Ben bu ressamları, benim ürettiğim bir fikrin etrafındaki bu ressamları siyah ötesi olarak adlandırıyorum.Ik benoemde deze groep kunstenaars rond een idee, dat ik naar buiten bracht, genaamd post-zwart.
Ben bu ressamları, benim ürettiğim bir fikrin etrafındaki bu ressamları siyah ötesi olarak adlandırıyorum.J'ai regroupé ces artistes autour d'une notion que j'ai baptisé post-noir dans les médias.
Ben bu ressamları, benim ürettiğim bir fikrin etrafındaki bu ressamları siyah ötesi olarak adlandırıyorum.저는 밖으로 표출시키는 아이디어의 예술가 그룹을 post-black이라 불렀습니다.
Ben bu ressamları, benim ürettiğim bir fikrin etrafındaki bu ressamları siyah ötesi olarak adlandırıyorum.Wybrałam grupę artystów skupionych wokół idei, którą chcę nazwać "postczarną".
Ben bu ressamları, benim ürettiğim bir fikrin etrafındaki bu ressamları siyah ötesi olarak adlandırıyorum.Ονόμασα αυτήν την ομάδα καλλιτεχνών σύμφωνα με μια ιδέα, που αναφέρω και ονομάζεται post-black (μετά-μαύρη).
Ben bu ressamları, benim ürettiğim bir fikrin etrafındaki bu ressamları siyah ötesi olarak adlandırıyorum.Името, което дадох на тази група художници, идва от една идея, която изнесох, наречена пост-черно.
Ben bu ressamları, benim ürettiğim bir fikrin etrafındaki bu ressamları siyah ötesi olarak adlandırıyorum.Я охарактеризовала эту группу художников как "пост-чёрные".
Ben bu ressamları, benim ürettiğim bir fikrin etrafındaki bu ressamları siyah ötesi olarak adlandırıyorum.קראתי לקבוצת האמנים הזו על שם רעיון , ששמתי שם שנקרא פוסט-בלאק.
Ben bu ressamları, benim ürettiğim bir fikrin etrafındaki bu ressamları siyah ötesi olarak adlandırıyorum.سميت هذه المجموعة من الفنانين حول فكرة التي وضعتها هناك تسمى " بعد السود".
Ben bu ressamları, benim ürettiğim bir fikrin etrafındaki bu ressamları siyah ötesi olarak adlandırıyorum.「ポスト ブラック」と 呼んでいます その芸術家達は
Bence bunun otesi varCred că este vorba de mai mult decât atât.
Bence bunun otesi varCredo ci sia di più.
Bence bunun otesi varIch denke, dass da mehr dahinter steckt.
Bence bunun otesi varIk denk dat er meer aan de hand is.
Bence bunun otesi varItt valami többről van szó.
Bence bunun otesi varJe pense qu'il y en a plus que ça.
Bence bunun otesi var저는 그렇게 간단하지는 않다고 생각합니다.
Bence bunun otesi varLecz ja sądzę, że jest w tym coś więcej.
Bence bunun otesi varМисля, че в това има нещо повече.
Bence bunun otesi varНо здесь кроется нечто большее.
Bence bunun otesi varאני סבור שזה יותר מכך.
Bence bunun otesi varأعتقد أن هناك ما هو أكثر من ذلك.
Bence bunun otesi var他の側面も見なくてはなりません
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Für mich geht es um das Bemerken. Es geht um das Sehen jenseits des ersten Eindrucks.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.제게 있어선, 미술이란 인식하는 겁니다. 첫 인상 너머의 무엇인가를 보려 하는 거죠. 제게 있어선, 미술이란 인식하는 겁니다. 첫 인상 너머의 무엇인가를 보려 하는 거죠.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Podľa mňa ide hlavne o všímavosť. Pokúsiť sa vidieť veci ďalej za prvý dojem.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Semua tentang perhatian menurut saya. Untuk lebih melihat setelah kesan pertama.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Voor mij gaat het om opmerken Je moet proberen verder te kijken dan je neus lang is.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Według mnie chodzi o zauważanie, o spoglądanie poza to co jest widoczne na powierzchni.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Πιστεύω πως αυτό που χρειάζεται είναι να παρατηρείς τα πάντα. Να κοιτάζεις πίσω από την πρώτη εντύπωση.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Найважливіше для мене - помічати. Бачити щось більше після першого враження.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.בשבילי זה הכל עניין של תשומת לב. זה הכל עניין של נסיון לראות מעבר לרושם הראשוני.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.انها كل شيء ملاحظ، بالنسبة لي. انها كل شيء عن محاولة لرؤية ما وراء الانطباع الأول.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.A mio avviso le possibili applicazioni superano al momento ogni immaginazione.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Así que, para mí, las aplicaciones de esto por el momento superan lo imaginable.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Deci pentru mine, modurile de aplicaţie sunt mai multe decât îmi pot imagina acum.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Donc pour moi, les applications de ce procédé, d'après moi, dépassent l'imagination à l'heure actuelle.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Für mich sind die möglichen Anwendungen im Moment außerhalb meiner Vorstellungskraft.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Így számomra, a dolog felhasználhatósága, nekem elképzelhetetlenül nagy mértékű jelenleg.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Jadi bagi saya, aplikasinya, bagi saya, masih di luar imajinasi saat ini.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.그래서 제게 있어 이것의 적용 방법은 그 당시, 상상을 넘어서는 것입니다.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Portanto, para mim, as aplicações disto vão para além da imaginação, neste momento.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Pre mňa je využitie tejto technológie momentálne za hranicami predstavivosti.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Pro mě sahá využitelnost za hranice představivosti.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Så for mig, anvendelserne for det, for mig, er mere end man kan forestille sig lige nu.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Vì vậy với tôi, áp dụng của nó, với tôi, là ngoài sự tưởng tượng lúc này.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Voor mij gaan de toepassingen hiervan veel verder dan wat we ons nu kunnen indenken.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Vsaj zame aplikacijske vrednosti presegajo trenutno domišljijo.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Więc dla mnie, wykorzystanie tego, moim zdaniem jest teraz poza wyobrażeniami.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Οπότε για μένα, οι εφαρμογές του, για μένα, είναι πέρα από την φαντασία προς το παρόν.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Для меня применение этого, на мой взгляд, за пределами воображения в данный момент.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Особисто я не можу собі уявити, де можна застосувати цю технологію.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.Така че за мен, приложенията на това, за мен, са отвъд границата на въображението в момента.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.אז בשבילי, ההשלכות של זה לדעתי, הן מעבר לכל דימיון כרגע.
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.اذا بالنسبة لي التطبيقات لها بالنسبة لي, هي ابعد من الخيال في هذه اللحظة
Benim için, onun uygulamaları, şu anda hayal edilebilenin ötesinde.この技術の実用化は 発明当時の予想を遥かに超えています この10年で 素晴らしいアプリ開発者が何人も出ています
Ben mga de halkıma başlatmak için gitmiyorum euro kur Sana gelmek için gidiyoruz biliyorum bunun ötesindeNebudu začít své lidi na MZP sazba na eura
Ben saf Brahman'ım. Bütün özelliklerin ötesinde olan.Ich bin reines Brahman, das Absolute jenseits aller Qualitäten.
Ben saf Brahman'ım. Bütün özelliklerin ötesinde olan.Je suis uniquement Brahman, l'Absolu au-delà de toutes qualités.
Ben saf Brahman'ım. Bütün özelliklerin ötesinde olan.Olen pelkästään Brahman, kaikkien ominaisuuksien tuolla puolen,