örnekleri ile cümle

örnekleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.A gyermekbénulás az egyik leghatásosabb példa.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.A pólio, julgo, é um dos exemplos mais poderosos.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Credo che la poliomelite sia tra gli esempi più potenti.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Creo que la polio es uno de los ejemplos más importantes.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Et la polio je pense, est un des exemples les plus forts.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Iar poliomielita cred că este unul din cele mai puternice exemple.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.가장 강력한 예는 소아마비라고 생각합니다.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Og polio, tror jeg, er en af de stærkeste eksempler.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Polio is een van de meest sprekende voorbeelden.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Polio jest jednym z najdobitniejszych przykładów.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Polio, menurut saya, merupakan salah satu contoh yang tepat.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Und Polio, denke ich ist ein sehr gutes Beispiel dafür.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Và bại liệt, tôi nghĩ rằng đây là ví dụ mạnh mẽ nhất.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Και η πολιομυελίτιδα είναι ένα απ' τα καλύτερα παραδείγματα
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.И полио, мисля, е един от най-ярките примери.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.І поліомієліт, мені здається, є одним з найкращих прикладів.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Я думаю, что полиомиелит - один из самых мощных примеров.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.ופוליו, אני חושבת, היא אחת הדוגמאות החזקות.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.كما أعتقد إن شلل الأطفال هو أفضل الأمثلة.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Aku akan segera berpakaian, berkemas pengumpulan sampel, dan berangkat.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Będę się ubrać od razu, zapakować do pobierania próbek, i wyruszył.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Bom jaz oblekel takoj, pakiranje up zbiranje vzorcev, in pobota.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Hozom öltözve azonnal, összecsomagolni a mintavétel, és elindultak.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Ich werde sofort anziehen, bis die Entnahme von Proben, und ging los.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.'Ik ga meteen aankleden, inpakken het nemen van monsters, en zet uit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Jag klär direkt, packa ihop insamling av prover, och iväg.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Já si obléknout hned, sbalte odběru vzorků, a vyrazili.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Ja si obliecť hneď, zbaľte odberu vzoriek, a vyrazili.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Jeg får tøj på med det samme, pakke sammen indsamling af prøver, og modregning.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Je vais m'habiller tout de suite, emballer la collecte des échantillons, et partit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."나는, 바로 입고 샘플의 수집을 싸가지고 출발거야.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Me vestiré de inmediato, el paquete de la colección de muestras, y partió.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Mi vesto subito, impacchettare il prelievo di campioni, e partì.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Saan pukeutunut heti, pakata näytteiden, ja lähti.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Tôi sẽ mặc quần áo ngay lập tức, đóng gói bộ sưu tập các mẫu, và đặt ra.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Voi mă îmbrac imediat, ambalaj de culegere de probe, si a pornit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Vou me vestir de imediato, arrumar a coleta de amostras, e partiu.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Θα ντυθώ αμέσως, συσκευασία μέχρι τη συλλογή δειγμάτων, και ξεκίνησε.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Аз ще се облече веднага, опаковка на събирането на проби, и тръгнахме.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Я буду одеваться сразу, собрать коллекцию образцов, и отправились.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Я буду одягатися відразу, зібрати колекцію зразків та й пішли.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."אני אתלבש מיד, לארוז איסוף דגימות, ויצאו לדרך.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.سوف "أرتدي ملابسي على الفور ، حزم امتعتهم لجمع العينات ، وانطلقوا.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.あなたは私が私の方法に着手することができるでしょう、あなたはできないだろうか?
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Az egyik kedvenc példám a közreműködő életmódra a Landshare vagy terület megosztás.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Eén van mijn favoriete voorbeelden van samenwerkende levenstijlen heet "Landshare".
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Eines meiner Lieblingsbeispiele für kollaborative Lebensgewohnheiten nennt sich Landshare.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Ett av mina favoritexempel på kollaborativa livsstilar kallas Landshare.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Jeden z mojich obľúbených príkladov kolaboratívneho životného štýlu sa volá Landshare.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Jeden z mých nejoblíbenějších příkladů sdílení životního stylu se jmenuje Landshare.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Jednym z moich ulubionych przykładów współdzielonego stylu życia jest Landshare.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.제가 좋아하는 협력적 생활방식의 하나는 랜드쉐어라고 하는 것입니다.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.L'un de mes exemples préférés de modes de vie collaboratifs s'appelle le "Landshare" [partage de terre].
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Một trong những ví dụ ưu thích của lối sống hợp tác được gọi là "Đất chia sẻ"
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Um dos meus exemplos favoritos de estilos de vida colaborativos chama-se "partilha de terras".
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Uno dei miei esempi preferiti di stile di vita collaborativo è chiamato Landshare.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Uno de mis ejemplos favoritos de estilo de vida colaborativo se llama Landshare.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Ένα από τα αγαπημένα μου παραδείγματα των συνεργατικών τρόπων ζωής ονομάζεται Λάντσέρ (σσ: Landshare).
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Един от любимите ми примери за сътруднически стил на живот се нарича Landshare (споделяне на земя).
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Один из моих любимых примеров сотрудничающего стиля жизни называется Landshare.

İlgili Sayfalar