özür ile cümle

özür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Jericho, sonunda ikna olduğunda Michaels'tan özür diledi.C'est ainsi que François Gaillard disculpe finalement son client.
En azından özür dileyebilirdi.Él podría por lo menos disculparse.
Özür dilemelisin.Deberías pedir disculpas.
Ann'e özür dilemeliyim.Debo pedir disculpas a Ann.
Sanırım ondan özür dilemelisin.Creo que deberías disculparte con ella.
Söylediğin için özür dilemelisin.Tienes que disculparte por lo que dijiste.
Özür dilemekten başka yapacak bir şey yok.No hay nada que hacer aparte de disculparse.
Tamam. Özür dilerim.Vale, lo siento.
Tom Mary'den özür dilemeliydi.Tom debería haberle pedido disculpas a Mary.
Zamanında gelmediği için Tom Mary'ye özür dilemelidir.Tom debería pedirle perdón a Mary por no haber llegado a tiempo.
Tom Mary'ye özür dilemeli.Tom debería pedirle disculpas a Mary.
Tom söyledikleri için özür diledi.Tom se disculpó por lo que dijo.
Tom, yaptığı için özür diledi.Tom se disculpó por lo que hizo.
Ona özür dilemelisin.Deberías pedirle disculpas.
Geç kaldığı için ona özür diledi.Ella se disculpó ante él por llegar tarde.
Size daha önce yazmadığım için özür dilerim.Lamento no haberos escrito antes.
Okula geç kaldığım için özür diledim.Me disculpé por llegar tarde a la escuela.
Özür dilemek istiyorum.Quiero disculparme.
Özür dilemeye geldim.He venido a disculparme.
Bunun için benden özür dilemelisin.Me debes una disculpa por eso.
Özür dilerim, sana yardım edemem.Lo siento, no puedo ayudarte.
Tom özür dileyecek.Tom va a disculparse.
Tom tekrar özür diledi.Tom se volvió a disculpar.
Özür dilemek zorunda değilsin.No hace falta que te disculpes.
Özür dilemeye çalışıyorum.Estoy intentado disculparme.
Özür dileyecek bir şey yok.No hay nada por lo que disculparse.
Benden özür dilemelisin.Deberías disculparte ante mí.
Özür dilersen tabii ki sana yardım ederim.Si te disculpas, por supuesto que te voy a ayudar.
Tom Mary'nin John'dan özür dilemesini istedi.Tom quería que Mary se disculpara ante John.
Tom bu sabah bana özür diledi.Tom se disculpó ante mí esta mañana.
Tom özür dilemek için burada.Tom está aquí para disculparse.
Sadece özür dilemek istiyordum.Solo quería disculparme.
Neden özür diliyorsun?¿Por qué te disculpas?
Özür dileriz Tom.Lo sentimos, Tom.
Radio Times özür dilese de tema müziği kaldı.Aunque Radio Times pidió perdón, la música del título permaneció.
Sonra da hemen özür diler.Después se disculpó.
Japon hükümeti bu gecikmeden dolayı özür diledi.La disculpa del gobierno japonés de 1991 sólo hacia referencia a este retraso.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Si esto ha herido los sentimientos de alguien, lo lamento.
Rick, özür dileyerek geri çekilir.Tom se disculpa.
Benden bunun için özür dilemeni bekliyorum.Espero que acepte mis disculpas.
Glee kulübü üyelerinden özür diler ve grup, Will olmadan devam eder.Finn pide perdón a los miembros del coro y el grupo decide seguir sin Will.
Dikkatsiz ve hatalı davranışlarda bulundum ve şimdi özür diliyorum. şeklinde bir açıklamada bulunmuştur.Si en algún momento he dicho algo incorrecto pido disculpas.
Daha sonra Cole ondan özür diledi.Phil se disculpaba por ello.
Kim özür dileyecek?Who's Sorry Now?.
3. Eda Pala Özür DilerimBuena Fe - Disculpe el señor 4.
Dimetil fumaratın multipl skleroz hastalığında özürlülük ilerlemesini anlamlı olarak azalttığı bulunmuştur.El dimetil fumarato reduce significativamente la progresión de la discapacidad en la esclerosis múltiple.
Fiziksel olarak engelliydi ve beyinsel özürlüydü.Estaba arruinado, físicamente débil y con la mente deteriorada.
Babası ondan özür diler ve onunla gurur duyduğunu söyler.Ella le dice si y se disculpa.
Kirsten, Sandy’den özür diler.Zoe le pide perdón a Stan.
Carl babasından özür diler ve babasından kendisine ait olan silahı geri ister.Carl se disculpa pero le pide que le devuelva su arma.
Kendisinin bir gün görme özürlülere yardım etmeyi ummakta olduğunu açıklandı.Un día descubre que su deber es ayudar a los demás.
Evliliğinde zihinsel özürlü kocasının şiddetine maruz kaldı.Durante todo su matrimonio tuvo que soportar las infidelidades de su esposo.
Donnison bu durum için özür diledi.Vailland parece querer disculparse.
Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı.Los suscriptores también enviaron una postal de disculpas por el error.
Olay NBC ve National Football League'in özür dilemelerine neden oldu.Ha jugado para el Panionios NFC y para la selección nacional de Albania.
Grubun ismini hatırlayamıyorum, özür dilerim.No recuerdo el nombre del director.
Peki, özür dilerim!" der.Yo dije: ´¿perdón?`.
Özür diliyorum Avrupa!¡Adiós, España!
Mektubunu yanlışlıkla açtığım için özür dilerim.Scusa per aver aperto la tua lettera per sbaglio.
Özür dilemelisin.Dovresti scusarti.
İlgili Sayfalar