Omuzları ve göğsü geniş bir gerdanlıkla örtülüdür.הגב, הזרועות והגחון מכוסים בקשקשים רחבים.
Bu dönemde kilisedeki fresklerin üzeri örtüldü.נתגלו בה שרידים של כנסייה מתקופה זו.
Bu hukuk branşı bazı alanlarda deniz hukuku ile örtüşmektedir.במסגרת זאת נטל חלק בדיונים על אמנת חוק הים.
Karmelit kilisesi aslen yarım daire şeklinde bir kubbe ile örtülü bir yapı olarak inşa edildi.בראשו של מקדש זה נבנתה כיפה בצורת חצי עיגול.
Bir orman Allemonde Kralı Arkel'in torunu olan Prens Golaud bir av sırasında örtmanda yolunu kaybeder.ארינדל מלך תרמונד מאבד את דרכו ביער במהלך מסע ציד.
Battaniye, genellikle uyurken, kişiyi sıcak tutma amacıyla kullanılan bir tür örtü.שמיכה היא כלי מיטה המשמש לכיסוי, בדרך כלל גדולה ומלבנית, מיועדת לשמור על חום המשתמש בה, במיוחד בזמן השינה.
Örten ise A kümesindeki bütün ögeler için tanımlıdır.גרטשן מול היא הדבר החם בכל מובן של המונח.
Sığtap közi örtülür.העדר קישוט חיצוני.
Örtüleri ve iskeletleri yoktur.אין לה כוהנים או מקדשים.
Üç büyük burcun üstü kurşun çatı ile örtüldü.שלוש נברשות בדולח גדולות תלויות מהתקרה.
Kare planlı, sekizgen tamburlu türbenin üzeri kurşun kubbe ile örtülüdür.אוכלוסייה קטנה אך יציבה של 6–8 נמרים נותרה בהר הנגב.
Yazlık domates (tarla ve örtü altı) yetiştirilir.הטומאה בכותל (שש משניות).
Şehirliler akşam saatlerinden itibaren, gece olmuş gibi perdelerini örterler.הספרדים הצליחו לנתק מגע, בסופו של דבר, בשעות הערב.
Birlik, 9. Ordu'nun çekilmesini örttükten sonra Warthe nehrinin güneybatısı yönünde çekilmek zorunda kaldı.След като прикрива отстъплението на 9-та армия, той е принуден да се изтегли на югозапад към Варта.
Elbiseler bütün vücudu örtmektedir.Облеклото е драпирано по тялото.
"Stratosferik sülfat aerosol örtü" olarak nitelendirilmektedir.По онова време тя се описва като „стратосферна аерозолна сулфатна завеса“.
Suya daldıkları zaman burun ve kulak delikleri birer kapakla örtülür.Когато главата е под водата, ноздрите и ушите се затварят с клапи.
Buzul örtülerinin ağırlıkları Yeryüzü kabuğu ve mantosunu deforme edebilecek kadar yüksektir.Тежестта на ледената покривка е толкова голяма, че тя е деформирала кората и мантията на Земята.
Eserleri arasında masa örtüleri, düğün havluları, desenli kemerler bulunur.Сред творбите ѝ са покривки за маса, кърпи за сватба, колани с шарки.
Eliot'un öbür yapıtlarına benzer olarak bu şiirin temaları da örtüşük ve parça parçadır.Подобно на други произведения на Елиът темите са припокриващи се и фрагментарни.
Hemen o anda örtünmeye karar verdim."Мигновено реших да кацна в нея.
Eklem içindeki tüm kemik yüzeyler eklem kıkırdağı ile örtülmüştür.Всички часовници, произведени в страната, трябва да са с неговата снимка под циферблата.
Bazı türlerde bir erkeğin bölgesi birkaç dişinin bölgesi ile örtüşür.Индивидуалната територия на мъжките котки частично се припокрива с териториите на няколко женски.
Çarşaf aşağıdaki anlamlardan birine gelebilir: Çarşaf (örtü), yatağın üstüne serilen örtü.Купих столът, но Това е от стола (на стола, под стола, пред стола).
Bitki örtüsü olarak meşe ağacı ormanlıkları bulunmaktadır.Преди образуването на поселението, на негово място има гъсти гори.
Hindistan ve Türkiye’nin de kültürel bir örtüşmesi var.В древен Китай и Индия също са се носели обици.
Örtülü Ödenek Davası: Örtülü ödenek paralarını zimmetine geçirmekten yargılandı.Отпада обвинението, че е злоупотребил с народни пари.
Maske tam olarak kameranın üstünü örter.Изведнъж го запленява фотоапаратът.
Bitki örtüsü kuşaklara ayrılır.Грахът за зърно се прибира разделно.
