özenle ile cümle
özenle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom şimdi daha özenle çalışıyor.Tom works more diligently now.
Kızların her biri özenle giyinmişti.Each of the girls was dressed neatly.
Bir stratejiyi özenle hazırlamak için ara verelim.Let's take time out to elaborate a strategy.
Bu kitap özenle okunmalıdır.This book should be read with diligence.
Soruşturmamızı azami özenle yaptık.We conducted our investigation with the greatest care.
Özenle hazırladığım konuşmamı yaptım.I gave my carefully prepared speech.
O, özenle giyinmiştir.She is neatly dressed.
Özenle açıklamasını yaptı.She's accounted diligent.
Tom'un açıklaması özenle hazırlanmış.Tom's explanation is very elaborate.
Gemi özenle arandı ama hiçbir uyuşturucu maddesi bulunmadı.The ship was searched thoroughly, but no illegal drugs were found.
Bunu özenle yapalım.Let's do this carefully.
O, işini özenle yaptı.He did his work painstakingly.
Tom Mary ve kendisi için özenle hazırlanmış bir yemek pişirdi.Tom cooked an elaborate meal for Mary and himself.
Tom büyük özenle kalktı.Tom rose with great care.
Kitabını büyük bir özenle okuyacağım.I will read your book with great care.
O her ucundan özenle kıvrılmış bir bıyığı olan şık bir adamdı.He was a dapper man with a mustache that curled neatly at each tip.
Onlar bir arı kovanı kadar özenle çalıştılar.They worked as diligently as a hive of bees.
Okul özenle temizlendi.The school was meticulously clean.
Tom kâğıdı özenle katladı.Tom neatly folded the paper.
Ben canlandırdığım karakterlerin iyiye ve doğruya hizmet etmesi için özenle seçtim.I have carefully selected the characters I've portrayed to serve the good and right.
Bunlar, özenle yetiştirildiler ve daha sonraki senelerde sayıları arttırıldı.They have, for one thing, increased in number, and many of them have been re-named over the years.
Özenle bilim ve edebiyatı desteklemiştir.He assiduously cultivated science and literature.
Bu yemekleri yapacak kişiler özenle seçilir.Anything real food they pick up must be eaten.
Askerler, Bakü N birimi için özenle seçilir.Soldiers are carefully selected for the Baku N unit.
Kasabanın küçük tarihsel merkezi bu güne kadar özenle korunmuştur.Historical centers of the towns are well preserved until today.
Özenle hazırlanmış bir numara yapıyor gibi hissediyordum.I felt like I was performing this elaborate act.
Ve bu ödüllerin her biri özenle o nesneye iliştirilmiş durumda.And each of these rewards is carefully calibrated to the item.
Bence bu sorunun, özenle ele alınması gerekiyor.And this is a question, I think, which needs to be discussed carefully.
Campbell'in yazısını görüyoruz, özenle yazılmış.He's really defined the calligraphy of this Campbell's.
Bu denemeler özenle yapılmıştı.Those tries were elaborate.
Onu özenle ve sevgiyle büyüttüm.I was caring for it totally sincerely and conscientiously.
Çatı panel yan panel vida yuvalarını hizalayın ve özenle yerine bırakınAlign the slots in the roof panel with the side panel screws and carefully drop it into place
Sonra, özenle hepsini yerden topluyor.She then, meticulously, picks it all up off the ground.
"Özenle çiziyorum," dedim."I'm drawing diligently," I said.
Peysaj son derece dikkatle ve özenle yapılandırılmış.The landscape is carefully, rigorously composed.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.By the beginning of May, the nation's carefully rationed food reserve was completely exhausted.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.All the hangings around the court were of fine twined linen.
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.He made the ephod of gold, blue, purple, scarlet, and fine twined linen.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.One who spares the rod hates his son, but one who loves him is careful to discipline him.
'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler.On couches wrought of gold,
Yahut yarısından biraz sonra... Kuran'ı da özenle düşüne düşüne oku.Or a little more, and recite the Qur'an slowly and distinctly.
Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır.And those who believe in the Hereafter believe in it, and they guard their prayer.
Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.Reclining on couches ranged.
Kuran'ı da özenle düşüne düşüne oku.And intone the Qur'an with a measured intontion. s
Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır.Those who believe in the Hereafter believe in it, and are dedicated to their prayers.
Özenle hazırlanmış taştan yapılmıştır.It is constructed from carefully drafted stone.
"Çözülmeyen buzdolaplarına özenle bırakıldılar.They were left neatly in refrigerators which did not defrost.
Özenle bir araya getirilmiş uzun bir süreçti.It was a long, long process, painstakingly put together.
Onlara Spago'nun özenle sakladığı tariflerin çoğunu getirdi.[1]He brought them many of Spago's recipes, which he had carefully saved.[1]
Tom, Maria' nın ona yazmış olduğu bütün aşk mektuplarını özenle sakladı.Tom hat jeden Liebesbrief, den Maria ihm je geschrieben hat, aufbewahrt.
Bu çoraplar teli kaçmasın diye özenle giyilir.Durch Sockenhalter soll verhindert werden, dass die Socken rutschen.
Karasu kelimelerini özenle seçer.Karins große Entscheidung.
Gemi özenle arandı ama hiçbir uyuşturucu maddesi bulunmadı.Le navire fut soigneusement fouillé mais aucune drogue ne fut trouvée.
Bu konu üzerinde özenle çalışıyorum.J'étudie soigneusement ce sujet.
Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik.Et Nous avons détruit ce que faisaient Pharaon et son peuple, ainsi que ce qu'ils construisaient. ».
Rus Paskalyasından sonra Yahudilere yapılan katliam özenle planlandı.Il y a eu un plan bien préparé pour le massacre général des Juifs le jour suivant la Pâques russe.
Camii özenle yaptırılmıştır.Camila se dejó convencer.
Ben canlandırdığım karakterlerin iyiye ve doğruya hizmet etmesi için özenle seçtim.He seleccionado cuidadosamente los personajes a los que he interpretado para servir al bien.
Rus Paskalyasından sonra Yahudilere yapılan katliam özenle planlandı.Estaba sobradamente planeada una masacre generalizada contra los judíos el día siguiente a la Pascua rusa.
Michel Foucault'un biyopolitik tanımına göre insan, kendini özenle işleme nesnesi bilincine vara bilendir.Las 'prácticas de sí' de Michel Foucault son aquellas prácticas que tienen a uno mismo como sujeto y objeto.
İlgili Sayfalar