öyküler ile cümle
öyküler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.De todos modos, fué una etapa en que estaba interesado en coleccionar historias imaginarias.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.Dù sao thì, đó là khoảng thời gian tôi chỉ chú tâm vào sưu tầm những câu chuyện tưởng tượng.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.In die tijd had ik vooral interesse voor het verzamelen van imaginaire verhalen.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.În orice caz, pe atunci eram interesat în principal să colecţionez poveşti imaginare.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.어쨌든, 이때 저는 상상의 이야기를 모으는 데 주로 관심이 있었죠.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.Mindenesetre akkoriban főleg a képzeletbeli történetek gyűjtése érdekelt.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.Nicméně byl to čas, kdy jsem se velmi zajímal o sběr snových příběhů.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.W każdym razie były to czasy kiedy byłem głównie zainteresowany kolekcjonowaniem wyimaginowanych historii.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.Τέλος πάντων, εκείνη την περίοδο με ενδιέφερε κυρίως να συλλέγω φανταστικές ιστορίες.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.В любом случае, это было время, когда я в основном интересовался коллекционированием выдуманных историй.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.Това беше време, когато основно се интересувах от събирането на въображаеми истории.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.בכל מקרה, זו הייתה תקופה בה הייתי מעוניין בעיקר באיסופם של סיפורים דימיוניים.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.على أي حال، في هذا الوقت كنت مهتما في الأساس بجمع القصص الخيالية.
Neyse, bu dönemde daha cok hayali öyküler biriktirmekle ilgileniyordum.集めていました これは始めて描いた水彩画の
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenAnton Chekhov가 그의 이름을 떨치게 한 희곡들과 단편 소설들을 쓸 때
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenAtunci când scria piesele de teatru și scurtele povestiri care îl vor face cunoscut,
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenCuando estaba escribiendo las obras y los cuentos que lo harían célebre
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenKetika menulis drama atau cerita pendek yang membuat namanya menjadi terkenal,
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenKhi ông viết những vở kịch và những câu chuyện ngắn làm nên tên tuổi của ông
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenKirjoittaessaan näytelmiä ja novelleja, joista hän myöhemmin niitti mainetta,
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenQuand il écrivait les pièces de théâtre et les nouvelles qui devaient le rendre célèbre,
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenQuando escrevia as peças e os contos que haviam de torná-lo famoso,
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenQuando scriveva i romanzi e i racconti brevi che l'avrebbero reso famoso,
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenКогато пишел пиесите и разказите, които го направили известен,
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenПри написании прославивших его пьес и рассказов,
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenכאשר הוא כתב מחזות וסיפורים קצרים שהביאו לפרסומו,
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenأنطون تشيخوف عندما كان يكتب قصصه ومسرحياته التي خلدت إسمه في التاريخ
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarken戯曲や短編小説を書いていたとき ノートに
Öyküler belli bir mekânda geçerler.A történetek valahol játszódnak.
Öyküler belli bir mekânda geçerler. Bağlamları vardır.이야기는 어떤 특정 장소에서 생깁니다. 맥락도 있죠.
Öyküler belli bir mekânda geçerler. Bağlamları vardır.סיפורים מתרחשים באיזור מסויים. יש להם הקשרים.
Öyküler belli bir mekânda geçerler. Bağlamları vardır.تحدث القصص في أماكن معينة، و يكون لها سياق.
Öyküler belli bir mekânda geçerler. Bağlamları vardır.それは色彩をもちます どのように見えるのか?
Öyküler belli bir mekânda geçerler.Geschichten spielen sich in einer bestimmten Umgebung ab.
Öyküler belli bir mekânda geçerler.Historie dzieją się w pewnym miejscu.
Öyküler belli bir mekânda geçerler.Las historias suceden en áreas específicas.
Öyküler belli bir mekânda geçerler.Les histoires se passent dans un endroit précis.
Öyküler belli bir mekânda geçerler.Le storie hanno luogo in una certa zona.
Öyküler belli bir mekânda geçerler.Odehrávají se v určitém prostředí.
Öyküler belli bir mekânda geçerler.Poveştile se petrec într-un anume loc.
Öyküler belli bir mekânda geçerler.Xảy ra trong một vùng nào đó.
Öyküler belli bir mekânda geçerler.Ze vinden plaats in een gebied.
Öyküler belli bir mekânda geçerler.Διαδραματίζονται σε συγκεκριμένο χώρο.
Öyküler belli bir mekânda geçerler.Историите се случват на определено място.
Öyküler belli bir mekânda geçerler.Они происходят в определённом месте.
Öykülerde karakterler vardır.Bene, le storie hanno personaggi.
Öykülerde karakterler vardır.Geschichten haben Darsteller.
Öykülerde karakterler vardır.Historie mają postacie.
Öykülerde karakterler vardır.Las historias tienen personajes.
Öykülerde karakterler vardır.Les histoires ont des personnalités.
Öykülerde karakterler vardır. Öykülerin konulari vardır.이야기에는 인물들이 있습니다. 이야기에는 개념이 있습니다.
Öykülerde karakterler vardır. Öykülerin konulari vardır.Příběhy obsahují charakter, koncepty.
Öykülerde karakterler vardır. Öykülerin konulari vardır.אז, לסיפורים יש דמויות. לסיפורים יש רעיונות.
Öykülerde karakterler vardır. Öykülerin konulari vardır.إذا، القصص فيها شخصيات، و بها مفاهيم.
Öykülerde karakterler vardır. Öykülerin konulari vardır.物語は特定の場所で起こり 背景があります
Öykülerde karakterler vardır.Poveştile au personaje.
Öykülerde karakterler vardır.Szereplőkből.
Öykülerde karakterler vardır.Truyện thì có nhân vật.
Öykülerde karakterler vardır.Verhalen hebben personages.
Öykülerde karakterler vardır.Οι ιστορίες έχουν χαρακτήρες.