örnekleri ile cümle

örnekleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimNáš príklad s ovocím.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimYah, saya tidak akan pergi terlalu jauh ke dalamnya Tapi contohkan pada buah.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimНека не задълбавам. Та нашия плодов пример.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimولا اريد ان اتمادى في هذا ولنأخد مثالا على الفاكهة
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelim果物の例を出すね。 ここに、レモンがあります。
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum.""Acum văd reţele Bayes şi exemple de teoria jocurilor peste tot."
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum.""Agora vejo redes bayesianas e exemplos de teorias de jogo onde quer que olhe."
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum.""Ahora veo redes bayesianas y ejemplos de teoría de juegos por donde mire."
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum."Bayesnätverk och exempel på spelteori överallt."
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum."Bayes-netwerken en voorbeelden van speltheorie waar ik maar kijk."
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum."Bayesove mreže in primere teorije iger vidim, kamorkoli pogledam."
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum."Bayesove siete a príklady teórie hier všade, kam sa pozriem."
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum."Bayesovské sítě a příklady teorie her všude, kam se podívám."
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum.""Jetzt sehe ich das Bayessche Netz und die Spieltheorie überall, wohin ich auch blicke."
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum.""Teraz widzę sieci bayesowskie i przykłady z teorii gier gdziekolwiek spojrzę."
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum.""Τώρα διακρίνω τα δίκτυα Bayes και παραδείγματα της θεωρίας παιγνίων όπου και αν κοιτάξω".
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum."Байесовы сети и примеры теории игр везде, куда ни посмотрю".
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum.""Сега виждам мрежата на Байес и примери на игрова теория, където и да погледна."
"Artık baktığım her yerde Bayes ağları ve oyun teorisi örnekleri görüyorum.""Тепер я бачу байєсівські мережі та приклади теорії ігр усюди.
Aşağıdaki linkte, bu örnekleri ve daha fazlasını bulabilirsiniz.Entonces, pueden encontrar estos ejemplos y otros en el enlace de abajo.
Aşağıdaki linkte, bu örnekleri ve daha fazlasını bulabilirsiniz.이와 같이 여러 가지 사례를 볼 수 있습니다
Aşağıdaki linkte, bu örnekleri ve daha fazlasını bulabilirsiniz.Te i więcej przykładów znajdziesz pod poniższym linkiem.
Aşağıdaki linkte, bu örnekleri ve daha fazlasını bulabilirsiniz.Таким чином, Ви могли би знайти ці приклади і ще більше за посиланням нижче.
Aşağıdaki linkte, bu örnekleri ve daha fazlasını bulabilirsiniz.يمكنك أن تجد هذه الأمثلة وأخرى غيرها في الرابط أدناه.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.Así que pude elegir muestras para cubrir una sección transversal que abarcaría prácticamente a todo el mundo.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.Daardoor kon ik voorbeelden kiezen om een dwarsdoorsnede van ongeveer de hele wereld te omvatten.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.Ho potuto trovare campioni che corrispondessero a criteri imposti, per coprire praticamente il mondo intero.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.Jadi saya dapat memilih sampel yang cukup untuk mewakili seluruh dunia.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.그래서 저는 전 세계를 실질적으로 포괄할 수 있는 단면을 위한 표본을 찾아야 했습니다.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.Przy odpowiednim dobraniu próbek otrzymamy przekrój całego świata.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.Şi am putut defapt să acopăr o zonă care acoperă practic întreaga lume.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.Takže jsem si mohl vybrat průřezové vzorky, které pokryly prakticky celý svět.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.Takže som si vlastne mohol vybrať vzorky - prierez ktorý pokryje prakticky celý svet.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.Επέλεξα περιπτώσεις που αποτελούσαν αντιπροσωπευτικό δείγμα και κάλυπταν πρακτικά ολόκληρο τον κόσμο.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.Можех всъщност да избера извадки, които ще покрият на практика целия свят.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.Я мог сделать такую выборку, которая показала бы, как обстоят дела практически во всём мире.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.כך שיכלתי בעצם לבחור דוגמאות שתכסנה את כל החתך אשר יכסה למעשה את כל העולם.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.لذا فقد تمكنت من إختيار عينات لتغطية شريحة تقوم تحديداً بتغطية كل العالم.
Aslında böylece pratik olarak tüm dünyayı kapsayacak bir kesit alabileceğim örnekleri seçebilirdim.多様なサンプルを取ることができます 約5年この実験を行ない
Aslında, bütün bu örnekleri vermemin bir nedeni var çünkübu belli tür bakterinin basit bir örneği.실제로, 제가 이것을 예시로 들고 있는 가장 큰 이유는 이것은 비교적 간단한 예시인데, 어떤
Aslında, bütün bu örnekleri vermemin bir nedeni var çünkübu belli tür bakterinin basit bir örneği.Смятам всички можем да вярваме, че повечето от тези промени са полезни до известна степен.
Aslında, bütün bu örnekleri vermemin bir nedeni var çünkübu belli tür bakterinin basit bir örneği.細菌の代謝が、どのように変わっていったかや 細菌がどんなふうに、ペニシリンに対して
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Ale znajdowały się one już w literaturze.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı. Aslına bakılırsa, Linus onlara yeterince dikkatli bakmamıştı.Il ne l'a donc pas eu mais il y en avait dans la littérature.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Bár volt belőle néhány az irodalomban.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Dar existau în literatura de specialitate.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Es gab jedoch welche in der Literatur.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Jenže v literatuře jedna byla.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.하지만 문헌에도 남아있었죠.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Maar er waren foto's in de literatuur.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Ma ce n'erano in letteratura.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Mas havia outras na literatura.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Men der var nogen i litteraturen.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Nhưng cũng có vài hinh X-quang trong các bài báo khoa học.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Pero había unas en la literatura.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Tapi ada satu referensi.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Αλλά υπήρχαν κάποιες στη βιβλιογραφία.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Но все пак, тези в литературата ги имаше.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Но некоторые снимки уже были опубликованы.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.אך היו אחרים בספרות.

İlgili Sayfalar