örü ile cümle

örü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama nedir bu örümcek lifi tam olarak?אבל מה הוא בדיוק קור העכביש?
Ama nedir bu örümcek lifi tam olarak?لكن ماهو بالتحديد خيط العنكبوت
Ama nedir bu örümcek lifi tam olarak?クモの糸はタンパク質のかたまりです
Ama nedir bu örümcek lifi tam olarak?即喺點,正確啲,蜘蛛絲喺點?
Ama öpücük için...film izlediğim zaman Sağa veya sola döneceğim.Veya Örümcek adam gibi...Maar voor de kus... als ik films kijk... moet ik naar links of rechts draaien.
Ama öpücük için...film izlediğim zaman Sağa veya sola döneceğim.Veya Örümcek adam gibi...Но что касается поцелуя... когда я смотрел в кино... должен ли я наклонить голову влево или вправо.
Ama, sonsuza kadar devam ediyor, öyle değil mi? Örüntüyü ve sonsuza kadar gittiğini biliyorsunuz.Ces que tous aller l'infini, mais vous savent le patron.
Ama, sonsuza kadar devam ediyor, öyle değil mi? Örüntüyü ve sonsuza kadar gittiğini biliyorsunuz.Todos continuam até ao infinito, mas já sabe o padrão.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.A vojaci upletúc korunu z tŕnia položili mu ju na hlavu a odiali ho šarlátovým plášťom
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.A žoldnéři zpletše korunu z trní, vstavili na hlavu jeho, a pláštěm šarlatovým přioděli jej.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.A żołnierze uplótłszy koronę z cierni, włożyli na głowę jego i płaszczem szarłatowym przyodziali go,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.Bọn lính đương một cái mão triều bằng gai , đội trên đầu Ngài , và mặc cho Ngài một cái áo điều .
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.Bọn lính đương một cái mão triều bằng gai, đội trên đầu Ngài, và mặc cho Ngài một cái áo điều.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.E os soldados, tecendo uma coroa de espinhos, puseram-lha sobre a cabeça, e lhe vestiram um manto de púrpura;
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.És a vitézek tövisbõl koronát fonván, a fejére tevék, és bíbor köntöst adának reá,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.In vojaki spleto krono iz trnja in mu jo denejo na glavo, in mu oblečejo škrlaten plašč;
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.군병들이 가시로 면류관을 엮어 그의 머리에 씌우고 자색 옷을 입히고
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.Ostaşii au împletit o cunună de spini, I-au pus -o pe cap, şi L-au îmbrăcat cu o haină de purpură.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.А воїни сплівши вінець їз тернини, наділи на голову Йому, і в одежу червону одягли Його,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.И воины, сплетши венец из терна, возложили Ему на голову, и одели Его в багряницу,
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.И тъй, взеха Исусовото тяло и Го обвиха в плащаница с ароматите, според юдейския обичай на погребване.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.וישרגו אנשי הצבא עטרת קצים וישימו אתו על ראשו ויעטהו לבוש ארגמן׃
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.وضفر العسكر اكليلا من شوك ووضعوه على راسه وألبسوه ثوب ارجوان.
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.兵 丁 用 荊 棘 編 作 冠 冕 、 戴 在 他 頭 上 、 給 他 穿 上 紫 袍
Askerler de dikenlerden bir taç örüp Onun başına geçirdiler. Sonra Ona mor bir kaftan giydirdiler.兵丁 用 荊棘編 作 冠冕 、 戴在 他 頭上 、 給他 穿上 紫 袍
Aslında, bu araştırmada en dayanıklı kılavuz ipi beyaz bölgede tam buradaki daire ağ örmeyen bir örümcek.De sterkste trekdraad in dit onderzoek is deze hier in dit witte gebied, een niet-wielwebwevende spin.
Aslında, bu araştırmada en dayanıklı kılavuz ipi beyaz bölgede tam buradaki daire ağ örmeyen bir örümcek.사실 이 연구에서 가장 강한 이동사는 여기 백색지역에 있습니다. 집을 짓지 않는 거미 종류이지요.
Aslında, bu araştırmada en dayanıklı kılavuz ipi beyaz bölgede tam buradaki daire ağ örmeyen bir örümcek.Thực ra, loại chắc nhất trong khảo sát là ở vùng màu trắng này, là loài không xe tơ.
Aslında, bu araştırmada en dayanıklı kılavuz ipi beyaz bölgede tam buradaki daire ağ örmeyen bir örümcek.Как показало исследование, самые прочные нити в белой области, у паука, не прядущего круглую паутину.
Aslında, bu araştırmada en dayanıklı kılavuz ipi beyaz bölgede tam buradaki daire ağ örmeyen bir örümcek.למעשה, קור ההנפה הקשיח ביותר בסקר הזה הוא זה כאן באזור הלבן הזה, של עכביש שאינו טווה רשתות.
