örü ile cümle
örü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir örüntü bulursunuz.ترى النمط
Bir saat bekledikten sonra ne gorsunler arka duvarda! Girisim oruntusu!Ma dopo un ora, sembra emergere lo stesso schema di interferenza.
Bir saat bekledikten sonra ne gorsunler arka duvarda! Girisim oruntusu!Αλλά, μετά από μία ώρα πειράματος, άρχισε να σχηματίζεται το ίδιο σχέδιο συνδυασμού!
Bir saat bekledikten sonra ne gorsunler arka duvarda! Girisim oruntusu!Но след 1 час от това, същата последователност се получила.
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Comment une seule araignée fabrique autant de sortes de soie ?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?¿Cómo una sola araña produce tantos tipos de seda?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Cum poate un singur paianjen sa produca atat de multe tipuri de matase?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Hoe maakt één spin zoveel soorten rag?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Hogyan képes egyetlen pók többféle selyem előállítására?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Hur kan en enda spindel producera så många sorter silke?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Jak jeden pająk jest w stanie wytworzyć tyle różnych rodzajów nici?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Jak jednotliví pavouci vyrábí takové množství druhů hedvábí?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?어떻게 단 한종류의 거미에서 이렇게 많은 거미줄 종류를 만들수 있는 걸까요?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Làm cách nào để 1 con nhện có thể tạo ra nhiều loại tơ như vậy?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Ma come può un singolo ragno produrre sete così diverse?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Mas como é que uma única aranha consegue fazer tantos tipos de seda?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Miten sama yksi yksilö tekee niin monenlaista seittiä?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Wie stellt eine einzelne Spinne so viele verschiedene Arten von Seide her?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Πώς μια αράχνη μπορεί να παράγει τόσα πολλά είδη μεταξιού;
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Как един единствен паяк прави толкова много видове коприна?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?Как одному пауку удается прясть так много видов шелка?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?איך יכול עכביש בודד להפיק כל כך הרבה סוגים של קורים?
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?كيف يمكن لعنكبوتة واحدة عمل عدة انواع من الخيوط؟
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?これほど多くの種類の糸を生成するのでしょうか? その答えを見つけるには
Bir tek örümcek nasıl bu kadar farklı ağ üretebilir?個別蜘蛛點樣 整咁多種蜘蛛絲呢?
- Bir terim daha bulayım da, örüntüyü daha iyi anlayalım. -Para ello déjame ponerlo en un color diferente, que no sea de el mismo color azul.
Bizim yapmamız gereken tek şey örüntüyü fark etmek.1 つごとに、 5つ追加します。
Bizim yapmamız gereken tek şey örüntüyü fark etmek.Allt vi behöver göra är att komma på det här mönstret.
Bizim yapmamız gereken tek şey örüntüyü fark etmek.그래서 규칙을 찾는 거죠
Bizim yapmamız gereken tek şey örüntüyü fark etmek.Musíme si uvedomiť, aký je v tom systém, aký je vzor.
Bizim yapmamız gereken tek şey örüntüyü fark etmek.Musíme si uvědomit, jaký je v tom systém, jaký je vzor.
Bizim yapmamız gereken tek şey örüntüyü fark etmek.Nem kell mást csinálnunk csak a trendet észrevenni.
Bizim yapmamız gereken tek şey örüntüyü fark etmek.Todos que nós temos que fazer, que entendemos que é o padrão.
Bizim yapmamız gereken tek şey örüntüyü fark etmek.Todos tenemos que hacer, que entendemos es el patrón.
Bizim yapmamız gereken tek şey örüntüyü fark etmek.Vi må finde ud af mønsteret.
Bizim yapmamız gereken tek şey örüntüyü fark etmek.Т.е. всичко, което трябва да направим, е да осъзнаем модела.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Allora, dopo aver digiunato e pregato, imposero loro le mani e li accomiatarono
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Alors, après avoir jeûné et prié, ils leur imposèrent les mains, et les laissèrent partir.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Atunci, după ce au postit şi s'au rugat, şi-au pus mînile peste ei, şi i-au lăsat să plece.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Då fastade de och bådo och lade händerna på dem och läto dem begiva sig åstad.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Da fastede de og bade og lagde Hænderne på dem og lode dem fare.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Da fasteten sie und beteten und legten die Hände auf sie und ließen sie gehen.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Ðã kiêng ăn và cầu nguyện xong, môn đồ bèn đặt tay trên hai người, rồi để cho đi.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Ðã kiêng ăn và cầu_nguyện xong , môn_đồ bèn đặt tay_trên hai người , rồi để cho đi .
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Da lot de dem dra ut efterat de hadde fastet og bedt og lagt hendene på dem.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Então, depois que jejuaram, oraram e lhes impuseram as mãos, os despediram.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Entonces, habiendo ayunado y orado, les impusieron las manos y los despidieron
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.이에 금식하며 기도하고 두 사람에게 안수하여 보내니라
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.kor, miután bõjtöltek és imádkoztak, és kezeiket reájok vetették, elbocsáták [õket.]
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Setelah berpuasa dan berdoa mereka meletakkan tangan ke atas Barnabas dan Saulus lalu mengutus mereka berdua
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Silloin he paastosivat ja rukoilivat ja panivat kätensä heidän päällensä ja laskivat heidät menemään.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Tedaj so ju, ko so se bili postili in molili in položili nanju roke, odpustili.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Tedy postíce se, a modlíce se, a vzkládajíce na ně ruce, propustili je.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Tedy poszcząc i modląc się, i wkładając na nie ręce, odprawili je.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Vtedy, keď sa boli postili, pomodlili sa a položili na nich ruky a prepustili ich.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Τοτε αφου ενηστευσαν και προσευχηθησαν και επεθεσαν τας χειρας επ' αυτους, απεστειλαν.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.О Но Бог го възкреси от мъртвите.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Тогда они, совершив пост и молитву и возложив на них руки, отпустили их.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.Тоді вони, попостивши та помолившись і положивши руки на них, відпустили їх.
Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnabayla Saulun üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.ויצומו ויתפללו ויסמכו את ידיהם עליהם וישלחום׃