özü ile cümle

özü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tantalum içeren mineral özütleri genellikle 'tantalit' olarak adlandırılırlar.Минералите с преобладаващо съдържание на тантал се наричат танталити.
Daha sonra Cole ondan özür diledi.По-късно Робъртсън се извини за изявлението си.
Aynı bölümde daha sonra Parker, bir yangından hayatını kurtardıktan sonra Buffy'den özür dilemeye çalışır.По – късно Бъфи спасява живота му, измъквайки го от горяща сграда и Паркър се извинява за постъпките си.
Japon hükümeti bu gecikmeden dolayı özür diledi.Винс Макмеън публично се извини за закъснението.
Hıristiyanlığın Özü.Християнското гледище.
Bu kavramla başlayan her bir basamak Budizm anlayışının özünü oluşturmaktadır.Всяка една от тези истини има задача, която будистът трябва да изпълни.
Ama insan özü, tek tek bireyin doğasında bulunan bir soyutlama değildir.Но същността на човека не е абстракция, присъща на всеки индивид.
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.Тя се дефинира от неговите полета, за какво служи и какво може да прави.
İlk öykü kitabı "Özür Dilerim Çok Sevdim" 2014 yılında yayımlanmıştır.През 2010 г. е публикувано продължението „Мисля, че те обичам“.
Özü ejderha yumurta kabuğudur.Португалската акула е яйцеживородна.
Leyla Hatemi daha sonra bu davranışı nedeniyle özür diledi.По-късно Валенсия се извинява за реакцията си.
Aynı zamanda dokunduğu her şeyin özündeki suyu emerek istediği şeyi kurutarak kumlaştırabilir.Той също така говори за своята способност да убива с електричество всичко, до което се докосне.
Taş-Kağıt-Makas özünü kullanan oyundaki birimlerin çeşitliliği oyuncuyu değişik stratejiler kurmaya zorluyor.Вече няколко дни с восъчните фигури, изобразяващи играчи на карти, се случват странни неща.
Jace daha önceki sert davranışından dolayı özür diler.Ган съжалява дълбоко за предишния си живот.
Benden bunun için özür dilemeni bekliyorum.В случай че тя се извини, той би ѝ простил.
Bu durum teknolojik altyapıları özümsemiş EM öğrencilerine iş hayatında yer alma imkânı vermektedir.Повече от ясно е, че учениците на Методий донасят тези трудове със себе си.
Toplum büyüyerek farklılaşır, fakat özünde değişmez.Светът може да се променя, но не и той.
Örneğin, portakal suyu portakal meyvesinin özütüdür.Например портокаловият сок е течен екстракт от плодовете на портокаловото дърво.
Tom bu sabah bana özür diledi.Тази сутрин Том ми се извини.
Tom özür dilemeli.Том трябва да се извини.
Olay NBC ve National Football League'in özür dilemelerine neden oldu.Nakon tog incidenta, i NBC i National Football League su se ispričali zbog njezinog postupka.
Özür diliyorum Avrupa!Živjela Italija!
Grubun ismini hatırlayamıyorum, özür dilerim.Značenje imena ove bande nije poznato.
Nasıl özür dilemeliyim bilemiyorum.”Ne znam kako okajati krivnju. "
Hıristiyanlığın Özü.Prevladava kršćanstvo.
Daha önce şarkımlarımda "özür dileme" ihtiyacı hissetmemiştim.Rekla je: "Nikada nisam osjećala da se trebam ispričati u pjesmi.
DNS aynı zamanda özünde (çekirdekte) bulunan veritabanı servisinin teknik işlevselliğini de belirtir.DNS također precizira tehničku funkcionalnost ovih servisa baze podataka.
O, her şeyin özüdür.On je utočište svemu.
At zaten özü itibarı ile ve kutlu bir varlık Tanrının bir armağanı olarak görülür.Ti si svoje tijelo darovao kao žrtvu živu, svetu Bogu ugodnu.
Asıl özü ise bilinmeden kalır.U suprotnom bi vam ona ostala nepoznata.)
Bir başka anlamı ise tüm yaşayan varlıkların özünde mevcut olandır.U širem smislu ona se bavi svim živim bićima.
Özünde de İskilip Dolması 5-10 kişiye yapılacak bir yemek değildir.No, ovisno o staništu, može se dogoditi da ima na raspolaganju samo 5-10 vrsta jestivih.
Kanıtlayacak cesareti olan her insanın özünde kendisi gibi olabileceğine inanır.Onaj koji sve može lako će doći do uvjerenja da se na sve može usuditi.
Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı.Neskôr sa Löwovi písomne ospravedlnil.
Gitmeden önce Edward, Bella’ya neden ayrıldığını anlatır ve özür diler.Edward vysvetľuje, prečo odišiel, a ospravedlňuje sa Belle.
O'na göre bilim, doğanın özüne yönelmelidir.Podľa neho nás pokrok odsudzuje od prírody.
Nasıl özür dilemeliyim bilemiyorum.”Neviem ako to mám opísať."
Kim özür dileyecek?Kto komu pomôže?
Sonra da hemen özür diler.Najradšej by ju bol poprosil o prepáčenie.
Öğretmenliğinin yanında müzik çalışmalarına eşi Metin Özülkü ile birlikte devam etti.V cvičeniach na klavíri však pokračoval spolu so svojou učiteľkou Marijou Sekso aj napriek vojne.
Özümleme (anabolizma) MetabolizmaPohyb energie (metabolizmus).
Tüm halktan bu ilişki yüzünden özür diledi ve işine devam etti.Muž sa ospravedlnil a odišiel.
Amor est vitae essentia Aşk hayatın özüdür.Maximom zmysluplného života je láska.
Sonra da hemen özür diler.Nato se je javno opravičil.
Ancak ertesi gün, gelen tepkiler üzerine özür dilemiştir.Kasneje se je za to reakcijo opravičil.
2010 yılında ABD devleti resmi olarak bu yapılan deneylerden dolayı özür diledi.Oktobra 2010 so se Združene države Gvatemali uradno opravičile za te poskuse.
Hıristiyanlığın Özü.Bistvo krščanstva.
Benden bunun için özür dilemeni bekliyorum.Moral se je javno opravičiti.
Hiçbiri yaptıklarından dolayı özür dilemez.A nihče ne bo opravičen po svojih delih.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Torej lahko interpretacijo čustev delno sugeriramo .
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.Pomembno je, kako človek dojema dogajanje okoli sebe in kakšen vpliv imajo ti na njega.
Heidegger, "insanın özü varoluşundadır" demektedir.Cogito je resnica o obstoju človeka.
Özü ise Veela saç telidir.Njegovo orožje je kosa.
Özür dilerim!" açıklamasını yaptı.Na pomoč!«, ter jo tako odpodil.
Fakat sonrasında yaptığı açıklamalar için özür diledi.Svoje početje je opravičeval z izgovorom.
Asası, Alıç ağacından yapılmıştır, özü tek boynuzlu at kılıdır.Narejen je s postopkom izgubljenega voska in je iz enega kosa.
Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı.Hitler mu je kasneje poslal pismo z zahvalo.
Diğer adı, öteki dünyanın özü, öteki dünyaya ait olan bilgeliktir.Maček ji pokaže pravo stran drugega sveta.
Fiziksel olarak engelliydi ve beyinsel özürlüydü.Obstal je in poskušal biti možgansko neaktiven.
Amor est vitae essentia Aşk hayatın özüdür.Utrip srca me vodi tja, kjer je ljubezen prava.

İlgili Sayfalar