örgütlenme ile cümle
örgütlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Türkmenler herhangi bir sivil ya da yasal örgütlenme oluşturamadı.Hukum Qatar tidak memperbolehkan pembentukan badan politik atau persatuan dagang.
Ancak buna rağmen düzenli bir kilise örgütlenmesi yapılabilmesi olanaksızdı.Namun, sulit untuk membangun gereja-gereja baru.
Bennett sendika örgütlenmelerini yıkmak için yıldırma stratejileri izledi.Bennett đã sử dụng nhiều mưu kế dọa dẫm để nghiền nát tổ chức công đoàn.
Türkmenler herhangi bir sivil ya da yasal örgütlenme oluşturamadı.Pháp luật Qatar không cho phép thành lập các thể chế chính trị hoặc công đoàn.
Muhalifler 1906 yılı Temmuzunda yeni bir örgütlenmenin gerçekleştirilmesine karar verdiler.Các đại diện lại họp với nhau vào năm 1903 đẻ tổ chức một hội nghị hiến pháp.
Diğer çoğu istihbarat örgütleri gibi, etkinlikleri ve örgütlenme detayları gizlidir.Thông tin chi tiết về nhiều chiến dịch và mật vụ đang hoạt động đều được giữ tối mật.
İnsanlık tarihinin çoğunda sosyo-ekonomik örgütlenmenin en yaygın biçimi olmuştur.記録された人類の歴史の大半で、社会経済組織の最も一般的な形態となっている。
Google'ın, Alphabet çatısı altında yeniden örgütlenmesi 2 Ekim 2015 tarihinde gerçekleşti.GoogleからAlphabetへの再編は、2015年10月2日に完了した。
Birçok hayır işinin örgütlenmesinde görev aldı.彼は多くの慈善事業に関与していた。
Diğer çoğu istihbarat örgütleri gibi, etkinlikleri ve örgütlenme detayları gizlidir.あらゆる諜報作戦の例にもれず、この事件においてもエージェントや作戦の詳細については不明な点が多い。
Antun Sadi'nin Suriye Sosyal Milliyetçi Partisi'nin örgütlenmesinden ve bu partinin ideolojisinden etkilendi.アントン・サーアデー(英語版)のシリア社会民族党の組織とイデオロギーに感銘を受けた。
Strong artık herhangi bir örgütlenme işine sorumlu değildir, ama hala tavsiye ve destek veriyor.前作とは異なりプレイヤーが操作することはできないが、助言や手助けをしてくれる。
Burdayım Aşkım! ve Aşk Örgütlenmektir sloganları atılmıştır.本作品のテーマは、「愛」と「愛から生まれるドキドキ!
1931 yılında Juan Vicente Gómez diktatörlüğü döneminde bir yeraltı örgütlenmesi olarak kuruldu.ベネズエラ共産党は、1931年にフアン・ビセンテ・ゴメス軍事独裁の下で地下組織として創建された。
Ayrıca işçi örgütlenmeleri dağıtılmıştır.コラボ商品も発売された。
Bunun tek istisnası, ABD'nin tek katılmış toprağı olan Palmyra Atolü'dür; burası örgütlenmemiş ve ıssızdır.帕邁拉環礁是美國唯一的合併非建制領土,但目前並無人居住。
Örgütlenmeleri ve ekipmanları her an gelişiyordu.建築設計和建築材料都是當時最先進的。
Aynı gün İşçi Vekilleri Sovyetinin seçilmesi ve örgütlenmesi kararı alınır.同日宣布組合正式出道及動畫化決定。
Devletin örgütlenmesi ve etkinliği, demokratik merkeziyetçilik ilkesine uygun olarak gerçekleşir.政党的目的、组织和活动应该符合民主原则。
Düşüşünün ardındaki on yıllar içerisinde SDS, öğrenci örgütlenmesine önemli bir etki olmuştur.SDS는 붕괴 이후로도 수십년 간 학생조직운동에 영향을 미쳐왔다.
Latin Amerika örgütlenmelerinden birinin kısa adı.이름 그대로 아메리카(미국)에서 발달한, 북아메리카의 몇 안되는 품종 중 하나다.
Örgütlenme ilk başlarda genç öğrenci ve işçilerden oluşmaktadır.이렇게 만들어진 대학은 초기에는 단순 교사와 학생으로 이루어진 소규모 조직이었다.
İspolkom’daki partiler hızla örgütlenmeye başlamışlardı.또한 유럽 안보 협력 기구(OSCE)의 미팅은 예정대로 진행되었다.
Ayrıca işçi örgütlenmeleri dağıtılmıştır.פועלים חייבים להיות מאורגנים.
Mekan toplumsal örgütlenmenin bir parçasıdır.הקבוצה היא חלק ממסגרת חברתית כללית.
Latin Amerika örgütlenmelerinden birinin kısa adı.היא נמנית עם אחת ממדינות אמריקה הלטינית.
