Bir aralık gecesinde birbirimizi öptük.We kissed each other on a December night.
Beni öptüğün zaman neden gözlerini kapatıyorsun?Why do you close your eyes when you kiss me?
Tom onun elini öptü, onu kızarttı.Tom kissed her hand, making her blush.
Tom, onun yüzünü kızartarak Mary'nin elini öptü.Tom kissed Mary's hand, making her blush.
Tom masanın üzerine eğildi ve Mary'yi öptü.Tom leaned over the table and kissed Mary.
Belki Tom gerçekten Mary'nin John'u öptüğünü gördü.Maybe Tom really did see Mary kissing John.
Sen şu ana kadar öptüğüm ilk kızsın.You're the first girl I ever kissed.
Sen öptüğüm ilk kızsın.You're the first girl I've ever kissed.
Senin Tom'u öptüğüne inanamıyorum.I can't believe that you kissed Tom.
Senin Mary'yi öptüğüne inanamıyorum.I can't believe that you kissed Mary.
Tom seni öptü mü?Did Tom kiss you?
Tom'u gerçekten öptün mü?Did you really kiss Tom?
Tom'u öptün mü?Did you kiss Tom?
Ben onu öpmedim. O beni öptü.I didn't kiss him. He kissed me.
O onun elinin arkasını öptü.He kissed the back of her hand.
O onun elini kaldırdı ve onu öptü.He lifted her hand and kissed it.
O nazikçe onun elini kaldırdı ve onu öptü.He gently lifted her hand and kissed it.
Mary genç adamı yanağından öptü.Mary kissed the young man on the cheek.
Tom'u öptüğün doğru mu?Is it true that you kissed Tom?
Tom'un seni öptüğü doğru mu?Is it true that Tom kissed you?
Ben onu alnından öptüm.I kissed her on her forehead.
Onu kaç kez öptün?How many times did you kiss him?
"Onu kaç kez öptün?" "Sadece bir kez.""How many times did you kiss him?" "Just once."
O beni sadece öptü. Gerçekten hiçbir şey olmadı.He just kissed me. Nothing really happened.
Onun yanağını öptüm.I kissed her on the cheek.
Hiç bir kadını öptün mü?Have you ever kissed a woman?
Henüz onu öptün mü?Have you kissed him yet?
O beni öptü ve gitti.He kissed me and left.
Öptün mü?Did you kiss?
Ben onu yanağından öptüm.I kissed him on the cheek.
Onu yanağından öptüm.I gave him a kiss on the cheek.
O beni usulca dudaklarımdan öptü.He kissed me softly on the lips.
Tom'un Mary'yi öptüğünü sanmıyorum.I don't think Tom kissed Mary.
O, gözleri kapalı onu öptü.He kissed her with his eyes closed.
Tom ayrılmadan önce beni öptü.Tom kissed me before he left.
Tom'un kimi öptüğü umurumda değil.I don't care who Tom kisses.
Tom'u kimin öptüğü umurumda değil.I don't care who kisses Tom.
O seni öptü mü?Did he kiss you?
"Seni öptü mü?" "Evet." "Biliyordum!""Did he kiss you?" "Yes." "I knew it!"
O seni nerede öptü?Where did he kiss you?
"Onlar kaç kez öptü?" "Sadece bir kere.""How many times did they kiss?" "Just once."
Bugün zaten birini öptün mü?Did you already kiss someone today?
O, onun burnunun ucunu öptü.He kissed the tip of her nose.
Tom, Mary'nin burnunun ucunu öptü.Tom kissed the tip of Mary's nose.
Mary bana sıkıca sarıldı ve yanağımdan öptü.Mary gave me a big hug and a kiss on the cheek.
Onun boynunu öptü.He kissed her neck.
Vampir tutkuyla onun boynunu öptü.The vampire kissed her neck passionately.
"Onu öptün mü?" "Hayır, onu öpmedim.""Did you kiss her?" "No, I didn't kiss her."
Onu niye öptün?Why did you kiss her?
Mary'yi öptüğümü düşünüyorsun, değil mi?You think I kissed Mary, don't you?
Tom Mary'ye sarıldı ve sonra onu öptü.Tom hugged Mary and then kissed her.
Tom Mary'ye sarıldı ve onu öptü.Tom hugged Mary and kissed her.
Neden Tom'u öptün?Why did you kiss Tom?
Tom beni öptü.Tom kissed me.
Dük kalktı ve sevgiyle karısını öptü.The Duke rose and kissed his wife lovingly.
Tom beni sadece bir kez öptü.Tom only kissed me once.
Onun elini öptüğünü gördüm.I saw him kiss your hand.
Tom, Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünde üzgündü.Tom was upset when he saw Mary kissing John.
Tom, Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünde sinirlendi.Tom got angry when he saw Mary kissing John.
Tom'un seni öptüğünü gördüm.I saw Tom kiss you.