örü ile cümle
örü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.각 교회에서 장로들을 택하여 금식 기도하며 저희를 그 믿은바 주께 부탁하고
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.И като минаха през Писидия, дойдоха в Памфилия;
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.Рукоположивши ж їм пресвитерів по церквах і помолившись з постом, передали їх Господеві, в котрого увірували.
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.ויבחרו להם זקנים בכל קהלה וקהלה ויתפללו ויצומו ויפקידום ביד האדון אשר האמינו בו׃
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.وانتخبا لهم قسوسا في كل كنيسة ثم صلّيا باصوام واستودعاهم للرب الذي كانوا قد آمنوا به.
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.二 人 在 各 教 會 中 選 立 了 長 老 、 又 禁 食 禱 告 、 就 把 他 們 交 託 所 信 的 主
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.二 人 在 各 教會 中 選立 了 長老 、 又 禁食 禱告 、 就 把 他 們交託 所 信 的 主
Irak ve Afganistan'daki cami mimarilerine benzemesi amacıyla binanın etrafına bir de duvar örüldü.하나님의 세계교회 주변으로 담이 세워졌는데 아프가니스탄이나 이라크의 모스크처럼 만들기 위해서였습니다.
Irak ve Afganistan'daki cami mimarilerine benzemesi amacıyla binanın etrafına bir de duvar örüldü.בנו חומה מסביב לכנסיה העולמית של אלוהים כדי לחקות את מבנה המסגדים באפגניסטן או בעיראק.
Irak ve Afganistan'daki cami mimarilerine benzemesi amacıyla binanın etrafına bir de duvar örüldü.قاموا ببناء جدار حول كنيسة الله العالمية لتقليد انشاء المساجد في أفغانستان أو العراق.
Irak ve Afganistan'daki cami mimarilerine benzemesi amacıyla binanın etrafına bir de duvar örüldü.アフガニスタンやイラクのモスクを再現しました そこで メータ ビハールという
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.Acolo a postit patruzeci de zile şi patruzeci de nopţi; la urmă a flămînzit.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.A gdy pościł czterdzieści dni i czterdzieści nocy, potem łaknął.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.A keď sa bol postil štyridsať dní a štyridsať nocí, napokon zlačnel.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.A postiv se čtyřidceti dnů a čtyřidceti nocí, potom zlačněl.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.Après avoir jeûné quarante jours et quarante nuits, il eut faim.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.E dopo aver digiunato quaranta giorni e quaranta notti, ebbe fame
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.Empat puluh hari empat puluh malam Yesus tidak makan. Lalu Ia merasa lapar
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.És mikor negyven nap és negyven éjjel bõjtölt vala, végre megéhezék.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.E, tendo jejuado quarenta dias e quarenta noites, depois teve fome.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.Hij bleef daar veertig dagen en veertig nachten. Al die tijd at Hij niet en tenslotte kreeg Hij honger.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.In ko se je postil štirideset dni in štirideset noči, postane potem lačen.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.Ja kun Jeesus oli paastonnut neljäkymmentä päivää ja neljäkymmentä yötä, tuli hänen lopulta nälkä.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.사십 일을 밤낮으로 금식하신 후에 주리신지라
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.Ngài đã kiêng ăn bốn mươi ngày bốn mươi đêm rồi , sau thì đói .
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.Ngài đã kiêng ăn bốn mươi ngày bốn mươi đêm rồi, sau thì đói.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.Och när han hade fastat i fyrtio dagar och fyrtio nätter, blev han omsider hungrig.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.Og da han hadde fastet firti dager og firti netter, blev han til sist hungrig.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.Og da han havde fastet fyrretyve Dage og fyrretyve Nætter, blev han omsider hungrig.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.Und da er vierzig Tage und vierzig Nächte gefastet hatte, hungerte ihn.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.Y después de haber ayunado cuarenta días y cuarenta noches, tuvo hambre
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.και νηστευσας ημερας τεσσαρακοντα και νυκτας τεσσαρακοντα, υστερον επεινασε.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.и, постившись сорок дней и сорок ночей, напоследоквзалкал.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.И след като пости четиридесет дни и четиридесет нощи, най-после огладня.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.І постив він сорок днів і сорок ночей, потім забажав їсти.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.ויהי אחרי צומו ארבעים יום וארבעים לילה וירעב׃
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.فبعدما صام اربعين نهارا واربعين ليلة جاع اخيرا.
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.他 禁 食 四 十 晝 夜 、 後 來 就 餓 了
İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı.他 禁食 四十 晝 夜 、 後來 就 餓了
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?A on im povedal: Či môžete rozkázať svadobníkom, kým je s nimi ženích, aby sa postili?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?A on im rzekł: Izali możecie uczynić, żeby synowie łożnicy małżeńskiej pościli, póki z nimi jest oblubieniec?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?El le -a răspuns: ,,Oare puteţi face pe nuntaşi să postească în timpul cînd mirele este cu ei?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Gesù rispose: «Potete far digiunare gli invitati a nozze, mentre lo sposo è con loro
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Il leur répondit: Pouvez-vous faire jeûner les amis de l`époux pendant que l`époux est avec eux?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Jeesus sanoi heille: "Ettehän voi vaatia häävieraita paastoamaan silloin, kun ylkä on heidän kanssaan?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Jesús les dijo: --¿Acaso podéis hacer que los que están de bodas ayunen mientras el novio está con ellos
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Jesus svarade dem: »Icke kunnen I väl ålägga bröllopsgästerna att fasta, medan brudgummen ännu är hos dem?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Jezus pa jim reče: Morete li zahtevati, da bi se svatje postili, dokler je ženin ž njimi?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?예수께서 저희에게 이르시되 혼인집 손님들이 신랑과 함께 있을 때에 너희가 그 손님으로 금식하게 할 수 있느뇨
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Men Jesus sagde til dem: "Kunne I vel få Brudesvendene til at faste, så længe Brudgommen er hos dem?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Men Jesus sa til dem: Kan I vel få brudesvennene til å faste så lenge brudgommen er hos dem?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Ngài đáp rằng: Trong khi chàng rể còn ở cùng bạn mừng cưới mình, các ngươi dễ bắt họ phải kiêng ăn được sao?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?On pak řekl k nim: Zdali můžete synům ženicha, dokudž s nimi jest ženich, kázati se postiti?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Õ pedig monda nékik: Avagy mívelhetitek-é azt, hogy a lakodalmasok bõjtöljenek, a míg a võlegény velök van?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Він же рече до них: Чи зможете синів весільних, поки жених з ними, заставити постити ?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Исус им рече: Можете ли да накарате сватбарите да постят докато е с тях младоженецът?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Он сказал им: можете ли заставить сынов чертога брачного поститься, когда с ними жених?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?ויאמר אליהם התוכלו אנס בני החפה לצום והחתן עוד עמהם׃
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?فقال لهم أتقدرون ان تجعلوا بني العرس يصومون ما دام العريس معهم.
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?耶 穌 對 他 們 說 、 新 郎 和 陪 伴 之 人 同 在 的 時 候 、 豈 能 叫 陪 伴 之 人 禁 食 呢