örü ile cümle
örü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bunlar iplik üretimi için kullanılan örümceğin göbek kısmındaki memeciklerdir.אלה הם בלוטות המשי על בטנו של העכביש.
Bunlar iplik üretimi için kullanılan örümceğin göbek kısmındaki memeciklerdir.هذه مولدات خيوط على مؤخرة العنكبوت
Bunlar iplik üretimi için kullanılan örümceğin göbek kısmındaki memeciklerdir.出糸突起腺です ここから繊維状に紡がれた 6種類のシルクを作り出します
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:내가 이 말을 듣고 앉아서 울고 수일 동안 슬퍼하며 하늘의 하나님 앞에 금식하며 기도하여
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:När jag hade hört detta, satt jag gråtande och sörjande i flera dagar och fastade och bad inför himmelens Gud.
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:А когато чух тия думи, седнах та плаках, и тъжах няколко дни; и постих и се молих пред небесния Бог, казвайки:
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:Услышав эти слова, я сел и заплакал, и печален был несколько дней, и постился и молился пред Богом небесным
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:ויהי כשמעי את הדברים האלה ישבתי ואבכה ואתאבלה ימים ואהי צם ומתפלל לפני אלהי השמים׃
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:فلما سمعت هذا الكلام جلست وبكيت ونحت اياما وصمت وصلّيت امام اله السماء
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:我 聽 見 這 話 、 就 坐 下 哭 泣 、 悲 哀 幾 日 . 在 天 上 的 神 面 前 禁 食 祈 禱 說
Bunları duyunca oturup ağladım, günlerce yas tuttum. Oruç tutup Göklerin Tanrısına dua ettim:我 聽見這話 、 就 坐 下 哭泣 、 悲哀 幾 日 . 在 天上 的 神 面前 禁食祈 禱說
Bunu çarpacağım ve bu örüntünün sonucunun ne olduğunu göreceğim.이런 패턴이 있을 때 곱해보면 어떻게 되는지 보려고 합니다
Bunu çarpacağım ve bu örüntünün sonucunun ne olduğunu göreceğim.سوف اضربهما وارى ماذا يحدث عندما يكون لدينا هذا النمط، كيف سيبدو حاصل الضرب؟
Bunu cevaplamak için bir örümceğinCa sa putem raspunde, trebuie sa privim mult mai indeaproape
Bunu cevaplamak için bir örümceğin답을 찾기 위해 우리는 좀 더 다가서서
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.Aby odpowiedzieć na to pytanie, musimy przyjrzeć się bliżej kądziołkowi przędnemu pająka.
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.Abyste mohli odpovědět, musíte se podívat mnohem blíže na oblast pavoučích snovacích bradavek.
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.Để trả lời, bạn phải nhìn gần hơn vào lỗ nhả tơ của chúng.
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.Erre a kérdésre úgy találunk választ, ha közelről megnézzük a fonószemölcseiket.
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.För att kunna svara på det måste man ta en närmare titt på spindelns spinnvårta.
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.Om daarop te antwoorden moet je de spinstreek van een spin wat naderbij bekijken.
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.Para responder a isto temos que observar muito mais de perto a região da fieira da aranha.
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.Para responder, tienen que mirar mucho más de cerca en la región de la hilera de una araña.
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.Sen selvittämiseksi täytyy katsoa tarkemmin hämähäkin kehruunystyjen seutua.
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.Um diese Frage zu beantworten, muss man sich die Region um die Spinndrüse einer Spinne genauer ansehen.
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.За да отговорите на това, трябва да се вгледате много по-отблизо в региона на паяжинната жлеза на паяка.
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.Чтобы получить ответ, придется подробнее взглянуть на прядильный орган паука.
