örtün ile cümle

örtün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.Ngài lấy giận che mình và đuổi theo chúng tôi, giết lát chúng tôi, chẳng thương xót.
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.Ngài lấy giận che mình và đuổi theo chúng_tôi , giết lát chúng_tôi , chẳng thương_xót .
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.Obestřels se hněvem a stiháš nás, morduješ a nešanuješ.
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.Ogrnil si se z jezo in preganjal nas, moril si brez milosti.
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.Okryłeś się zapalczywością, i gonisz nas, mordujesz, a nie szanujesz.
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.olet peittänyt itsesi vihassasi, ajanut meitä takaa, surmannut säälimättä;
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.Samek. Zastrel si sa hnevom a stíhaš nás; pobil si, nešetril si.
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.sondern du hast uns mit Zorn überschüttet und verfolgt und ohne Barmherzigkeit erwürgt.
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün."Te cubriste de ira y nos perseguiste; mataste y no tuviste compasión
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.Ti sei avvolto nell'ira e ci hai perseguitati, hai ucciso senza pietà
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.Tu t`es caché dans ta colère, et tu nous as poursuivis; Tu as tué sans miséricorde;
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.U bent vervuld van toorn, HERE, en U hebt ons meedogenloos geslagen.
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.Περιεκαλυψας με θυμον και κατεδιωξας ημας εφονευσας, δεν εφεισθης.
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.Покрил си се с гняв и гонил си ни, убил си без да пощадиш.
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.Ты покрыл Себя гневом и преследовал нас, умерщвлял, не щадил;
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.סכתה באף ותרדפנו הרגת לא חמלת׃
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.التحفت بالغضب وطردتنا. قتلت ولم تشفق.
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.你 自 被 怒 氣 遮 蔽 、 追 趕 我 們 . 你 施 行 殺 戮 、 並 不 顧 惜
Öfkeyle örtünüp bizi kovaladın, Acımadan öldürdün.你 自 被 怒氣 遮蔽 、 追趕 我 們 . 你 施行 殺戮 、 並不顧惜
Örtünün oluşturduğu bu zarif kavis, anne ile çocuk arasında bir köprü gibi, ikisini birbirine bağlıyor.- i stwarza to subtelne połączenie między nimi- ten pomost
Örtünün oluşturduğu bu zarif kavis, anne ile çocuk arasında bir köprü gibi, ikisini birbirine bağlıyor.Vytváří to mezi nimi oblouk, most.
Örtünün zerafetine bakın, bence bu resimdeki en güzel bölümlerden birisi. .A podívejte se na tu jemnost toho závoje. Myslím, že je to jedna z nejkrásnějších částí této malby.
Örtünün zerafetine bakın, bence bu resimdeki en güzel bölümlerden birisi. .Dr Zucker: Spójrzcie też na delikatność tej szaty
Örtünün zerafetine bakın, bence bu resimdeki en güzel bölümlerden birisi. .А погляньте на витонченість. ціє вуалі.
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Akkor kezdik mondani a hegyeknek: Essetek mi reánk; és a halmoknak: Borítsatok el minket!
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Allora cominceranno a dire ai monti
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Alors ils se mettront à dire aux montagnes: Tombez sur nous! Et aux collines: Couvrez-nous!
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Atunci vor începe să zică munţilor: ,Cădeţi peste noi!` Şi dealurilor: ,Acoperiţi-ne!`
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Bấy giờ, người ta sẽ nói với núi rằng: Hãy đổ xuống trên chúng ta! với gò rằng: Hãy che chúng ta!
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Bấy_giờ , người_ta sẽ nói với núi rằng : Hãy đổ xuống trên chúng_ta ! với gò rằng : Hãy che chúng_ta !
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Dann werden sie anfangen, zu sagen zu den Bergen: Fallet über uns! und zu den Hügeln: Decket uns!
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Da skal de begynne å si til fjellene: Fall over oss! og til haugene: Skjul oss!
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Då skall man begynna säga till: bergen: 'Fallen över oss', och till höjderna: 'Skylen oss.'
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Da skulle de begynde at sige til Bjergene: Falder over os! og til Højene: Skjuler os!
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Então começarão a dizer aos montes: Caí sobre nós; e aos outeiros: Cobri-nos.
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Entonces comenzarán a decir a las montañas: "¡Caed sobre nosotros!" y a las colinas: "¡Cubridnos!
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.In die dagen zullen de mensen erom smeken dat de bergen op hen vallen en dat de heuvels hen bedekken.
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.그 때에 사람이 산들을 대하여 우리 위에 무너지라 하며 작은 산들을 대하여 우리를 덮으라 하리라
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Silloin ruvetaan sanomaan vuorille: `Langetkaa meidän päällemme`, ja kukkuloille: `Peittäkää meidät`.
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Tedaj jamejo praviti goram: Padite na nas! in hribom: Pokrijte nas!
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Tedy poczną mówić górom: Padnijcie na nas! a pagórkom: Przykryjcie nas!
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Tehdyť počnou říci k horám: Padněte na nás, a pahrbkům: Přikrejte nás!
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Vtedy začnú hovoriť vrchom: Padnite na nás! a brehom: Prikryte nás:
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Τοτε θελουσιν αρχισει να λεγωσιν εις τα ορη, Πεσετε εφ' ημας, και εις τα βουνα, Σκεπασατε ημας
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Тогава ще почнат да казват на планините: Паднете върху нас, и на хълмовете: Покрийте ни.
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.тогда начнут говорить горам: падите на нас! и холмам: покройте нас!
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Тоді стануть говорити горам; упадїть на нас, і узгіррям: Покрийте і нас.
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.אז יחלו לאמר אל ההרים נפלו עלינו ואל הגבעות כסונו׃
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.حينئذ يبتدئون يقولون للجبال اسقطي علينا وللآكام غطينا.
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.那 時 、 人 要 向 大 山 說 、 倒 在 我 們 身 上 . 向 小 山 說 、 遮 蓋 我 們
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.那時 、 人 要 向 大山說 、 倒在 我 們 身上 . 向小山 說 、 遮蓋我們
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!(108:29) Да облекутся противники мои бесчестьем и, как одеждою, покроются стыдом своим.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Biarlah orang-orang yang menuduh aku diliputi kehinaan, dan rasa malu menyelubungi mereka seperti jubah
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Buďtež oblečeni protivníci moji v zahanbení, a nechť se odějí jako pláštěm hanbou svou.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!나의 대적으로 욕을 옷입듯하게 하시며 자기 수치를 겉옷 같이 입게 하소서
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!lad mine Fjender klædes i Skændsel, iføres Skam som en Kappe!
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Meine Widersacher müssen mit Schmach angezogen werden und mit ihrer Schande bekleidet werden wie ein Rock.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Mina motståndare varde klädda i blygd och höljda i skam såsom i en mantel.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Mine motstandere skal klæ sig i vanære og svøpe sig i sin skam som i en kappe.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Moji odporcovia nech oblečú stud a nech sa odejú svojou hanbou jako plášťom!
İlgili Sayfalar