebut biasanya berwarna terang dan memiliki berat jenis yang kurang dari 3.
Özgül ağırlık 5,9–6,1 arasındadır ve sertliği 4,5 ila 5 arasındadır..Tỉ trọng cao từ 5.9 – 6.1 và độ cứng thấp từ 4.5 – 5.
B ve T hücrelerinin her ikisi de özgül hedefleri tanıyan reseptör molekülleri taşırlar.Cả hai tế bào B và tế bào T mang các phân tử thụ thể nhận ra các mục tiêu cụ thể.
Özgül ağırlığı 0,8 dir.Trọng lượng riêng là 4,8.
Bu başlıkla tarikat kendine özgülük bularak diğer her şeyden farklılaşmış, ayırt edilirlik sağlamıştır.Đó là quyết định quan trọng nhất vì nó chi phối tất cả những quyết định khác.
O doymuş buharın belirgin özgül ısısının negatif olacağı şaşırtıcı gerçeğini doğru tahmin eder.ここで彼は飽和蒸気の見かけの比熱が負になるという驚くべき事実を正確に予測する。
PC sürümünde özgül sunucu desteği bulunmaktadır.最終話でPCたちの支援を行う。
Özgül ağırlığı 1,05-1,30 g/cm3'tür.密度は1.02 - 1.035 g/cm3。
Levâyihü’l-Hikem Levâmi’ü’l-Efkâr Sevânihü’l-Beyân Misbâhü’l-Îzâh Âsâr-ı Hikmet ^ Özgül, Metin Kayahan (1987).(作詞:金杉弘子) よくかめよ (作詞:金杉弘子) ああ、めととばし (作詞:金杉弘子) ともだち かげぼうし (作詞:金杉弘子) なかよし ありがとう (作詞:金杉弘子) にっこり ともだち (作詞:金杉弘子) おお!
Çoğu mafik mineralin rengi koyu ve özgül ağırlığı 3'ten büyüktür.大多数铁镁质矿物颜色暗并且相对密度大于3。
Şu an için Behçet teşhisi için özgül olarak kullanılan bir laboratuvar testi yoktur.目前对于异食癖还没有单一的测试。
Özgüllük: HIV yok ise, sonuçların yüzdesi negatiftir.假陽性:當一個人沒有感染HIV時,但檢驗結果卻顯示為陽性。
Genellikle açık renkte olup özgül ağırlıkları 3'ten azdır.경진: 보통 사람이 느끼고, 문이 약간 흔들림 3.
Bir testin özgüllüğünün %100 olması, testin sağlıklı insanların hepsini doğru tanımlayabildiğini gösterir.אם סגוליות בדיקה מסוימת היא 1 (כלומר, 100%), הבדיקה תזהה את כל האנשים הבריאים כבריאים.
Özgül ağırlığı 0,8 dir.בהירותם המשותפת היא 3.8.
Daha da geliştirilmiş ve özgül tetikleme.אני עדיין לא מעכלת ושמחה מאוד.
Bu başlıkla tarikat kendine özgülük bularak diğer her şeyden farklılaşmış, ayırt edilirlik sağlamıştır.Общото е, че се правят непременно от дрян, различна е украсата.
Ancak enfekiyöz mononükleoz için özgül bir tedavi yoktur.Не съществува обаче специфично лечение за инфекциозната мононуклеоза.
Özgül ağırlık 5,9–6,1 arasındadır ve sertliği 4,5 ila 5 arasındadır..Относителната му плътност е между 5,9 и 6,1, а твърдостта по скалата на Моос е между 4,5 и 5 .
Glikoliz yolu her biri özgül bir enzim tarafından katalizlenen on basamak içerir.Глюконеогенезата е път, който се състои от единадесет ензимно катализира реакции.
Ancak enfekiyöz mononükleoz için özgül bir tedavi yoktur.Za infektivnu mononukleozu ne postoji propisano liječenje.
Özgül ısısı 1,34 kg/kg °C'dir.Gustoća planeta je samo 0.25 kg/m³, tj.
Ancak enfekiyöz mononükleoz için özgül bir tedavi yoktur.Špecifický liek na infekčnú mononukleózu neexistuje.
Özgül bir toplumsal sistemi oluşturan şey, onun “başlıca içsel farklılaşma tarzı”dır.Vedú prevažne životný štýl typu "z ruky do úst".
Bir testin özgüllüğünün %100 olması, testin sağlıklı insanların hepsini doğru tanımlayabildiğini gösterir.Točnost 100 % pomeni, da so pri testu vsi bolni in zdravi ljudje poistoveteni pravilno.
Çoğu mafik mineralin rengi koyu ve özgül ağırlığı 3'ten büyüktür.Večina mafičnih mineralov je temne barve in ima gostoto večjo od 3 g/cm3.
B ve T hücrelerinin her ikisi de özgül hedefleri tanıyan reseptör molekülleri taşırlar.Tako B-celice kot T-celice prenašajo receptorske molekule, ki prepoznajo specifične tarče.
Mohs sertliği 3. Kırılma indeksi 1,63. Özgül ağırlığı 4,3-5.Pagal Moso skalę barito kietumas yra 3, lūžio rodiklis – 1,63, specifinis tankis 4,3-5.
Ancak enfekiyöz mononükleoz için özgül bir tedavi yoktur.Infekcinė mononukleozė nėra tiesiogiai gydoma.
Özgül yanma ısısı 5700-7700 kcal/kg arsındadır.Puusöe kütteväärtus on 7200-7450 kcal/kg.
Kalsedonun özgül ağırlığı 2.59-2.61'dir.Vääriskivi erikaal on 2,6–2,9.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Als chemicus hou ik me liever niet bezig met algemeenheden. Ik wil nadenken over de bijzonderheden.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Có lẽ, với tư cách là nhà hóa học, tôi muốn tránh dùng thuật ngữ chung chung; tôi muốn nghĩ về từ cụ thể.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Du point de vue d'un chimiste, je veux m'éloigner des termes trop généraux, je veux entrer dans les détails.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Forse, in quanto chimico, voglio stare lontano dai termini generali, voglio pensare ai dettagli.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.아마도, 화학자인 저는, 일반적 용어에서 벗어나는 것을 유지하고 싶습니다 저는 특정한 것들에 대해 생각해 보고 싶습니다
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Na przykład ja, jako chemik, chcę się trzymać z dala od ogólników; interesują mnie konkrety.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Talvez para mim enquanto químico eu quero manter afastados termos gerais; quero pensar especificamente.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Tal vez yo, como químico, quiero mantenerme alejado de los términos generales; quiero pensar en los detalles.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Třeba, pro mě jako chemika, nechci se pouštět do obecným pojmů; chci se zamyslet nad specifiky.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Εγώ, σαν χημικός, θέλω να κρατήσω μια απόσταση από τους γενικούς όρους θέλω να σκέπτομαι συγκριμένα.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Мабуть, будучи хіміком, я утримаюсь від узагальнень; хочу подумати про щось конкретне.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Наверное, я, как химик, я воздержусь от общих высказываний, я хочу подумать о специфике.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Но може би, за мен като химик, искам да стоя настрана от всеобщите термини, искам да мисля за детайлите.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.אולי בשבילי בתור כימאי, אני רוצה לשמור מרחק ממונחים כלליים; אני רוצה לחשוב על דברים פרטניים.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.لأنه بالنسبة لى كـ كيميائى، أريد دائما أن أتجنب المصطلحات العامة المبهمة، أريد التفكير فى الأمور المحددة.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.一般的な話は止めて 具体的な話をしましょう これが生命の定義にどう影響するか?
Babil'i yönetmiş olan 300'den fazla özgül yasa.실제로 바빌로니아를 통치한 300개의 구체적인 법률입니다.
Babil'i yönetmiş olan 300'den fazla özgül yasa.Toate legile sunt scrise cu litere cuneiforme in limba akkadiana.
Bize her noktadaki özgül ağırlığı veren bu fonksiyona, ro, dedik. -Die Dichte ist das gleiche wie Masse durch Volumen.
Bize her noktadaki özgül ağırlığı veren bu fonksiyona, ro, dedik. -En rho, de letter die lijkt op een p met een bochtige bodem-- geeft ons de dichtheid op een bepaald punt.
Bize her noktadaki özgül ağırlığı veren bu fonksiyona, ro, dedik. -Et rhô, cette lettre qui ressemble à un p avec une fin courbée-- qui nous donne la densité en tout point.
Bize her noktadaki özgül ağırlığı veren bu fonksiyona, ro, dedik. -No i ro, przypominające literkę p z wygiętym dołem, która określa nam gęstość w danym punkcie.
Böylece, bir özgül ağırlık fonksiyonu tanımladık.Ainsi, ce que nous avons défini était une fonction de densité.
Böylece, bir özgül ağırlık fonksiyonu tanımladık.En dus, wat we hebben beschreven, namelijk een dichtheidsfunctie.