örü ile cümle
örü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.Jednou z nich je rozpoznávanie vzorcov.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.그중의 하나가 패턴 인식이죠.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.L'une d'elles est la reconnaissance de modèles.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.Một trong số đó là nhận diện kiểu mẫu.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.Salah satunya adalah pengenalan pola.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.Uma delas é o reconhecimento de padrões.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.Una de ellas es el reconocimiento de patrones.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.Una dintre ele este recunoașterea tiparelor.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.Una di queste consiste nel riconoscere gli schemi.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.Μια από αυτές είναι η αναγνώριση μοτίβων.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.Една от тях е разпознаването на модели.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.Один из них — распознавание образов.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.Одним з них є розпізнавання образів.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.אחת מהם הוא זיהוי דפוסים.
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.واحدة من هذه التقنيات هي " التعرف على الأنماط "
Bu tekniklerden biri örüntü tanıma.(ざわめき) こんなカクテルパーティでは
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.C'est comme essayer de se cogner à un mur de briques.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Det är som att springa med huvet före in i väggen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.E' come cercare di sbattere contro un muro.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.É como tentar remar contra a maré.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Es como chocarse contra una pared de ladrillos.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Es ist wie der Versuch, gegen eine Backsteinwand zu laufen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Giống như là cố gắng đâm vào bức tường gạch vậy.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Het is net als proberen door een stenen muur heen te rennen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Hiszen minden irányban falba ütköznek.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Je to ako snaha nabúrať do tehlovej steny.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Je to jako snaha o běh proti cihlové zdi.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.마치 벽과 씨름하는 꼴이지만
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Kot da bi skušal iti z glavo skozi zid.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.To jak próbować przebić głową mur.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Πραγματικά νομίζω ότι οι άνθρωποι είναι υπέροχοι και έξυπνοι και ότι νοιάζονται.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Това е като да се опитате да преминете през тухлена стена.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Це як биття головою об цегляну стіну.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Это как пытаться бежать в кирпичную стену.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.זה כאילו לנסות לרוץ לתוך קיר לבנים.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.لان الامر يبدو وكأنهم يجرون الى الارتطام في جدار من الطوب
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.いくつかの障害を紹介してますが
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.A zkazí na hoře této zastření, kteréž zastírá všecky lidi, a přikrytí, jímž přikryti jsou všickni národové.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.Di atas bukit itu Ia akan menyingkapkan awan kesedihan yang menyelubungi bangsa-bangsa
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.E destruirá neste monte a coberta que cobre todos os povos, e o véu que está posto sobre todas as nações.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.Ja hän hävittää tällä vuorella verhon, joka verhoaa kaikki kansat, ja peiton, joka peittää kaikki kansakunnat.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.또 이 산에서 모든 민족의 그 가리워진 면박과 열방의 그 덮인 휘장을 제하시며
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.Og han borttager på dette Bjerg Sløret, som tilslører alle Folkeslag, og Dækket, der dækker alle Folk.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.Tại trên núi nầy Ngài sẽ trừ diệt mặt của đồ đắp trên muôn dân, và cái màn che phủ mọi dân tộc.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.Tại trên núi nầy Ngài sẽ trừ_diệt mặt của đồ đắp trên muôn_dân , và cái màn che_phủ mọi dân_tộc .
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.и уничтожит на горе сей покрывало, покрывающее все народы, покрывало, лежащее на всех племенах.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.ובלע בהר הזה פני הלוט הלוט על כל העמים והמסכה הנסוכה על כל הגוים׃
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.ويفني في هذا الجبل وجه النقاب. النقاب الذي على كل الشعوب والغطاء المغطى به على كل الامم.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.他 又 必 在 這 山 上 、 除 滅 遮 蓋 萬 民 之 物 、 和 遮 蔽 萬 國 蒙 臉 的 帕 子
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.他 又 必 在 這 山上 、 除滅 遮蓋萬 民 之物 、 和 遮蔽 萬國 蒙臉 的 帕子
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Alla spindlar producerar silke vid någon punkt i sina liv.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Alle spinnen maken ooit in hun leven rag.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.All Spinnen stellen im Lauf ihres Lebens Seide her.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Kaikki hämähäkit kehräävät seittiä jossain vaiheessa elämäänsä.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.모든 거미들이 거미줄을 일생중 어떤 시기에 만들어 냅니다.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Minden pókfaj sző pókselymet az élete során.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Mọi con nhện đều nhả tơ tại một thời điểm nào đó trong đời.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Todas as aranhas fazem seda a dada altura da sua vida.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Todas las arañas hacen seda en algún momento de sus vidas.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Toti paianjenii produc matase de-a lungul vietii lor.