‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Hai bumi, kejahatan terhadapku jangan sembunyikan; jangan diamkan teriakku minta keadilan
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.땅아 내 피를 가리우지 말라 나의 부르짖음으로 쉴 곳이 없게 되기를 원하노라
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Maa, älä peitä minun vertani, ja minun huudollani älköön olko lepopaikkaa!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Och aarde, neem mijn bloed niet op! Laat geen einde komen aan mijn hulpgeroep!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Oh föld, az én véremet el ne takard, és ne legyen hely az én kiáltásom számára!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.¡Oh tierra, no encubras mi sangre! ¡Que no haya lugar para mi clamor
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ôi đất , chớ lấp huyết ta ! Ước gì tiếng than kêu tôi không có chỗ ngưng lại !
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ôi đất, chớ lấp huyết ta! Ước gì tiếng than kêu tôi không có chỗ ngưng lại!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Oj, zem, nepokry mojej krvi, ani nech nie je miesta môjmu kriku!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.ó terra, não cubras o meu sangue, e não haja lugar em que seja abafado o meu clamor!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.O terra, non coprire il mio sangue e non abbia sosta il mio grido
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.O terre, ne couvre point mon sang, Et que mes cris prennent librement leur essor!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ó země, nepřikrývej krve mé, a nechť nemá místa volání mé.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.O zemlja, ne zakrij moje krvi, in vpitju mojemu ne bodi počivališča!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.O ziemio! nie zakrywajże krwi mojej, a niech nie ma miejsca wołanie moje!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Pămîntule, nu-mi acoperi sîngele, şi vaietele mele să n'aibă margine!
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Ω γη, μη σκεπασης το αιμα μου, και ας μη υπαρχη τοπος δια την κραυγην μου,
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.Земля! не закрой моей крови, и да не будет места воплю моему.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.О земле, не покривай кръвта ми! И за вика ми да няма място за почивка.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.ארץ אל תכסי דמי ואל יהי מקום לזעקתי׃
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.يا ارض لا تغطي دمي ولا يكن مكان لصراخي.
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.地 阿 、 不 要 遮 蓋 我 的 血 、 不 要 阻 擋 我 的 哀 求
‹‹Ey toprak, kanımı örtme, Feryadım asla dinmesin.地阿 、 不 要 遮蓋 我 的 血 、 不 要 阻擋 我 的 哀求
[Gece soğuk olursa üstünü örtersin][Puedes cubrirte por la noche si tienes mucho frío.]
[Gece soğuk olursa üstünü örtersin][Vous pouvez vous couvrir la nuit s'il fait trop froid].
[Gece soğuk olursa üstünü örtersin][Μπορείς να σκεπαστείς τη νύχτα αν κάνει πολύ κρύο.]
[Gece soğuk olursa üstünü örtersin][Ако ти стане хладно през нощта се загъни]
[Gece soğuk olursa üstünü örtersin][يمكنك تغطية نفسك فى الليل إذا كان شديد البرودة]
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Alastomina, ilman vaatteita, he viettävät yönsä, eikä heillä ole peittoa kylmässä.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Ia tak punya selimut dan pakaian penghangat tubuh di waktu malam
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Îi apucă noaptea în umezeală, fără îmbrăcăminte, fără învelitoare împotriva frigului.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Ils passent la nuit dans la nudité, sans vêtement, Sans couverture contre le froid;
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.의복이 없어 벗은 몸으로 밤을 지내며 추위에 덮을 것이 없으며
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Mezítelenül hálnak, testi ruha nélkül, még a hidegben sincs takarójuk.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nagich nocować przymuszają bez odzienia, którzy się nie mają czem nakryć na zimnie.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nagi leže vso noč, ker nimajo obleke, in nimajo odeje v mrazu.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nahé přivodí k tomu, aby nocovati musili bez roucha, nemajíce se čím přiodíti na zimě.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nahí nocujú, bez rúcha, a nieto prikrytia na zime.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nakna ligga de om natten, berövade sina kläder; de hava intet att skyla sig med i kölden.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nakne overnatter de uten klær og uten dekke i kulden.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Nudi passan la notte, senza panni, non hanno da coprirsi contro il freddo
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Om Natten ligger de nøgne, uden Klæder, uden Tæppe i Hulden.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Pasan la noche desnudos, sin ropa, y no tienen cubierta en el frío
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Passam a noite nus, sem roupa, não tendo coberta contra o frio.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Sie liegen in der Nacht nackt ohne Gewand und haben keine Decke im Frost.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.'s Nachts liggen zij buiten in de kou zonder kleren of dekens om zich te verwarmen.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Trọn đêm chúng nó nằm trần truồng không quần áo, Và chẳng có mềm đắp khỏi lạnh.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Trọn đêm chúng_nó nằm trần_truồng không quần_áo , Và chẳng có mềm đắp khỏi lạnh .
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Καμνουσι τους γυμνους να νυκτερευωσιν ανευ ιματιου, και δεν εχουσι σκεπασμα εις το ψυχος.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.нагие ночуют без покрова и без одеяния на стуже;
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.Цяла нощ лежат голи без дрехи, И нямат завивка в студа;
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.ערום ילינו מבלי לבוש ואין כסות בקרה׃
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.يبيتون عراة بلا لبس وليس لهم كسوة في البرد.
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.終 夜 赤 身 無 衣 、 天 氣 寒 冷 毫 無 遮 蓋
Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar, Örtünecek şeyleri yok soğukta.終夜 赤身 無衣 、 天氣 寒冷 毫無 遮蓋
Giysisi olmadığı için can çekişen birini Ya da örtüsü olmayan bir yoksulu gördüm de,ako sem koga videl blizu pogina, ker ni imel oblačila, in potrebnega brez odeje,
Giysisi olmadığı için can çekişen birini Ya da örtüsü olmayan bir yoksulu gördüm de,ak som videl hynúceho bez rúcha a díval som sa na toho, kto nemal čím sa odiať, na chudobného;
Giysisi olmadığı için can çekişen birini Ya da örtüsü olmayan bir yoksulu gördüm de,als ik iemand heb zien omkomen van de kou zonder hem kleren of de vacht van één van mijn schapen te geven;
Giysisi olmadığı için can çekişen birini Ya da örtüsü olmayan bir yoksulu gördüm de,dacă am văzut pe cel nenorocit ducînd lipsă de haine, pe cel lipsit neavînd învălitoare,
Giysisi olmadığı için can çekişen birini Ya da örtüsü olmayan bir yoksulu gördüm de,Díval-li jsem se na koho, že by hynul, nemaje šatů, a nuzný že by neměl oděvu?