özür ile cümle
özür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı.Zamiast Prema czeka na niego list z przeprosinami.
Fakat sonrasında yaptığı açıklamalar için özür diledi.Za stwierdzenia te później przeprosił.
Hiçbiri yaptıklarından dolayı özür dilemez.Żaden z nich nigdy nie odpowiedział za swe czyny.
Adam, Ömer'in huzuruna getirilince özür beya edip: Ben sadece sana ait tulumdan içtim, dedi.A gdy ich już wyprowadzili z miasta, rzekł jeden z nich: «Uchodź, abyś ocalił swe życie.
Sonra da hemen özür diler.Wychodzi za nią i przeprasza.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Zdaje sobie sprawę, jak bardzo zraniła uczucia nieszczęśliwego człowieka.
İsrail yanlışlıkla vurduğunu iddia etmiş ve özür dilemiştir.Jugosławia przeprosiła za incydent i wypłaciła odszkodowania.
Kirsten, Sandy’den özür diler.Jelcyn przeprosił za Katyń.
Tüm halktan bu ilişki yüzünden özür diledi ve işine devam etti.Po spotkaniu oficjalnie przeprosił kibiców, a także prosił ich o wybaczenie.
RIRA saldırıdan hemen sonra özür diledi.Trzy dni po zamachu RIRA przyznała się do zamachu i jednocześnie za niego przeprosiła.
Görüşmede Young Buck, ağlıyor ve özür diliyordu.Jakub Śpiewak: Wyznaję i przepraszam.
Özürlü ve yaşlılar için gerekli tüm çözümler alınmıştır.Potrzebny jest nam wszystkim, starym i młodym.
O Hıçkıdık'tan özür dinleyince Dişsiz sakinleşir.Po wykluciu ząb jajowy zanika.
Sonra da hemen özür diler.Han svarar då med förlåtelse.
Swift, "Back to December" şarkısını birinden özür dilediği ilk şarkı olarak tanımlamaktadır.Enligt Swift är det i "Back to December" som hon för första gången ber om ursäkt till någon i en låt.
Benden bunun için özür dilemeni bekliyorum.Han bad dock tydligt om ursäkt för detta.
Japon hükümeti bu gecikmeden dolayı özür diledi.Den tyska regeringen har senare bett om ursäkt för händelserna.
Daha önce şarkımlarımda "özür dileme" ihtiyacı hissetmemiştim.Hon har tidigare förklarat, "Jag har aldrig känt behovet att be om ursäkt i en sång förr.
Günahları için özür diler ve böylece günahlarından kurtulur.Detta gör hon för att sona de synder hon begått och för att söka Guds förlåtelse.
Daha sonra Cole ondan özür diledi.Senare bad Lindqvist om ursäkt.
Fakat sonrasında yaptığı açıklamalar için özür diledi.Han har senare bett om ursäkt för att han gjorde det.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Biskopen uppmanar honom att be om ursäkt.
2010 yılında ABD devleti resmi olarak bu yapılan deneylerden dolayı özür diledi.I oktober 2010 bad USA formellt Guatemala om ursäkt för att ha utfört dessa experiment.
2 Aralık 1989'da Bulgaristan'dan bir özür geldi.Officiellt bad Sveriges regering om ursäkt den 20 juni 1994.
Donnison bu durum için özür diledi.Monroe har dock bett om ursäkt för detta uttalande.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Starkt negativt omdöme om någons mentala kapacitet.
Tüm halktan bu ilişki yüzünden özür diledi ve işine devam etti.Mannen bad om ursäkt och gick sin väg.
Ben dün için özür dilemek istedim.Jag ville be om ursäkt för gårdagen.
Özür diliyorum Avrupa!Прощавай, Росія!
2010 yılında ABD devleti resmi olarak bu yapılan deneylerden dolayı özür diledi.У жовтні 2010 року США офіційно попросили вибачення у Гватемали за проведення таких експериментів.
Ancak ertesi gün, gelen tepkiler üzerine özür dilemiştir.Наступного дня вона повернулася та вибачилась за свою реакцію.
Kim özür dileyecek?Чи зможете ви мене пробачити?.
Konuyla ilgili Jaebeom bir özür yayınladı.Голова Прачанда приніс вибачення за інцидент.
Nasıl özür dilemeliyim bilemiyorum.”Я дуже прошу вибачення».
"Çelenkli özür dileme kafası".Я прошу вибачення у вболівальників».
Japon hükümeti bu gecikmeden dolayı özür diledi.Через це уряд США був змушений вибачитися перед Японією.
Fakat sonrasında yaptığı açıklamalar için özür diledi.Пізніше він вибачився за свої висловлювання.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Батьки пропонують їм вибачитися.
Daha sonra Cole ondan özür diledi.Чоловік, звичайно, потім вибачався.
Kirsten, Sandy’den özür diler.Він вибачається перед Кадді.
Benden bunun için özür dilemeni bekliyorum.Але мені доведеться їх прикро розчарувати.
Daha önce şarkımlarımda "özür dileme" ihtiyacı hissetmemiştim.Всі пісні раніше не публікувались, за винятком композиції «Scusami».
Hiçbiri yaptıklarından dolayı özür dilemez.Було б безглуздо приносити вибачення за те, що я зробив.
Bir söylentiye göre daha sonra cellatın ayağına bastı ve "Özür dilerim mösyö, istemeden oldu" dedi.Я звернувся до Костянтина Гнатенка, вибачився і він сказав: „Так, добро“.
Carol, özür dilemek için Therese ile tekrar bağlantı kurar.Він знаходить Терезу та просить у неї прощення.
Rick, özür dileyerek geri çekilir.Локк говорить, що жалкує.
Smitty cesaretinden şüphe ettiği için Doss'tan özür diler.Помираючи, Торін просить вибачення у Більбо за свою поведінку в Ереборі.
2 Aralık 1989'da Bulgaristan'dan bir özür geldi.24 грудня 2014 року відбулося прощання у Києві.
Özür dilemeye çalışıyorum.Я намагаюся вибачитися.
Tom Mary'nin John'dan özür dilemesini istedi.Том хотів, щоб Мері вибачилася перед Джоном.
Onlara özür dilemek zorundayım.Я мушу перед ними вибачитися.
Tom geç kaldığı için bize özür diledi.Том вибачився перед нами за запізнення.
Gecikme için özür dilerim.Перепрошую за затримку.
Tom özür dilemedi.Том не вибачився.
Mary'den özür dilemen gerekir.Тобі слід вибачитися перед Мері.
2 Aralık 1989'da Bulgaristan'dan bir özür geldi.Omluva z Bulharska přišla 2. prosince 1989.
11 Ağustos 1989'da ilk özür dileyen ülke Macaristan oldu.První, kdo se omluvil, bylo Maďarsko dne 11. srpna 1989.
Raporlamadan sonra, Google uygulamasından tartışmalı "goril" etiketi kaldırıldı ve bir özür yaptı.Po oznámení Google odstranil kontroverzní „gorillas“ tag z aplikace a omluvil se.
Fakat ertesi gün yaptığı açıklamayla taraftarlardan özür diledi.Následující den se k Baťkivščyně přidala i strana Svépomoc.
Glee kulübü üyelerinden özür diler ve grup, Will olmadan devam eder.Omluví se členům sboru a pokračovat v chození do sboru i když bez Willa.
İlgili Sayfalar