örnek ile cümle

örnek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Örneksel çıkış 5 için sol sinyal kaynağını seçChoose analog out 5 left signal source
Örneksel çıkış 6 için sol sinyal kaynağını seçChoose analog out 6 left signal source
Örneksel çıkış 7 için sol sinyal kaynağını seçChoose analog out 7 left signal source
Örneksel çıkış 8 için sol sinyal kaynağını seçChoose analog out 8 left signal source
Örneksel çıkış 1:Analog out 1:
Örneksel çıkış 2:Analog out 2:
Örneksel çıkış 3:Analog out 3:
Örneksel çıkış 4:Analog out 4:
Örneksel çıkış 5:Analog out 5:
Örneksel çıkış 6:Analog out 6:
Örneksel çıkış 7:Analog out 7:
Örneksel çıkış 8:Analog out 8:
Örneksel çıkış 1 için sol sinyal kaynağını seçChoose analog out 1 left signal source
Örneksel 1Analog 1
Sol Sayısal/ Örneksel dönüştürücü ayarıLeft Digital/ Analog converter setting
Sağ Sayısal/ Örneksel dönüştürücü ayarıRight Digital/ Analog converter setting
Sol Örneksel/ Sayısal dönüştürücü ayarıLeft Analog/ Digital converter setting
Sağ Örneksel/ Sayısal dönüştürücü ayarıRight Analog/ Digital converter setting
Yeniden örneklendirResample
Yeniden örneklendirme frekansıResampling frequency
mFrekans yeniden örneklendiriliyorResampling mFrequency
Örnek Kimlik:Example Id:
Esat Berişa buna bir örnek.Esat Berisha is one such example.
"Bu bölgesel istikrarı destekleyecektir ve tüm Batı Balkanlar'a örnek teşkil etmektedir."It will promote regional stability and serves as a model for the Western Balkans as a whole."
"Tüm dünyanın görmesi gereken bir örnek olduğumuzu düşünüyorum.""I think that we are an example [that should be seen] by the world."
Bunlara örnek olarak Veles kalhanesi ve Ohri merkezli EMO firması gösterildi.Examples include the Veles smeltery and the Ohrid-based firm EMO.
Kuzey Kosova ise, koşulları itibariyle kesinlikle benzeri bulunmayan bir örnek.Northern Kosovo is certainly unique in its circumstance.
Başbakan, firmanın diğer dış yatırımcılara "çok kötü örnek" olduğunu da sözlerine ekledi.The firm is setting a "very bad example" for other foreign investors, he added.
Savunma reformunun ortaya koyduğu örnek, reformların kendisi kadar önem taşıyor.The example that the defence reform process set is as significant as the reforms themselves.
Bazı örnekler durumun hâlâ ne denli yetersiz olduğunu gözler önüne seriyor.Particular examples dramatize just how unsatisfactory the situation still remains.
Manastırda ayrıca rahibelerin günümüzdeki yaşam tarzlarından bir örnek de bulmak mümkün.The monastery also offers a glimpse of how nuns live today.
Bir diğer örnek de 1990'ların ikinci yarısında Güneydoğu Asya’da yaşanan kriz.Another case study is the crisis in Southeast Asia during the second half of the past decade.
Bu olay, bir Makedon cumhurbaşkanının gücünü kullandığı ikinci örnek oldu.It was only the second time a Macedonian president has used this power.
Birlikte yaşamanın örnekleri özellikle gençler arasında farkediliyor.The evidence of co-existence is particularly noticeable among the youth.
ABD, Almanya ve Polonya'da bunun gibi düzinelerce, hatta yüzlerce örnek var.There are dozens, or even hundreds of such cases in the United States, in Germany, in Poland.
Eski bakan, "Partiye karşı görevini örnek bir şekilde yerine getirdiğimi düşünüyorum."I think I have done my duty to the party exemplarily.
Yetenekli orta saha oyuncusu, diğer genç Arnavut futbolculara örnek oluyor.The talented midfielder serves as a model for other young Albanian players.
Siyasi, AKP'nin başlattığı reformlara çeşitli örnekler verdi.He gave various examples of reforms initiated by the AKP.
Bu görüşü destekleyen en çarpıcı örnek ise Latin Amerika.Latin America offers a glaring example in this regard.
Oyun alanı sadece bir örnek.The playground is just one example.
Kosova'nın örnek olarak liderlik yapan, bağlılık gösteren bir yönetime ihtiyacı var.Kosovo needs committed leadership that leads by example.
Nuland, Makedonya'nın bölgede çok ırklı demokratik bir topluma örnek olduğunu söyledi.Macedonia is an exemplary of a multi-ethnic democratic society in the region, Nuland said.
Buckovski sözlerini şöyle sürdürdü: "Makedonya da buna bir örnektir."Such is the example of Macedonia.
İfeta Bayriç, BH'deki çalışan yoksul kesimi temsil eden tipik bir örnek.Ifeta Bajric is a textbook example of BiH's working poor.
Yani, Erdoğan'ın 2003 yılında hapisten çıkıp başbakanlığa aday olmasını örnek veriyor.That is Erdogan being released from prison to run for prime minister in 2003.
Nikoliç buna örnek olarak, ödeme erteleme çeklerini durdurma kararını gösteriyor.As an example, he cites the decision to halt postponed payment cheques.
Hırvatistan’da görülen bu örnek, İrlanda’da yaşanan benzer bir olayı akıllara getiriyor.The Croatian case echoes a similar one involving Ireland.
En azından, akıllı işbirliğine dair gözle görülür bir örnek sunarlar.At the least they will set a visible example of intelligent collaboration.
Krimo-Lovci'nin kurulmasında İngiliz ve Kanada polisine ait ücretsiz telefon hatları örnek alınmış.British and Canadian police hotlines were used as models for establishing Krimo-Lovci.
Bu yaşam tarzının tipik örneklerinden biri de, Podrinje bölgesinde yaşayan Merya Kariç.Typical of this lifestyle is Mejra Karic, who lived in the Podrinje region.
Bakan, Zagreb'in reformlar açısından bölgeye örnek teşkil ettiğini söyledi.He said Zagreb could serve as an example for the region in terms of reforms.
Fakat örnek bir ülke olarak, Arap dünyasında da barış çıkarımız vardır.But as a model country, we have peace interest in the Arab world.
Komünizm sonrası geçiş dönemi, yolsuzluk ve ahlaki olmayan davranış örnekleri ile doludur.The post-communist transition is replete with cases of corruption and unethical behaviour.
Paha biçilemez heykel, antik Yunan heykelciliğinin en iyi örneklerinden birini oluşturuyor.The priceless figure is one of the finest examples of ancient Greek sculpture.
Podujevo tek örnek değil.The Podujevo case is not unique.
Tasarı hazırlanırken Almanya, Polonya, Romanya ve Slovakya'daki benzerleri örnek alındı.The bill has been modelled on similar ones in Germany, Poland, Romania and Slovakia.
Jankoviç: Ne yazık ki bunun münferit bir örnek olduğunu düşünüyorum.Jankovic: Unfortunately, I think it's just a single case.
Ama bu istisnai bir örnek de değildi, zira Sırp-Arnavut evlilikleri yok denecek kadar azdı.But this was not an exception either, as Serb-Albanian marriages were almost nonexistent.
İstikrar bakımından bölgeye örnek olacak," şeklinde konuştu.It will be model in the region, with regard to stability," Blum said.
Kosova’da başarı öyküleri yaratan yatırımcılar da mevcut ve bu örneklerin duyurulması gerekiyor.There are success stories of investment in Kosovo. Word has to get out.

İlgili Sayfalar