Ana içeriğe geç
Sözlük

ört ile cümle

ört kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Titürel'in sesi oğlu Amfortas'a Kutsal Kase'yi kapayan örtüyü açmasını söyler.Titurels stemme høres, som beder sønnen, Amfortas, at afdække gralen.
Bu yukarıdaki açıklamayla da örtüşmektedir.Se i øvrigt beskrivelsen ovenfor.
Suladıktan sonra, üzerini bir bezle örter.Ved verber med -l, sættes -lë på.
Saçları rüzgarda dalgalanmakta olan adam, kalın bir sis örtüsüyle kaplı olan göz alıcı manzarayı izlemektedir.Hans hår blæser i vinden, og han stirrer ud over et landskab, der er dækket af en tyk tåge.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Influenzavirus B er en slægt i Orthomyxoviridae-familien.
Antarktika ve Grönland dışında en büyük buz örtüsüdür.Dette er verdens tredje største isbræ efter Antarktis og Grønland.
Yani birbiriyle tamamen örtüşen bir şey yok.Det er lagt således, at ingen fliser ligger helt parallelt med hinanden.
Rusça bir sözcük olan "Maskirovka", sözcük anlamı olarak kamufle, örtme, gizleme anlamına gelir.Det russiske ord маскировка (Maskirovka) betyder bogstavligt talt sløring.
Montaj yeri ipek kumaşlı mavi bir şerit ile örtülmüştür.Gulvet er belagt med et blåt tæppe.
Fynbos, Güney Afrika'nın karakteristik bitki örtüsüdür.Cineraria er en planteslægt af arter fra Sydafrika.
Bitki örtüsü zengindir.Vegetationen er frodig.
Arazisi dağlık olup bitki örtüsü yaşlı palamut ağaçlarından oluşur.Her er stadig en artrig flora og fauna baseret på de gamle træer.
Parlak bir yıldız ya da gezegen Ay'ın arkasından geçerse örtülür yani gözden kaybolur.Når en klar stjerne eller planet passerer bak månen, blir den okkultert eller skjult.
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.På grunn av månebanens presesjon blir forskjellige stjerner okkultert hvert år.
Örtmek, meramı gizlemek demektir.Verbet hajaba betyr å skjule.
Çöküntü örtüleri genellikle yoğun yıldız rüzgarlarının veya mevcut yıldız oluşumunun öncesinde oluşur.Vanligvis dannes sirkumstellare kapper fra den tette stjernevinden, eller de finnes før dannelsen av stjernen.
Yarım çizme; baldırın yarısını örten çizme.Kort halslinning, halsåpning med luestige.
Bu cihazların çalışması kuantum optiğinden genellikle kuantum elektroniği ile örtüşmektedir.I studiet av disse enhetene kan kvanteoptikk ofte overlapper med kvanteelektronikk.
Tropik birki örtüsü ve nemli toprak karakterize ettiği arazi, deniz seviyesine yakın ve düzdür.Tropisk vegetasjon og fuktig jord preger landet, som er flatt og omtrent på havnivå.
Yapıların örtü sistemlerinde ise ikili bir durum dikkati çekmektedir.Utviklingsarbeidet i prosjektmenighetene har et dobbelt sikte.
Aldebaran, Ay tarafından örtülmesine yeterli olacak kadar tutulum düzlemine yakındır.Aldebaran er tilstrekkelig nær ekliptikken til at den med jevne mellomrom blir okkultert av månen.
Montaj, kırmızı bir ipek kumaşlı şeridi ile örtülmüştür.Trappen skal være dekket av et lykkebringende rødt teppe.
Düdenin bitki örtüsü "Kındıra" denilen bir bitkidir.En gjenstand som er forfalsket kalles en forfalskning.
326. ^ "Bitki Örtüsü ve Fauna".«Vegetasjon og vegetasjonstyper».
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Influensa er en sykdom forårsaket av et virus som tilhører familien orthomyxoviridae.
Son derece gür ve yeşil bir bitki örtüsüne sahiptir.Her er mye frodig og grønn buskvegetasjon.
Ancak ebeveyn izni alan 12 yaş ve üstü kız çocuklarının başlarını örtmesine izin verilmişti.Deretter ble det oppdaget at familiens 12-årige adoptivdatter hadde fått pudder på fingrene.
Birebir örten fonksiyonlar terslenebilir özelliktedir ve bu tip fonksiyonlara permütasyon ismi verilir.En bijektiv funksjon fra og til den samme mengden kalles for en permutasjon.
Yemyeşil ve gür bitki örtüsü içinde en çok pay fındık ağaçlarının-dır.Schjongslunden utgjør den sørligste (ytterste) delen av Schjongstangen.
"What'd I Say"in üstü birçok farklı tarzda birçok sanatçı tarafından örtülmüştür.«Papa, Can You Hear Me?» har også blitt tolket av mange andre artister.
Atların sırtlarına keçeden yapılmış örtü konmuştur.Saltaskene ble i mange tilfelle revet fra hestenes rygg ...