Bunu cevaplamak için bir örümceğinPer capirlo bisogna osservare da vicino
Bunu cevaplamak için bir örümceğinPour répondre à cela, il faut regarder de plus près
Bunu cevaplamak için bir örümceğinכדי לענות על זה, צריך להתבונן הרבה יותר קרוב
Bunu cevaplamak için bir örümceğinللإجابة على هذا, يجب ان تنظر عن قرب اكثر
Bunu cevaplamak için bir örümceğin出糸突起部分の観察が必要です
Bunu cevaplamak için bir örümceğin要揾答案,你要睇埋啲
Bunun anlamı, örüntünün sürdüğüdür ve buna sonsuz dizi diyebiliriz. -이것은 단순히 우리가 계속해서 이 패턴을 반복해 우리가 이것을 무한한 숫자들의 나열로 부를 수 있게 된다는 것입니다.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.A obrátil jsem tvář svou ku Pánu Bohu, hledaje ho modlitbou a pokornými prosbami, v postu, v žíni a popele.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Då vände jag mitt ansikte till Herren Gud med ivrig bön och åkallan, och fastade därvid i säck och aska.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Entonces volví mi rostro al Señor Dios, buscándole en oración y ruego, con ayuno, cilicio y ceniza
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Eu, pois, dirigi o meu rosto ao Senhor Deus, para o buscar com oração e súplicas, com jejum, e saco e cinza.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.I obróciłem oblicze moje do Pana Boga, szukając go modlitwą i prośbami w poście i w worze i w popiele.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Jeg vendte mit Ansigt til Gud Herren for at fremføre Bøn og Begæring under Faste i Sæk og Aske.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.내가 금식하며 베옷을 입고 재를 무릅쓰고 주 하나님께 기도하며 간구하기를 결심하고
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Mi rivolsi al Signore Dio per pregarlo e supplicarlo con il digiuno, veste di sacco e cener
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.orczámat az Úr Istenhez emelém, hogy keressem [õt] imádsággal, könyörgéssel, bõjtöléssel, zsákban és hamuban.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Şi mi-am întors faţa spre Domnul Dumnezeu, ca să -L caut cu rugăciune şi cereri, postind în sac şi cenuşă.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Und ich kehrte mich zu Gott dem HERRN, zu beten und zu flehen mit Fasten im Sack und in der Asche.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.И обратил я лице мое к Господу Богу с молитвою и молением, в посте и вретище и пепле.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.Тогава обърнах лицето си към Господа Бога, за да отправя към него молитва и молби с пост, вретище и пепел.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.ואתנה את פני אל אדני האלהים לבקש תפלה ותחנונים בצום ושק ואפר׃
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.فوجهت وجهي الى الله السيد طالبا بالصلاة والتضرعات بالصوم والمسح والرماد.
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.我 便 禁 食 、 披 麻 蒙 灰 、 定 意 向 主 神 祈 禱 懇 求
Bunun üzerine yüzümü Rab Tanrıya çevirdim. Duayla, yakarışla, oruçla Ona yalvardım; çul kuşanıp külde oturdum.我 便 禁食 、 披麻 蒙 灰 、 定 意向 主神祈 禱懇求
Bu örümceğin çevresi ile etkileşim için sahip olduğu şey.Asta este ceea ce paianjenul detine pentru a interactiona cu mediul sau.
Bu örümceğin çevresi ile etkileşim için sahip olduğu şey.Azok tartoznak ide, melyekkel a pók a környezetével érintkezik.
Bu örümceğin çevresi ile etkileşim için sahip olduğu şey.C'est ce que l'araignée a pour interagir avec son environnement
Bu örümceğin çevresi ile etkileşim için sahip olduğu şey.Damit kann die Spinne mit ihrer Umgebung interagieren.
Bu örümceğin çevresi ile etkileşim için sahip olduğu şey.Den är vad spindeln har för att kunna interagera med sin omgivning.
Bu örümceğin çevresi ile etkileşim için sahip olduğu şey.Đó là những gì nó có để tương tác với môi trường.
Bu örümceğin çevresi ile etkileşim için sahip olduğu şey.É o que a aranha tem para interagir com o seu ambiente.
Bu örümceğin çevresi ile etkileşim için sahip olduğu şey.Jeho prostřednictvím pavouk musí ovlivňovat svoje prostředí.
Bu örümceğin çevresi ile etkileşim için sahip olduğu şey.이것은 거미들이 어떻게 환경과 서로 상호작용하는지를 보여줍니다.