örü ile cümle

örü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.Existem mais de quarenta mil espécies documentadas de aranhas.
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.Existuje přes 40 000 popsaných druhů pavouků.
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.Hämähäkkilajeja tunnetaan yli 40 000.
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.Hay más de 40.000 especies de arañas descritas.
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.Il y a plus de 40 000 espèces d'araignées décrites.
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.Występuje ponad 40 000 opisanych gatunków pająków.
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.Υπάρχουν πάνω από 40.000 καταγεγραμμένα είδη αραχνών.
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.Има повече от 40 000 описани видове паяци.
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.Существуют описания более 40 тысяч видов пауков.
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.ישנם מעל 40,000 מינים מתועדים של עכבישים.
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.فيوجد 40،000 نوع من العناكب.
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.有記錄都超過四千種 蜘蛛。
40,000 üzerinde tanımlanmış örümcek türü bulunuyor.発見されています 霊長目が400種程度な一方
A çarpı x, başlatalım. Örüntüyü görmenizi istiyorum.Так что если я перемножить матрицы a раз x, я начал его покинуть, может быть я не будет делать все это.
A çarpı x, başlatalım. Örüntüyü görmenizi istiyorum.اذا ضربنا A بـ x، سأبدأ بها، ربما
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.거미줄은 방적돌기에서 나오는데 저희 거미와 거미줄을 연구하는 생물학자들은 거미들의 총구("Business end")이라고 합니다.(웃음)
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.Ezekből buggyan elő a selyem. Mi, pókászok a potrohot ezért csak a pók "serény felének" nevezzük. (Nevetés)
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz. (Gülüşmeler)Spinrag komt uit de spintepels en wij spinragbiologen noemen dat de "zakelijke kant" van de spin.
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.Seitti purkautuu kehruunystyistä, ja meille seittibiologeille tuo seutu on hämähäkin "bisnespuoli". (Naurua)
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.Tơ được tạo ra từ lỗ tơ, và theo các nhà tơ nhện học thì đây là "hậu môn" của chúng. ( Cười)
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.この部分を我々クモ糸の学者は 「営業窓口(先端部)」と読んでいます(笑) 学者は長時間...
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.蜘蛛絲從 "吐絲頭" 嗰度出離,同埋 我哋呢啲蜘蛛絲生物學家,呢啲 我哋叫佢做蜘蛛嘅 "生意"。 (笑聲)
Ağır suçlu adamlar, John James'in çevresine toplanmış, ezberden okurlardı, "Al bakalım Örümcek Adam!!!"그 냉담한 범죄자들이 존 제임스 주위로 모여 앉아, "이건 어떠냐, 스파이더 맨!" 하고 외치던게 생각나네요.
Ağır suçlu adamlar, John James'in çevresine toplanmış, ezberden okurlardı, "Al bakalım Örümcek Adam!!!"lúi xúi xung quanh John James, đọc theo: "Bắt lấy, Người Nhện!"
Ağır suçlu adamlar, John James'in çevresine toplanmış, ezberden okurlardı, "Al bakalım Örümcek Adam!!!"אפשר היה לשמוע את הגברים האלו, הפושעים הקשוחים כל כך, מתכנסים סביב ג'ון ג'יימס ומשננים "הא לך ספיידי!"
Ağır suçlu adamlar, John James'in çevresine toplanmış, ezberden okurlardı, "Al bakalım Örümcek Adam!!!"أسمع هؤلاء الرجال، هؤلاء المجرمون القاسون، وهم مجتمعون حول جون جيمز، يرددون، "خذ، أيها العنكبوت!"
Ağır suçlu adamlar, John James'in çevresine toplanmış, ezberden okurlardı, "Al bakalım Örümcek Adam!!!"ジョン・ジェームズの周りを取り囲み 「これでもくらえ スパイディー!」と朗読します (笑)
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.Aber es ist ein ganz bestimmtes Muster.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.Dar e un fel de model particular.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.É um tipo especial de padrão.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.Ez egy speciális minta.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.Het is een eigenaardig patroon.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.하지만 상어의 피부에 있는건 좀 특수한 형태의 패턴을 띄고 있습니다.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.Ma è un tipo di schema particolare.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.Mais c'est un motif particulier.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.Pero es un patrón particular.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.Tapi yang ini berbeda polanya.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.Αλλά είναι ένα ιδιαίτερο σχέδιο.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.Но това е определена схема.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.Особенность заключается в модели.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.אבל זו תבנית מסויימת.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.إنه نمط خاص نوعا ما.
Ama bu özel bir örüntü çeşidi.その突起のパターンの
Ama dalgayla yaptigimiz deneyde olusan girisim oruntusu olustu!¿Cómo?
Ama dalgayla yaptigimiz deneyde olusan girisim oruntusu olustu!E abbiamo ottenuto uno schema come quello delle onde...
Ama genel çözümün şablonunu ve örüntüyü bildiğiniz zaman, denklemi kolaylıkla çözebilirsiniz. -אבל ברגע שאתם יודעים את התבנית, או ברגע שאתם יודעים שזה הולך להיות הפתרון הכללי, זה קל לפתרון.
Ama genel çözümün şablonunu ve örüntüyü bildiğiniz zaman, denklemi kolaylıkla çözebilirsiniz. -ولكن ترى أن مجرد أن تعرف النمط، أو مجرد أن تعرف أن هذا سوف يكون الحل العام،
Ama genel örüntüyü bulmak istiyorum.하지만 저는 여기서 일반적인 패턴을 발견하기를 바랍니다
Ama genel örüntüyü bulmak istiyorum.لكنني اريدكم ان تجدوا النمط العام هنا
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Ale přijdouť dnové, a když odjat bude od nich ženich, tehdážť se budou postiti v těch dnech.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Ale prijdú dni, a keď bude odňatý od nich ženích, potom sa budú postiť v tých dňoch.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››De eljõnek a napok, és mikor a võlegény elvétetik õ tõlök, akkor majd bõjtölnek azokban a napokban.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Dias virão, porém, em que lhes será tirado o noivo; naqueles dias, sim hão de jejuar.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Es wird aber die Zeit kommen, daß der Bräutigam von ihnen genommen wird; dann werden sie fasten.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››그러나 그 날에 이르러 저희가 신랑을 빼앗기리니 그 날에는 금식할 것이니라
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Lecz przyjdą dni, gdy oblubieniec odjęty będzie od nich; tedy w one dni pościć będą.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Les jours viendront où l`époux leur sera enlevé, alors ils jeûneront en ces jours-là.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Maar er komt een dag dat de bruidegom gedood zal worden. Dan zullen ze niet willen eten."
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Men de dager skal komme da brudgommen blir tatt fra dem; da skal de faste, i de dager.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Men der skal komme Dage, da Brudgommen bliver tagen fra dem; da skulle de faste i de Dage."

İlgili Sayfalar