Engebeli araziye sahip olup, çayır bitki örtüsü vardır.Den mangler kantsone med gressvegetasjon.
Leonidas için sol kanadını örtmek, yeterli bir taktik önlem olarak görülmektedir.Den opprinnelige venstrehånd i stridepiano ble betydelig irregularisert.
Son zamanlarda örtü altı yetiştiricilik önem kazanmıştır.I nyere tid har det vært seks gårdsbruk på Kjørkleiv.
Fetişin amacı da bu örtme işlemini gerçekleştirmektir.Forbundets overordnede mål er derfor å bidra til at slik jakt blir tillatt.
Örtü altı tarım yapılmaktadır.Kvartalet består av seks bygårder.
NGC 4647, Messier 60'tan yaklaşık olarak 2′,5 uzaklıktadır ve optik teleskoplar ile örtüşür şekilde görünür.NGC 4647 berjarak sekitar 2,5 dari Messier 60; piringan optik dari dua galaksi saling tumpang tindih.
Parkta, yükseklikteki değişikliklere göre değişen beş farklı bitki örtüsü bölgesi vardır.Ada lima daerah vegetasi berbeda di taman ini, yang berganti sesuai dengan ketinggian.
Fakat bazı işlemlerde örtük (implicit) işlem kodları olabilir veya hiçbir işlem kodu olmayabilir.Demikianlah, para bhikkhu, semua bentuk (sangkhara) apa pun adalah tidak kekal, tidak abadi atau tidak tetap.
Bu esnada tencere fazla hareket ettirilmemeli ki üzerini örten bu hamurlaşmış un bozulmasın.Anda harus tetap berhati-hati, jangan sampai terbawa arus yang cukup kuat.
On altı tanesi duvarlara bitişik olan kırk paye, caminin üst örtüsünü taşımaktadır.Sebanyak 40 lobang tembok ditembus oleh jalan untuk kendaraan.
Örtünün üzerindeki incilerin tahmini sayısı 10 milyon kadardır.Mata manusia dapat membedakan sekitar 10 juta warna.
Yapıların hangi amaç ve düşünceyle örtüldükleri halen bilinmemektedir.Tidak diketahui maksud dan tujuan dari pembangunan cabang tersebut.
Örtüleri ve iskeletleri yoktur.Tanpa ekor dan tanpa koma.
Bu iki tanım kısmen örtüşürler.Kedua paket ini akan ditagih secara bulanan.
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.Presesi pada orbit Bulan juga menyebabkan terjadinya okultasi yang berbeda setiap tahunnya.
Evine geldiğinde yatağına yattı ve "Beni örtün!" dedi.Setelah itu dia duduk seraya berkata kepadaku, "Ambillah buahnya."
Her Kat yоnma taşlarla inşa edilmiş, kubbe fоrmalı tavanla örtülmüştür.Dalam lukisan ini, Gwaneum duduk di atas batu yang dipenuhi dengan intan.
Terim bazen nakliye helikopteri ile örtüşmektedir.Akako kadang juga membantu Kid dalam menyamar.
326. ^ "Bitki Örtüsü ve Fauna"."Pemanfaatan Tumbuhan dan Satwa Liar".
Uganda çok çeşitli bir bitki örtüsüne sahiptir.Finlandia memiliki jenis fauna yang beragam.
Çatı örtüsü olarak alaturka kiremit kullanılır.Siger digunakan sebagai ornamen atap rumah.
BBN'in proje planı Roberts'ın planıyla örtüşmekteydi.Đề xuất của BBN theo rất sát dự án của Roberts.
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.Bởi sự tiến động của quỹ đạo Mặt Trăng, mỗi năm các ngôi sao khác nhau sẽ bị che khuất.
Hemen o anda örtünmeye karar verdim."Chúng tôi quyết định sát cánh với nhau ngay lập tức."
500 metre sonra ise izler karla örtülüyordu.Tuy nhiên, sau 500 mét những dấu vết này đều bị tuyết bao phủ.
Bakır siniye; altına yufka döşenir, kesilmiş olan yufkalar siniye yayılır ve üstü yufka ile örtülür.Ngũ căn (五根): Tín căn (信根); Tinh (tiến) căn (精根); Niệm căn (念根); Định căn (定根); Huệ căn (慧 根).
30 O zaman dağlara, ‘Üzerimize düşün!’ ve tepelere, ‘Bizi örtün!’ diyecekler.Bấy giờ người ta sẽ nói với núi rằng: Hãy đổ xuống trên chúng ta! với gò rằng: Hãy che lấp chúng ta!
6. Muhafız Ordusu, Riga'yı örttü ve taarruzun kanadını kuzey yönünde genişletti.Quân đoàn vệ binh số 6 đã chiếm được Riga và kéo dài cuộc tiến công tới sườn phía Bắc.
Antarktika ve Grönland dışında en büyük buz örtüsüdür.Đây là các chỏm băng lớn nhất nằm ngoài Nam Cực và Greenland.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod