özü ile cümle
özü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mahkeme heyetine pişman olduğunu ve özür dileyerek "bir daha yapmayacağını(!)" söyler.訂正してお詫びいたします」と改めて謝罪した。
Rick, özür dileyerek geri çekilir.すぐ行って謝ってこい。
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.他者の姿を完璧に模擬出来る。
3. Eda Pala Özür Dilerimディー・エヌ・エー経営陣は謝罪会見を行った。
Arabadan çıkan Savaş, Tülay ve Filiz'den özür dilerken Filiz kapkaça uğrar.屋上駐車場に大友と市川を呼び出し、今回の抗争の発生について花田に詫びさせる。
Buna göre insan kendi özüne geri dönmelidir.それゆえ人は自らをその手に引き受けなければならない。
Sonraları pişman olsa da özür dilemeyi kendisine yakışık bulmadığından bunu yapmaz.さらに、他者に迷惑を掛けても鈍感なため自覚せず、よほど自分が悪かったと痛感しない限り、ほぼ謝罪することもない。
Heidegger, "insanın özü varoluşundadır" demektedir.ガラドリエルは言う、「これからは人間の時代です」と。
Bu hislerini ifade eden ve bunlardan dolayı büyük özür dileyen bir mektubu Papa'ya gönderdi.そういった批判は、教皇に宛てて書かれた手紙を証拠として引用したのが一例である。
Bir yere bağlı kalmamak her şeyin özüdür."人間に関わることなら何でも自分に無縁であるとは思わない」。
Oralet, portakal özü tozu markası.ネーブルオレンジ・デコポン・アンデスメロンが特産品。
Tüm halktan bu ilişki yüzünden özür diledi ve işine devam etti.これには皆必死に謝罪し、許しを得た。
Özün de başınız dübüne hoyarsınız, saba hahlar yersiniz.- olur evladınız’ - dedi.現行 それゆえ、ナアマンの重い皮膚病はあなたに着き、ながくあなたの子孫に及ぶであろう」。
Çok sayıda yabancıyı (Sotholar ve Şonalar) özümsemişlerdir.数多くいる怪人達の中でも出番が多い。
Nasıl özür dilemeliyim bilemiyorum.”しかし、私はそれ以上謝罪する必要があるとは感じていません。
Görüşmede Young Buck, ağlıyor ve özür diliyordu.奈緒子はこれを非常に後悔し、涙を流して詫びていた。
Gerçekten de odur duaları kabul eden, özü doğruların dualarını makbul eyleyen.本尊は千手観音、随求堂の本尊は大随求菩薩である。
Kitaba gösterilen tepkiler üzerine Allegro’nun yayımcısı kitabı yayımladığı için özür diledi.この記事がスキャンダルを呼び、ウィリスの出版社が謝罪しなければならなかった。
Mahkûmların özür dilemesi istenir.被害者らは謝罪を受け入れる。
De Groux kabalığı için özür diledikten sonra yemekten ayrıldı.フォックスからの反論の後にリンボーは謝罪している。
Grubun ismini hatırlayamıyorum, özür dilerim.同僚の名前を全員分は覚えていないが、あだ名は覚えている。
Çünkü o, özümlenme halindeyken tüm arzuları tamama erer..凡そ思慮は平生黙坐靜思の際に於てすべし。
Daha önceki davranışlarım için herkesten özür dilerim" dedi.僕が全て最終責任を負わないといけない」と述べて謝罪した。
O özünü (kendisini) Kars’ın yukarı başında Bayrampaşa mahallesine yetirdi (yetiştirdi).陣所において、盛胤が自らの手で貞宗の懐剣を賜った。
Internet'teki büyük tepkilerin ardından, StarForce bu olay nedeniyle bir özür metni yayınlamak zorunda kaldı.在互联网中引起大量关注之后,StarForce 随后为此举发表了道歉声明。
2010 yılında ABD devleti resmi olarak bu yapılan deneylerden dolayı özür diledi.2010年10月,美国官方正式的就这些实验向危地马拉道歉。
Olay NBC ve National Football League'in özür dilemelerine neden oldu.事件導致廣播公司NBC及國家美式足球聯盟向公眾道歉。
Gerçekten de odur duaları kabul eden, özü doğruların dualarını makbul eyleyen.何:那個派令,曾使您正正堂堂地發佈命令。
Fakat yine de “Bu tür düşüncelerin temeline düşüncesiz özür inşa etmek aptallık olur.” dedi.但是他说道:“在此基础上做出冲动性的道歉是愚蠢的。
Fakat ertesi gün yaptığı açıklamayla taraftarlardan özür diledi.同日,慈禧召開御前會議後,發出解散拳民的上諭。
Oysa insan, içinde bulunduğu her anda, varoluşunu yeniden yaratmak, özünü belirlemek durumundadır.而人也是“天”按照自己的特點塑造的,人是為了體現天意被創造出来的。
1980'lerde hükümet bu olayları tanımaya başlamış, 2002'de de Alman hükümeti gey toplumundan özür dilemiştir.直到1980年代,政府才開始承認這段歷史,並一直到2002年,德國政府才爲此對同性戀社區作出道歉。
Bu iki temel farklılığın dışında delege modelleri özünde doğrudan demokrasinin bir biçimidir.除了這兩種主要差異,代議模式本質上被視為一種直接民主形式。
İsmet Berkan 'Kabataş Yalanı' için neden özür diledi?".如果問他,他會極力否認曾有過這件傷心事。
Benden bunun için özür dilemeni bekliyorum.這完全是我的錯,我也為此道歉。
Tüm halktan bu ilişki yüzünden özür diledi ve işine devam etti.他刪除了與該用戶的互動以及為此道歉。
Bunun üzerine görevli çok mahcup oldu; özür dileyerek bizi içeri kendisi davet etti.崔贊以雅量而被人稱道,曾勸許允以「處世太盛」為戒。
Buna göre insan kendi özüne geri dönmelidir.換句話說,人們必須要靠自己的雙手去重建它。
Her şeyin özü budur.这是事情的实质。
Din insanal özün doğaüstü gerçekleşmesini oluşturuyor, çünkü insanal öz gerçek gerçekliğe sahip bulunmuyor.宗教是人的本质在幻想中的实现,因为人的本质不具有真正的现实性。
Tantalum içeren mineral özütleri genellikle 'tantalit' olarak adlandırılırlar.含有钽的精矿一般指的是“钽铁矿”。
Swift, "Back to December" şarkısını birinden özür dilediği ilk şarkı olarak tanımlamaktadır.斯威夫特表示,《重回十二月》是她第一次以歌曲的形式向人道歉。
Felix bu olayların ardından kanalında bir özür videosu yayınlamıştır.電視台事後透過播音員發出道歉啟事。
Hiçbiri yaptıklarından dolayı özür dilemez.(對別人真的)沒有什麼好抱歉的,你只需要向自己道歉。
Kendilerine yeterince vakit ayıramadıkları için birbirlerinden özür dileyen sevgililer sarılıp uyurlar.其欲治者,不知所由,以意穿鑿,各取一切,權譎自在,故一變之後不可復修也。
Doktor, sözünü tutamadığı için onlardan özür diler.她当然拒绝为她所没有写的内容道歉。
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.”“如果有人因误解而遭受伤害,我感到非常抱歉。
Özün de başınız dübüne hoyarsınız, saba hahlar yersiniz.- olur evladınız’ - dedi.你们应当趁着有光,信从这光,使你们成为光明之子。
Özdeğin özü devim (hareket)tir.朕仰体慈躬敬慎谦抑之本怀。
Kim özür dileyecek?(8月13日《法制晚报》)到底谁该道歉?
Allah'nın varlığı her zaman mutlak özü ile birlikte düşünülmelidir, ancak insan bunu gerçekleştiremez.该就是肯定真主为自己所肯定的一切尊名和属性,否定真主从自身中所否定的一切,不能废除,也不能比拟。
Hıristiyanlığın Özü.信仰基督教。
Daha sonra mahalleliden özür dileyip tekrar aralarına dönmüştür.後來商周道歉並收回此書。
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.你必須清楚地看到你是誰,你要做什麼,你的存在會帶來什麼樣的負面影響。
İşin özü balığa veya ete ateş göstermeden dumanla pişirmektir.食用魚,可醃製成沙魚煙,製成魚漿或魚丸。
Fotoğrafların yayımı medyada tepki uyandırdı ancak Madonna meydan okudu ve özür dilemedi.照片的公佈引起了媒體的騷動,但是瑪丹娜保持“無悔和反抗”。
İnsanin yaratılış amacına yani özüne (Mutlak Bilinç) dönme çabasına din denir.他們的成員相信失蹤的大剛會重返,並帶來人類的希望。
Müziğin temeli ses olduğu gibi, renk de resmin özüdür.色彩是绘画的本質,就像聲音是音樂的本質一様。
Kimmel genellikle programını "Matt Damon'dan özür diliyorum ama süremiz doldu." deyişi ile kapatır.坎摩尔经常在节目结束时说“抱歉,马特·戴蒙,我们没有时间让你出场了。
Japon hükümeti bu gecikmeden dolayı özür diledi.但在這個賠償中日方並沒有作出官方道歉。