1928'de tekrar Viyana'ya döndü ve Macaristan'da yeni bir devrimci örgütlenme yaratmaya çalıştı.ב-1920 ביקר שוב ברוסיה והייתה לו פגישה ידידותית עם לנין.
Bunun üzerine partiden ayrılan birçok eski komünist yeni örgütlenmelere giriştirler.Голяма част от старите автори напускат сдружението.
Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri ve Polis gücü yeni örgütlenmede birleşik istihbarat birimleri oldu.Пехотата, авиацията и флотът направиха всичко, което смелостта може да направи.
Birçok hayır işinin örgütlenmesinde görev aldı.Участва в много нестопански благотворителни организации.
Devletin örgütlenmesi ve etkinliği, demokratik merkeziyetçilik ilkesine uygun olarak gerçekleşir.Държавните органи са организирани и действат на принципа на демократичния централизъм.
Oyunlar, Avrupa Olimpiyat Komiteleri Birliği tarafından örgütlenmektedir.Igre su zamišljene i regulirane od strane europskih olimpijskih odbora.
Ülke çapında yeni bir idari ve siyasi örgütlenme kurmak amacıyla bir Heyet-i Temsiliye kuruldu.Dogovorom je određen novi politički i teritorijalni ustroj BiH.
Gençliği döneminde Yugoslavya Komünistler Birliği'nin gençlik örgütlenmelerinde yer aldı.Brzo se, u mladosti povezao s komunističkim organizacijama.
Yasal olarak eşcinselliği ya da eşcinsel örgütlenmeyi yasaklayan herhangi bir yasa yoktur.Ne postoji nikakva odredba u zakonu koja bi štitila homoseksualne i biseksualne osobe.
İspolkom’daki partiler hızla örgütlenmeye başlamışlardı.Ratna zbivanja u Osijeku izbila su vrlo rano.
Siyasal örgütlenmesini Devrimci İşçi Temsilcileri (Revolutionaere Obleute) olarak gerçekleşti.Revolučný tribunál bol zreformovaný (10.
Bu örgütlenme kadınların ilk örgütlenmesiydi.Bolo to prvé spoločné podujatie mužov a žien.
Adhokrasiler (esnek örgütlenmeler) değişimlere daha kolay uyum gösterirler.Fasády kaštieľa sú po úpravách hladké.
Bakü’de yeraltı faaliyetlerini sürdüren Stalin, Çarlık taraftarlarına karşı örgütlenmeyi hızlandırdı.Stalin vzniknutú situáciu využil aby mohol začať prenasledovať svojich odporcov v rámci Komunistickej strany.
Örgütlenme sadece şehirle sınırlı kalmadı.Okrem nej nie sú do mesta takmer žiadne spojenia.
Takipçileriyle birlikte örgütlenmeye ve başka bir ayaklanma için hazırlık çalışmalarına devam ettiler.Ďalšie skupiny pripravovali a organizovali povstania.
Eyalette ayrıca 566 yerleşimde belediye örgütlenmesi bulunmaktadır.Seznam občin departmaja Nord zajema 652 občin.
Savaş sırasında anti-faşist propaganda ve yerel partizan direnişinin örgütlenmesinde önemli rol üstlendi.V času okupacije se je razvilo izredno močno odporniško gibanje s partizanskimi enotami.
Burdayım Aşkım! ve Aşk Örgütlenmektir sloganları atılmıştır.Oma tahtmised ja puhkenud armastuse ihad tuleb alla suruda.
Bakanlar Konseyi, genel Sekreterlik’in örgütlenmesi hakkında salt çoğunlukla karar varır.Consiliul de Miniştri hotărăşte cu majoritate simplăîn privinţa organizării secretariatuluigeneral.
Bakanlar Konseyi, genel Sekreterlik’in örgütlenmesi hakkında salt çoğunlukla karar varır.Die Zustimmung des Europäischen Parlaments ist erforderlich für a) b) c) d) e)
Bakanlar Konseyi, genel Sekreterlik’in örgütlenmesi hakkında salt çoğunlukla karar varır.Rada ministrov rozhoduje oorganizácii generálneho sekretariátu jednoduchou väčšinou.
Ben "Online örgütlenme," derim.A ja, "Organizowanie online"
Ben "Online örgütlenme," derim.Én azt mondom: "Online szervezkedés".
Ben "Online örgütlenme," derim.Eu digo: "Organização online".
Ben "Online örgütlenme," derim.Ich sage: "Online Organisation."
Ben "Online örgütlenme," derim.Ik zeg "online organiseren".
Ben "Online örgütlenme," derim.Io dico: "Organizzazione on line".
Ben "Online örgütlenme," derim.Ja vravím "organizovanie na internete".
Ben "Online örgütlenme," derim.Je dis, "Organisation en ligne."
Ben "Online örgütlenme," derim.저는 "온라인 조직' 을 얘기하죠.
Ben "Online örgütlenme," derim.Saya bilang, "Mengorganisir secara online."
Ben "Online örgütlenme," derim.Tôi nói "Tổ chức trên mạng."
Ben "Online örgütlenme," derim.Y yo digo, "Organización en linea."