Buna örtbas etme etkisi denir.Je to kvôli efektu vylučovania.
Buna örtbas etme etkisi denir.Questo è l'effetto spiegazione alternativa.
Buna örtbas etme etkisi denir.To efekt usprawiedliwienia.
Buna örtbas etme etkisi denir.Tohle je vylučovací efekt.
Buna örtbas etme etkisi denir.Это эффект объяснения.
Buna örtbas etme etkisi denir.זוהי תופעת ה-Explain away.
Buna örtbas etme etkisi denir.例えばもしCが真実だと知っているなら
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.4.000 de ces fourmis vivent exclusivement dans la canopée.
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.4.000 de éstas viven exclusivamente en el dosel forestal.
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.4.000 dieser Ameisen leben ausschließlich in den Baumkronen.
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.그리고 그 중 약 4,000종이 숲의 덮개지역(캐노피)에만 서식하죠
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.4 000 spośród tych mrówek żyje wyłącznie w koronach drzew.
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.4.000 van die soorten leven enkel in de boomtoppen.
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.4 000 из этих муравьёв живут только в пологе леса.
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.4000 от тези мравки живеят изключително в горския балдахин.
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.4000 من تلك النمل تعيش على وجه الحصر في ظلة الغابات.
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.Có 4000 loài trong số đó sống biệt lập trên các tán cây.
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.Di queste, 4.000 vivono esclusivamente nella canopea.
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.נתנו להם שמות. 4,000 מהנמלים האלה חיות אך ורק בחופת היער.
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.なぜ蟻について語るかというと
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.I rozciągną na tem oponę szarłatową, a przykryją to przykryciem skór borsukowych, i założą drążki do niego.
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.홍색 보자기를 그 위에 펴고 그것을 해달의 가죽 덮개로 덮은 후에 그 채를 꿰고
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.Rồi trải trên các vật đó một tấm nỉ màu đỏ sặm , đắp một tấm phủ bằng da cá nược và xỏ đòn khiêng vào .
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.Rồi trải trên các vật đó một tấm nỉ màu đỏ sặm, đắp một tấm phủ bằng da cá nược và xỏ đòn khiêng vào.
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.и возложат на них одежду багряную, и покроют ее покровом из кожи синего цвета, и вложат шесты его;
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.и върху тях ще разпрострат червен плат, и него ще покрият с покрив от язовски кожи, и ще проврат върлините й.
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.ופרשו עליהם בגד תולעת שני וכסו אתו במכסה עור תחש ושמו את בדיו׃
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.ويبسطون عليها ثوب قرمز ويغطونه بغطاء من جلد تخس ويضعون عصّيه.
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.在 其 上 又 要 蒙 朱 紅 色 的 毯 子 、 再 蒙 上 海 狗 皮 、 把 杠 穿 上
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.在 其上 又 要 蒙 朱紅色 的 毯子 、 再 蒙 上海 狗皮 、 把杠 穿上
Bunlar üniversiteleri başı örtülü öğrencilere karşı korurdu.Deze bewaakten de universiteiten tegen gesluierde studenten.
Bunlar üniversiteleri başı örtülü öğrencilere karşı korurdu.대학에서 히잡을 쓴 학생들을 단속하는 감시인이 있었습니다.
Bunlar üniversiteleri başı örtülü öğrencilere karşı korurdu.ששמרה באוניברסיטאות שלא יכנסו סטודנטים עם כיסויי ראש.
Bunlar üniversiteleri başı örtülü öğrencilere karşı korurdu.والتي كانت تحرس الجامعات من الطالبات المحجبات
Bunlar üniversiteleri başı örtülü öğrencilere karşı korurdu.大学を守っていました。 どういうことかと言うと、彼らは学生に
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.Ce sont des situations où le modèle mental ne correspond pas à la réalité.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.Det är situationer när den mentala modellen inte stämmer med verkligheten.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.Es sind Situationen bei denen das mentale Modell sich nicht mit der Realität deckt.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.Het zijn situaties waarin het mentale model niet overeen komt met de werkelijkheid.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.그것들은 멘탈 모델이 실세계와 맞지 않을 때 발생하는 상황들입니다.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.Olyan helyzetek, ahol az elméleti modell nem felel meg a valóságnak.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.Są to sytuacje, w których umysłowy model nie pasuje do rzeczywistości.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.Sono situazioni dove i modelli mentali non combaciano con la realtà.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.Son situaciones donde el modelo mental no encaja con la realidad.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.Sunt situaţii în care modelul mental nu se potriveşte cu realitatea.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.Те са ситуации, където менталният модел не съвпада с реалността.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.Это ситуации, где ментальная модель не совпадает с реальностью.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.אלו סיטואציות בהן המודל המחשבתי לא תואם את המציאות.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.وهي الحالات التي يكون فيها النموذج العقلي لا يطابق الواقع.
Bunlar zihinsel modelin gerçekle örtüşmediği durumlar.状況です 同じことがここにはあり
Bunu bütün değişik örnekleri inceleyerek hangi kısmın hangi kısımla örtüştüğüne bakarak yapıyoruz.2つの言語の対応箇所を見つけ出します 翻訳する際にはそのモデルの中から
Bunu bütün değişik örnekleri inceleyerek hangi kısmın hangi kısımla örtüştüğüne bakarak yapıyoruz.Det gör vi genom att undersöka många olika exempel och räkna ut vilka delar som hör ihop.
Bunu bütün değişik örnekleri inceleyerek hangi kısmın hangi kısımla örtüştüğüne bakarak yapıyoruz.Det gør vi ved at se på alle de forskellige eksempler og så finde ud af hvad der passer med hvad.
Bunu bütün değişik örnekleri inceleyerek hangi kısmın hangi kısımla örtüştüğüne bakarak yapıyoruz.Facem asta prin examinarea diferitelor exemple și ne dăm seama care parte corespunde cărei părți.
Bunu bütün değişik örnekleri inceleyerek hangi kısmın hangi kısımla örtüştüğüne bakarak yapıyoruz.번역 모형은 다양한 모든 사례들을 검사하여 어떤 부분이 어디에 일치하는지 계산하는 과정에 만들어집니다.
Bunu bütün değişik örnekleri inceleyerek hangi kısmın hangi kısımla örtüştüğüne bakarak yapıyoruz.Lo facciamo esaminando tutti gli esempi diversi e capendo quale parte si allinea con quale.
Bunu bütün değişik örnekleri inceleyerek hangi kısmın hangi kısımla örtüştüğüne bakarak yapıyoruz.Řešíme to zkoumáním všech různých příkladů a zjišťováním, která část se hodí ke které.
Bunu bütün değişik örnekleri inceleyerek hangi kısmın hangi kısımla örtüştüğüne bakarak yapıyoruz.Robíme to skúšaním všetkých rôznych príkladov a zisťovaním, ktorá časť sa hodí ku ktorej.
Bunu bütün değişik örnekleri inceleyerek hangi kısmın hangi kısımla örtüştüğüne bakarak yapıyoruz.Robimy to poprzez analizę całej masy różnych przykładów i kombinując które części odpowiadają którym.
Bunu bütün değişik örnekleri inceleyerek hangi kısmın hangi kısımla örtüştüğüne bakarak yapıyoruz.We doen dat door verschillende voorbeelden te onderzoeken... ...en het verband tussen de delen te leggen.