örümcek ağı ile cümle
örümcek ağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Örümcekler örümcek ağı yapmayı severler.Spiders like to build spiderwebs.
Köşede büyük bir örümcek ağı var.There is a big cobweb in the corner.
1847'de Agustus Waller damlacıkları mikroskop altında incelemek için örümcek ağı kullandı.In 1847 Augustus Waller used spider web to examine droplets under the microscope.
Orijinal yayının aksine bu yay, örümcek ağı şeklindedir ve art arda 1.200 atış yapabilir.Unlike his original bow, this bow is shaped like a spiderweb and can fire up to 1,200 shots at once.
Karınca kolonileri de buna iyi örnektirler. Tabi örümcek ağı gibi başka örnekler de vardır.So, ant colonies are a good example of an organization like that, and there are many others.
Bu da hem örümceklerin hem de örümcek ağının 380 milyon yıldır var olduğunu gösteriyor.So this means that both spiders and spider silk have been around for 380 million years.
Birçok örümcek ağı türü var.There are many kinds of spider silk.
Bu daire örümcek ağına baktığınızda aslında birbirinden farklı ağ lifleri görürsünüz.When you look at this orb web, you're actually seeing many types of silk fibers.
Bir dahaki sefere bir örümcek ağı gördüğünüzde lütfen durun ve daha yakından bakın.The next time you see a spider web, please, pause and look a little closer.
Ve arka tarafta bir örümcek ağı görüyorsunuz.And in the back you can see a spider web pattern.
Ve bu örümcek ağı gökyüzündeki yerel koordinatlara karşılık geliyor.And that spider web pattern corresponds to the local coordinates in the sky.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım. Bu kısım beni çıldırttı.I used a money spider's web to actually attach certain things, which sent me insane.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...And the spider's web is for the reins on the horse.
Çünkü örümcek ağı beni delirtiyordu. Örümcek ağını koyduğum yerden geri alamıyordum.Because the web of the spider, it was sending me insane, because I couldn't get the web to move off.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.Whose confidence shall break apart, Whose trust is a spider's web.
Örümcek ağına yaslanır, ama ağ çöker, Ona tutunur, ama ağ taşımaz.He shall lean on his house, but it shall not stand. He shall cling to it, but it shall not endure.
Taseva, "Örümcek Ağı'nın son sözünü uluslararası mahkemelerde söyleyeceğine eminim." dedi."I am convinced Cobweb will have its epilogue in international courts," Taseva said.
Tutuklamalar, vergi kaçakçılarını hedef alan "Örümcek Ağı Operasyonu" kapsamında gerçekleşti.The police action is part of "Operation Cobweb", aimed at tax evaders.
Klasik bir dairesel örümcek ağıA classic circular form spider's web
Bu yönleriyle roman E. B. White’ın Örümcek Ağı (Charlotte’s Web) adlı romanına benzetilmiştir.Er basiert auf dem Roman Wilbur und Charlotte (Originaltitel: Charlotte’s Web) von E. B. White.
Orijinal yayının aksine bu yay, örümcek ağı şeklindedir ve art arda 1.200 atış yapabilir.Deze ziet eruit als een spinnenweb en kan 1200 pijlen tegelijk afvuren.
1925'te ilk şiir kitabı "Örümcek Ağı"nı bastırdı.În anul 1925 a tipărit primul volum de poezie Pânza de păianjen.
1847'de Agustus Waller damlacıkları mikroskop altında incelemek için örümcek ağı kullandı.1847年,奥古斯塔·沃勒(英语:Augustus Volney Waller)(Augustus Waller)用蜘蛛网在显微镜下观察液滴。
Hemen hemen her yerde rastlanan örümcek ağı, aslında bir sanat şaheseridir.牛头鬼 在カムイ出现的怪物,实际上是蜘蛛型怪物。
Siz sadece valilik önünde örümcek ağı düşüren kötü evlatları yapamazsınız" diyerek yanıtladı.Ne možete jednostavno izbaciti negativce na paukovu mrežu ispred gradske vijećnice."
Bunlardan biri “bilardo topu” diğeri de “örümcek ağı” dır.Jedna je 'Pjesma planinske ovce' i druga 'Pjesma jelena' .
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.거미줄은 방적돌기에서 나오는데 저희 거미와 거미줄을 연구하는 생물학자들은 거미들의 총구("Business end")이라고 합니다.(웃음)
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.Ezekből buggyan elő a selyem. Mi, pókászok a potrohot ezért csak a pók "serény felének" nevezzük. (Nevetés)
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz. (Gülüşmeler)Spinrag komt uit de spintepels en wij spinragbiologen noemen dat de "zakelijke kant" van de spin.
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.Seitti purkautuu kehruunystyistä, ja meille seittibiologeille tuo seutu on hämähäkin "bisnespuoli". (Naurua)
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.Tơ được tạo ra từ lỗ tơ, và theo các nhà tơ nhện học thì đây là "hậu môn" của chúng. ( Cười)
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.この部分を我々クモ糸の学者は 「営業窓口(先端部)」と読んでいます(笑) 学者は長時間...
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.蜘蛛絲從 "吐絲頭" 嗰度出離,同埋 我哋呢啲蜘蛛絲生物學家,呢啲 我哋叫佢做蜘蛛嘅 "生意"。 (笑聲)
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.Am folosit panza de paianjen ca sa atasez cateva lucruri.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım. Bu kısım beni çıldırttı.Tôi dùng một cái mạng nhện để nối các thứ lại với nhau, điều mà làm tôi phát điên.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.Ho usato la tela di un ragno per fissare alcune parti.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.Ik gebruikte het web van een dwergspin om dingen te bevestigen.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.J'ai utilisé une toile d'araignée porte-bonheur pour attacher effectivement certaines choses.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.어떤 것들은 거미줄을 사용하여 접착하였는데
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.Niektoré časti som pripevnil pomocou pavúčej siete.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.Usei teia de aranha para juntar certas coisas.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.Usé una telaraña para atar ciertas cosas.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.Zastosowałem więc sieć pajęczą. aby połączyć pewne elementy.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.Използвах паяжина от паяк Linyphiida, за да прикрепям някои неща.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.Я использовал паутину для того, чтобы прикрепить некоторые части.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.השתמשתי בקורים של עכביש כסף בשביל לחבר דברים.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.فاستعملت نسيج العنكبوت لربط بعض الأشياء
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.糊の代わりに使ったんだけど 厄介で しょうがなかった
Birçok örümcek ağı türü var.Ci sono molti tipi di seta.
Birçok örümcek ağı türü var.Có nhiều loại tơ nhện.
Birçok örümcek ağı türü var.Det finns många typer av spindelsilke.
Birçok örümcek ağı türü var.Er zijn vele soorten spinrag.
Birçok örümcek ağı türü var.Es gibt viele Arten von Spinnenseide.
Birçok örümcek ağı türü var.Exista multe tipuri de matase de paianjen.
Birçok örümcek ağı türü var.Existem muitos tipos de seda de aranha.
Birçok örümcek ağı türü var.Existuje mnoho druhů pavoučího hedvábí.
Birçok örümcek ağı türü var.Hay muchos tipos de seda de araña.
Birçok örümcek ağı türü var.Il y a de nombreuses sortes de soie d'araignée.
Birçok örümcek ağı türü var.사실 거미줄은 여러가지가 있답니다.
Birçok örümcek ağı türü var. Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Istnieje wiele rodzajów pajęczej nici, np. ten ogrodowy pająk potrafi wytworzyć siedem różnych rodzajów nici.