Ben sizi özendirmek istemedim.I didn't mean to tempt you.
Bu alandaki Avrupa Birliği politikasının amacı bilimsel araştırmayı özendirmek ve düzenlemektir.The aims of EU policy in this area are to co-ordinate and stimulate research.
Basın genç yaşta hamileliği özendirmekle suçlandı.Журнал обвинили в растлении малолетних.
Bu alandaki Avrupa Birliği politikasının amacı bilimsel araştırmayı özendirmek ve düzenlemektir.Os objetivos da política da UE nesta área são de coordenar e estimular a pesquisa.
Basın genç yaşta hamileliği özendirmekle suçlandı.В пресі його дочка звинувачувала в спробі зґвалтування.
Eski zamanlara nazaran doğumları özendirmek amacıyla çeşitli teşvikler açıklandı.Několikrát se o původu Rychlých šípů dopustil mystifikací hraničících se lží.
Bu alandaki Avrupa Birliği politikasının amacı bilimsel araştırmayı özendirmek ve düzenlemektir.Obiectivele politicii UE în acest domeniu sunt coordonarea și stimularea cercetării.
Daha yüksek bir işçi verimliliğini özendirmek için, pek çok ağa çok sayıda köleyi salıverirdi.Để kích thích năng suất lao động cao hơn nhiều, nhiều địa chủ đã giải phóng một số lượng lớn nô lệ.
Takım oyununu özendirmek için artık yapılan her şeyden puan alınabilmekte.遊矢に今出来る事をやるしかないと訴え勝負に挑む。
Daha yüksek bir işçi verimliliğini özendirmek için, pek çok ağa çok sayıda köleyi salıverirdi.노동 생산성을 올리기 위해 여러 지주들이 많은 수의 노예를 해방시켰다.
Daha yüksek bir işçi verimliliğini özendirmek için, pek çok ağa çok sayıda köleyi salıverirdi.כדי לעודד תוצר גבוה מהעובדים, בעלי אדמות רבים שיחררו מספר גדול של עבדים.
Böyle yerlere gittiğinizde buralarda eğitimin zorlama ile değil, özendirmekle mükün olduğunu görürsünüz.이런 지역에서 깨닫게 되는 것은 이와 같은 환경에서의 교육은 강압적으로 시키는 것이 아니라
Böyle yerlere gittiğinizde buralarda eğitimin zorlama ile değil, özendirmekle mükün olduğunu görürsünüz.Quando vamos a lugares como este vemos que o ensino nestas condições funciona por puxão e não por empurrão.
Böyle yerlere gittiğinizde buralarda eğitimin zorlama ile değil, özendirmekle mükün olduğunu görürsünüz.כשאתם מגיעים למקומות כאלה מה שתראו הוא שהחינוך בתנאים האלה
Böyle yerlere gittiğinizde buralarda eğitimin zorlama ile değil, özendirmekle mükün olduğunu görürsünüz.فعندما تذهب الى اماكن كهذه يمكن ان ترى ان التعليم في هذه الظروف
Böyle yerlere gittiğinizde buralarda eğitimin zorlama ile değil, özendirmekle mükün olduğunu görürsünüz.そこの環境での教育は 押し付けではなく引き出す形で機能していることが 分かります
Ve burada Kore'nin insanları öğretmenlik mesleğine özendirmek için çok para yatırdığını görüyoruz.Je kunt zien dat Korea veel investeert bij het aantrekken van de beste mensen voor het lerarenvak.
Ve burada Kore'nin insanları öğretmenlik mesleğine özendirmek için çok para yatırdığını görüyoruz.보시다시피 한국이 많은 투자를 하고 있는 부분이 최고의 인재를 교사라는 직종으로 유인하는 것입니다.
Ve burada Kore'nin insanları öğretmenlik mesleğine özendirmek için çok para yatırdığını görüyoruz.Korea etwa investiert viel, um die Lehrerlaufbahn attraktiv zu machen.
Ve burada Kore'nin insanları öğretmenlik mesleğine özendirmek için çok para yatırdığını görüyoruz.Корея інвестує чимало у заохочення найталановитіших людей до освітнього фаху.
Ve burada Kore'nin insanları öğretmenlik mesleğine özendirmek için çok para yatırdığını görüyoruz.ואתם רואים שקוריאה משקיעה המון במשיכת האנשים הטובים ביותר למקצוע ההוראה.
Ve burada Kore'nin insanları öğretmenlik mesleğine özendirmek için çok para yatırdığını görüyoruz.ويمكنكم أن تلاحظو بأن كورياتستثمر بشكل كبير في جذب أفضل الأشخاص لمهنة التعليم.
Ve burada Kore'nin insanları öğretmenlik mesleğine özendirmek için çok para yatırdığını görüyoruz.教職に就くように 多大な投資をしています また韓国は授業時間が長いため