Aslında, bu araştırmada en dayanıklı kılavuz ipi beyaz bölgede tam buradaki daire ağ örmeyen bir örümcek.في الواقع , خط الجذب الاصلب في هذا المسح هو هذا الذي هنا في هذه المنطقة عنكبوت الشبكة المتموجة غير الفلكية.
Aslında, bu araştırmada en dayanıklı kılavuz ipi beyaz bölgede tam buradaki daire ağ örmeyen bir örümcek.事實上,呢個調查最韌嘅"拖線絲" 喺白色呢度右邊嗰部分, 一啲環形網蛛嘅。
Aslında, bu araştırmada en dayanıklı kılavuz ipi beyaz bölgede tam buradaki daire ağ örmeyen bir örümcek.左上白背景の種で 巣を作らないクモでした これは毒吹グモのヤマシログモ科が
Atın dizginleri ise örümcek ağından..."Bene, allora, se lei dice che è una macchina..." (Risate) (Applausi)
Atın dizginleri ise örümcek ağından...Et la toile d'araignée a servi à faire les rennes du cheval.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...Het spinrag is voor de teugels van het paard.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...말의 고삐는 거미줄로 만들었습니다.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...Na opraty som použil pavúčiu sieť.
Atın dizginleri ise örümcek ağından..."OK entonces, si dice que es una máquina..." (Risas) (Aplausos)
Atın dizginleri ise örümcek ağından...Sieć pajęcza tworzy lejce.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...Si panza de paianjen este pentru haturile calului.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...Und die Spinnweben ist für die Zügel des Pferdes.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...Usei uma teia de aranha para as rédeas do cavalo.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...Và mạng nhện thì dùng làm dây cương.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...А паутина пошла на вожжи для лошади.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...А юздите на коня са от паяжина.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...והמושכות של הסוס הם מקורי עכביש.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...وخيط العنكبوت لعنان الحصان.
Atın dizginleri ise örümcek ağından...馬を対称的に作るのが
Aynı ayın yirmi dördüncü günü İsrailliler toplandı. Hepsi oruç tutmuş, çul kuşanmış, başına toprak serpmişti.El día 24 del mismo mes se reunieron los hijos de Israel en ayuno, vestidos de cilicio y polvo sobre ellos
Aynı ayın yirmi dördüncü günü İsrailliler toplandı. Hepsi oruç tutmuş, çul kuşanmış, başına toprak serpmişti.그 달 이십 사일에 이스라엘 자손이 다 모여 금식하며 굵은 베를 입고 티끌을 무릅쓰며
Aynı ayın yirmi dördüncü günü İsrailliler toplandı. Hepsi oruç tutmuş, çul kuşanmış, başına toprak serpmişti.Ngày hai mươi bốn tháng ấy, dân Y-sơ-ra-ên nhóm lại, cữ ăn, mặc bao và phủ bụi đất.
Aynı ayın yirmi dördüncü günü İsrailliler toplandı. Hepsi oruç tutmuş, çul kuşanmış, başına toprak serpmişti.Ngày hai_mươi bốn tháng ấy , dân Y-sơ-ra-ên nhóm lại , cữ ăn , mặc bao và phủ bụi đất .
Aynı ayın yirmi dördüncü günü İsrailliler toplandı. Hepsi oruç tutmuş, çul kuşanmış, başına toprak serpmişti.וביום עשרים וארבעה לחדש הזה נאספו בני ישראל בצום ובשקים ואדמה עליהם׃
Aynı ayın yirmi dördüncü günü İsrailliler toplandı. Hepsi oruç tutmuş, çul kuşanmış, başına toprak serpmişti.وفي اليوم الرابع والعشرين من هذا الشهر اجتمع بنو اسرائيل بالصوم وعليهم مسوح وتراب.
Aynı ayın yirmi dördüncü günü İsrailliler toplandı. Hepsi oruç tutmuş, çul kuşanmış, başına toprak serpmişti.這 月 二 十 四 日 、 以 色 列 人 聚 集 禁 食 、 身 穿 麻 衣 、 頭 蒙 灰 塵
Aynı ayın yirmi dördüncü günü İsrailliler toplandı. Hepsi oruç tutmuş, çul kuşanmış, başına toprak serpmişti.這月 二十四日 、 以色列人 聚集 禁食 、 身穿 麻衣 、 頭蒙 灰塵
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Cosi' come il ragno tira fuori una ragnatela fuori da se' stesso e poi va a viverci dentro.
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Éppúgy, mint a pók. Hálót sző magából, utána pedig benne él.
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Igual que la araña produce la telaraña y luego se va a vivir a ella.

İlgili Sayfalar