Ana içeriğe geç
Sözlük

ötesi ile cümle

ötesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Demokrasiyi anatominin ötesine taşıdığımızda --アイデンティティの点では
Diğer bir deyişle buradaki morun veya buradaki kırmızının ötesinde ne var?¿O aquí, mas allá del rojo?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?Afuera, más allá de la persona, ¿qué hay allí?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?"A személyen kívül...a személyen túl...mi van?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?En dehors, au-delà de la personne, qu'est-ce qu'il y a ?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?Fuori, al di la' della persona, che c'e' li'?
Dışarıda, kişiliğin ötesinde, başka ne var ki?Что вне, за пределами личности?
Doğru, bu kapının ötesinde simyayla ilgili her şey var.Det er korrekt, at alt om alkymi findes bag denne dør.
Doğru, bu kapının ötesinde simyayla ilgili her şey var.Detrás de esta puerta, está todo lo que existe sobre alquimia.
Doğru, bu kapının ötesinde simyayla ilgili her şey var.Det stämmer att allt om alkemi finns bakom den här dörren.
Doğru, bu kapının ötesinde simyayla ilgili her şey var.É verdade, para lá deste Portão assenta tudo sobre a alquimia.
Doğru, bu kapının ötesinde simyayla ilgili her şey var.È vero. Dietro questo cancello si trova ogni segreto dell'alchimia.
Doğru, bu kapının ötesinde simyayla ilgili her şey var.Tämän portin takana on kaikki alkemiasta.
Doğru, bu kapının ötesinde simyayla ilgili her şey var.Za tymi wrotami jest wszystko, co można wiedzieć o alchemii.
Doğru, bu kapının ötesinde simyayla ilgili her şey var.Πράγματι, πίσω από αυτή την πύλη υπάρχουν τα πάντα περί αλχημείας.
Doğru, bu kapının ötesinde simyayla ilgili her şey var.Да, за этими вратами лежит всё, что связано с алхимией.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Aguantar la respiración de verdad, más allá del punto en el que los médicos declararían muerte cerebral.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Also wirklich zu versuchen meinen Atem so lange anzuhalten, dass Ärzte dich als hirntot betrachten.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Att faktiskt försöka hålla andan bortom den punkt som doktorerna anser man är hjärndöd vid.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Daadwerkelijk mijn adem inhouden tot voorbij het punt waarop artsen je hersendood verklaren.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Että todella pidättäisin hengitystäni yli ajan, jonka jälkeen lääkärit pitävät ihmistä aivokuolleena.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Hogy ténylegesen visszatartsam a lélegzetem azon a ponton túl, ahol az orvosok már agyhalottnak tekintenének.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.의사들이 뇌사라고 여기는 그 지점을 넘어서 숨을 참으려 하기 위해서지요.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Opravdu zkusit zadržet dech na dobu, za kterou už vás doktoři považují za mrtvého.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Rent faktisk at holde vejret forbi det punkt hvor lægerne ville anse en for hjernedød.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Sa incerc sa imi tin respiratia dincolo de limita la care doctorii ar considera ca esti in moarte cerebrala.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Skutočne sa pokúsiť zadržať dych za hranicu, kde by vás doktori považovali za mozgovo mŕtveho.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Tentar suster a respiração para além do ponto que os médicos consideravam ser morte cerebral.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Thật sự cố nín thở vượt giới hạn khi mà bác sỹ khẳng định bạn sẽ bại não.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Trattenere davvero il respiro oltre il punto che i medici considerano di morte cerebrale.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Żeby wstrzymać oddech prawie do tego momentu kiedy lekarze uznaliby śmierć mózgu
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Να προσπαθήσω πραγματικά να κρατήσω την αναπνοή μου μετά το σημείο που οι γιατροί σε θεωρούν εγκεφαλικά νεκρό.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.Да опитам да не дишам по - дълго от момента, след който докторите обявяват мозъчна смърт.
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.למעשה לנסות לעצור את נשימתי מעבר לנקודה שרופאים מחשיבים למוות מוחי
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.اي أن حبس أنفاسي بالفعل للنقطة التي سوف يعتبرونك الأطباء ستتلف دماغك
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.実際に息を止めるのです そこで私は真珠採りについて
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.A un certo livello, i benefici di questi programmi di cooperazione transfrontaliera appaiono ovvi.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Dès lors, les avantages des programmes de coopération transfrontalière semblent simples, du moins à ce niveau.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Fördelarna med dessa program för gränsöverskridande samarbete tycks därför på ett plan uppenbara.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Na jednej úrovni sa preto výhody týchto cezhraničných programov spolupráce zdajú evidentné.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Na jedné úrovni se tedy výhody z programů přeshraniční spolupráce jeví velmi zřetelně.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.På den ene side synes fordelene ved disse grænseoverskridende programmer derfor åbenbar.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Por esa causa, son evidentes los beneficios de esos programas de cooperación transfronteriza.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Por isso mesmo, torna-se mais fácil a percepção das vantagens desses programas de cooperação transfronteiriça.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Prin urmare, la un nivel, beneficiile acestor programe de cooperare transfrontalieră par evidente.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Rajatylittävien yhteistyöohjelmien paikalliset hyödyt ovat siten ilmeiset.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Tot op zekere hoogte lijken de voordelen van deze grensoverschrijdende samenwerking dus duidelijk.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Zatem na tej płaszczyźnie korzyści związane z programami współpracy transgranicznej wydają się oczywiste.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Zato se zdijo po eni strani koristi programov čezmejnega sodelovanja očitni.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Κατά συνέpiεια, τα οφέλη αυτών των piρογρᐐάτων διασυνοριακή συνεργασία είναι piροφανή.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Следователно на едно ниво ползите от тези програми за трансгранично сътрудничество изглеждат очевидни.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Donc, en plus des fouilles, je crois qu'on obtient quelques réponses grâce aux archives des dinosaures.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Dunque, oltre a scavare, abbiamo anche delle risposte dalle osservazioni sui dinosauri.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Entonces, en adición a excavar, pienso que tenemos algunas respuestas del registro de dinosaurios.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.In aanvulling op dit graven, denk ik dat we een aantal antwoorden over de dinosaurussen hebben.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Joten kaivauksien lisäksi meillä on joitain vastauksia dinosaurustallenteista.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.발굴과 함께, 우리는 공룡에 관한 몇가지의 답을 알고 있습니다.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Mamy więc kilka odpowiedzi ze skamieniałości.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Neben den Ausgrabungen haben wir einige Antworten aus den Dinosaurierdaten.
Dolayısıyla, kazmanın ötesinde, dinozor kaydından bazı cevapları bulduğumuza inanıyorum.Pe lângă săpături, cred că extragem nişte răspunsuri din arhiva de dinozauri.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod