Değirmende ördekler, denizde kazlar,البط في ميلبوند .. والأوز في المحيطات .
Değirmende ördekler, denizde kazlar,可愛い彼女は ちょっと意地悪
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediAfferra il mio braccio e quello dell'interprete. ci nasconde sotto ad un cespuglio e dice, "Guardate qui".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediChytil mě za ruku, i tlumočníka usadil nás pod keř a povídá: "Teď sleduj."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediDia menarik tangan saya dan penerjemah, lalu merunduk di bawah semak dan berkata, "Lihat ini."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediÉs ő megragadja a karom és a tolmácsét is, elbújtat minket egy bokor alá és mondja, "Ezt figyeljétek."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediEt il saisit mon bras et celui du traducteur, nous baisse sous un arbuste et dit " Regardez ça. "
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediHij grijpt mij en de tolk bij de arm, duikt met ons onder een bosje en zegt: "Let op."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediJa hän tarttui minun ja tulkkini käsivarsiin, painoi meidät pensaan alle ja sanoi: "Katsokaa tätä."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dedi그러자 에두아르도가 제 팔과 통역가 팔을 붙잡으면서 끌어당겨 숙이게 한 뒤 지켜보라고 하더군요.
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediNos agarra del brazo a mi y al traductor, nos agacha bajo un arbusto y dice, "Mirad esto".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediOch han tar tag i min och tolkens arm, gömmer oss under en buske och säger, "Kolla in det här."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediȘi ne ia de mână, pe mine și pe traducător, ne pitim sub un tufiș, și ne spune, "Uite."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediUnd er greift meinen Arm und den des Übersetzers schiebt uns unter einen Busch und sagt "Guckt mal".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediZłapał mnie i tłumacza za ramię, zanurkował w krzaki i mówi: "Patrzcie".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediΚαι αρπάζει το χέρι μου, και του διερμηνέα, μας κάνει να σκύψουμε πίσω απο ένα θάμνο και λέει: "Κοιτάξτε".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediА он хватает меня и переводчика за руку заставляет нас присесть за куст и говорит: "Смотрите".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediХвана ми ръката и тази на преводача, сбута ни под един храст и каза: "Гледайте това."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediוהוא אוחז ביד שלי ושל המתרגם, מושך אותנו אל מתחת לשיח ואומר, "תסתכלו על זה".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediواذا به يمسك بيدي والمترجم يقول لي وهو يخفينا تحت العشب ويقول شاهد هذا
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dedi茂みに引きよせ "見ててごらん" と言うんです 何度も言われたように
Döllenmiş Ördek Yumurtası - Hột Vịt Lộn namı diğer BalutHuevos de pato fertilizados - Hột Vịt Lộn también conocidos como Balut
Döllenmiş Ördek Yumurtası - Hột Vịt Lộn namı diğer BalutOvo fecundado de pato - Hột Vịt Lộn ou Balut
Evet Burası ördek kızartma restoranı değil. Numara 0292 ama...네
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.Aber daneben steht eine lebendige Ende, und beachten Sie:
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.Ale hned vedle mrtvé kachny je kachna živá a prosím, teď dávejte pozor.
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.Ale obok niej jest żywa kaczka i teraz uwaga.
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.Ale vedľa tej mŕtvej kačice je živá kačica a prosím pozor.
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.De a döglött kacsa mellett van egy élő kacsa, és most figyeljenek!
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.그렇지만 죽은 오리 옆에 있는 것은 살아있는 오리입니다. 주의를 기울여 주십시오.
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.Maar daarnaast staat een levende eend, en let nu even goed op.
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.Mais à côté du canard mort il y a un canard vivant, et faites attention.
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.Ma vicino all'anatra morta c'è un'anatra viva e fate bene attenzione
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.Namun di sebelah bebek itu ada bebek hidup dan perhatikan.
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.Sin embargo, junto al pato muerto se ve un pato vivo, y por favor presten atención.
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.Μα δίπλα στη νεκρή πάπια, είναι μια ζωντανή πάπια και σας παρακαλώ, δώστε προσοχή.
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.А поруч з мертвою качкою - жива. І увага!
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.Но рядом с мёртвой уткой мы видим живую утку. Пожалуйста, обратите внимание.
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.אבל ליד הברווז המת עומד ברווז חי, ושימו בבקשה לב:
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.لكن حذو البطّ الميّت، كان هناك بطّ حيّ، و من فضلكم أن تنتبهوا.
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.よく見てください どちらもオスです
Gördüđüm zaman ördek olduđunu bilirim, kaltak. -HALA ALACAKARANLIKTAN DAHA ÝYÝ BÝR AŢK HÝKAYESÝ-Je connais un canard quand j'en vois un, salope. -encore une meilleure histoire d'amour de crépuscule-
Gördüđüm zaman ördek olduđunu bilirim, kaltak.-トワイライトよりまだ良いの愛の物語-
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarAko kačica s viečkami, a tak sa s nosom
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarAls een eend met haar oogleden, zodat hij met zijn neus
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarCa o raţă, cu pleoapele sale, astfel încât el cu nasul
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarComme un canard avec ses paupières, donc il avec son nez
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarComo um pato com suas pálpebras, então ele com o nariz
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarComo un pato con sus párpados, por lo que con su nariz
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarIn qualità di anatra con le palpebre, lui così con il suo naso
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarJak kaczka z powiek, więc z nosem
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarJako kachna s víčky, a tak se s nosem
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadar그 눈꺼풀과 오리, 그의 코를 가진 사람 때문에
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarKoska ankka sen silmäluomet, joten hän ja hänen nenä
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarKot raca z vekami, zato je s svojim nosom
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarMint kacsa a szemhéja, így az orrát
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarNhư một con vịt với mí mắt của nó, vì thế ông với mũi của mình
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarSebagai bebek dengan kelopak mata, sehingga ia dengan hidung
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarSom en and med sine øjenlåg, så han med næsen
Göz kapaklarını bir ördek gibi, burnu o kadarSom en anka med sina ögonlock, så han med näsan