Bu tür fiziğin genel kurallarıyla baya örtüşüyor.Вселената следва едни и същи физични закони.
Bu parktaki bitki örtüsü kuru tropik ormanlara has bitki türlerinden oluşur.В Азия тези рендета се изработват от тропически видове дърво.
Kıvrımsız uzun bir giysiyle örtünmüşlerdir.Носи изпокъсани и твърди дълги за него дрехи.
Her yaprak, kendini dışarıya karşı koruyacak çok etkili bir tabaka ile sıkı sıkıya örtülüdür.Другата му способност е много твърда черупка, с която се защитава от всякакъв вид атаки.
Bu dönemde kilisedeki fresklerin üzeri örtüldü.Сега в тази църква се държат конете.
Beşiğin topuzları ve sapıda tamamen mücevheratla örtülmüştür.Девет от тях са изцяло покрити със скъпоценни камъни.
Farklı disiplinlerdeki anlamları her zaman birebir örtüşmez.Разграничението между традициите не винаги е твърдо.
Bitki örtüsü makidir. / YerelnetСкалното образувание Купена. // ИАОС.
Keşke dışarı çıkarken kapıyı örtsen.Иска ми се да затваряш вратата, когато излизаш.
Seyrek bitki örtüsü ile kaplıdır.Cijela je površina pokrivena biljnim plaštom.
Beşiğin topuzları ve sapıda tamamen mücevheratla örtülmüştür.Mrtve su zakapali sa svim nakitom.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Virus influence je RNA virus iz obitelji Ortomyxoviridae.
Kutsal metinlerde bazı bilgilerin açık, bazı bilgilerin örtülü olarak verilmiş olmasının bir nedeni budur.Među svjedočanstvima u svetačkom postupku ih ima nekoliko, koja to potvrđuju.
Bitki örtüsü cesitli olup ormanları Boldur.Konstrukcije su očuvane, drvene.
Elbiseler bütün vücudu örtmektedir.Prorijeđena dlaka pokriva cijelo tijelo.
Örtülü ödenekten aldığı paraya karşılık cemiyeti kapattığı iddia edilir.Od onoga što su skupili vratili smo provinciji novac za stolice koji smo posudili.
Düşman piyadeleri genellikle bu mayınları yapraklar veya toprakla örtüyordu.Oko te kupole obično su se nalazili šiljci ili kvrge.
Halife Abdülmelik döneminden beri bu örtü her sene hac mevsiminde yenilenmektedir.Nakon rata je obnovljena te je iz godine u godinu sve kvalitetnija.
Doğal bitki Örtüsü yönünden bölgeye göre aşırı bir zenginliğe sahiptir.U prijelaznoj zoni nalazi se veće bogatstvo vrsta.
Bu maddeler, tarımsal faaliyetler için çok uygun bir toprak örtüsü meydana getirir.U pozadini te terase pruža se ravno zemljište pogodno za poljoprivrednu djelatnost.
Yeşil bitki örtüsü oldukça geniştir.Pristup Zelenoj pećini je vrlo težak.
Burun delikleri kısmen tüylerle örtülüdür.Ima nožne prste djelomično povezane plivaćom kožicom.
Toz örtüsü ve gazın yoğun tabakası, bizim görüş açımızdan merkezi yıldızın doğrudan gelen ışığını engeller.Prašina i plin blokiraju svijetlost zvijezda iza sebe i onemogućavaju naš pogled u dubinu galaksije.
Böcek uçmadığı zaman bu kanatlar katlanarak kanat örtülerinin altına saklanır.Kad avion nije u upotrebi, njegova krila savijena su okomito.
Orman örtüsü köy arazisinin yaklaşık %30'nı kaplamaktadır.Zmiešané lesy pokrývajú asi 30 % územia krajiny.
Sosyal ve kültürel teorisi arasında önemli bir örtüşme vardır.Výrazne sa prekrýva so sociálnou a kultúrnou teóriou.
Genç sürgünler beyaz tüylerle örtülüdür.Vyliahnuté mláďatá sú pokryté špinavým bielym páperím.
Malzeme olarak cam veya plastik örtü kullanılmaktadır.Ako obaly sa používajú sklenené alebo plastové fľaše.
İklim ve bitki örtüsü ise; Köyde ve çevresinde karasal iklim görülmektedir.Podnebie a vegetácia podmieňujú faunu a flóru v obcí a okolí.
Alplerdeki bitki örtüsü çok zengin ve çeşitlidir.Somálska architektúra je veľmi bohatá a rozmanitá.
Dünyada şu an bulunan tek buz örtüleri Antarktika ve Grönlanddır.V súčasnosti sa najväčšie pevninské ľadovce nachádzajú v Antarktíde a Grónsku.