öpt ile cümle
öpt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O beni dudaklarımdan öptü.He kissed me on the lips.
Onlar Tom'un Mary'yi öptüğünü düşünüyor mu?Do they think Tom kissed Mary?
Tom Mary'ye Alice'i öptüğünü söyledi.Tom told Mary that he'd kissed Alice.
Tom beni başımdan öptü.Tom kissed me on the head.
Tom kolunu Mary'ye koydu ve onu yanağından öptü.Tom put his arm around Mary and kissed her cheek.
Ben Mary'nin Tom'u öptüğünü gördüm.I saw Mary kiss Tom.
Dizüstü bilgisayarımda optik disk sürücüsü yok.My laptop doesn't have an optical disk drive.
Tom'un beni öptüğüne inanamıyorum.I can't believe Tom kissed me.
Tom kimi öptü?Who did Tom kiss?
Tom neden beni öptü?Why did Tom kiss me?
Tom'u öptüm.I kissed Tom.
Biz sadece bir kez öptük.We only kissed once.
Mary onu öptü ama Tom onu öpmedi.Mary kissed him, but Tom didn't kiss her back.
O çocuğu öptü ve o, onu sevdi.He kissed the boy and he liked it.
Kulağıma "Seni seviyorum" diye fısıldayıp ardından beni yanağımdan öptü.He whispered "I love you" into my ear and then kissed me on the cheek.
Seni kimin öptüğünü bilmek istemiyorum.I don't want to know who kissed you.
Hiç Tom'u öptün mü?Have you ever kissed Tom?
Tom beni dudağımdan öptü.Tom kissed me on the mouth.
Tom Mary'i öpmeyi planlamamıştı, ama öptü.Tom hadn't planned on kissing Mary, but he did.
Tom bir kızı öptü ve tüm gece onunla dans etti.Tom kissed a girl and danced with her all night.
Tom elimi öptü.Tom kissed my hand.
Belki Tom Mary'yi öptü.Maybe Tom kissed Mary.
Tom öne doğru eğildi ve Mary'yi öptü.Tom leaned forward and kissed Mary.
Tom'un Mary'yi öptüğünü gerçekten görmedim.I didn't actually see Tom kiss Mary.
Onu sadece bir kez öptüm.I only kissed her once.
Tom Mary'nin John'u öptüğünü gördü.Tom saw Mary kissing John.
Optik yanılsama ikinci nesnenin, ilkinden daha büyük görünmesini sağlar.Optical illusion makes the second object look larger than the first.
Üzerine doğru eğildi ve onu öptü.He leaned over her and kissed her.
Tom şimdiye kadar öptüğüm ilk erkekti.Tom was the first guy I ever kissed.
Şimdiye kadar öptüğüm ilk erkek Tom'du.Tom was the first guy I ever kissed.
Tom hiç seni öptü mü?Has Tom ever kissed you?
Ben sadece Tom'un Mary'yi öptüğünü gördüm.I just saw Tom kissing Mary.
O bir kelime söylemeden beni öptü.She kissed me without saying a word.
Hiç bir kız öptün mü?Have you ever kissed a girl?
Tom Mary'yi burnunun ucundan öptü.Tom kissed Mary on the tip of her nose.
Tom film sırasında Mary'yi öptü.Tom kissed Mary during the movie.
Tom eğildi ve Mary'yi öptü.Tom leaned down and kissed Mary.
Tom'un Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünü düşünüyor musun?Do you think Tom saw Mary kissing John?
Tom'un Mary'yi öptüğünü mü düşünüyorsun?Do you think Tom kissed Mary?
O aniden beni öptü.She kissed me all of a sudden.
Tom öne doğru eğildi ve onu öptü.Tom leaned forward and kissed her.
Tom Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünü kimseye söylemedi.Tom didn't tell anyone that he'd seen Mary kissing John.
Tom da seni öptü mü?Has Tom kissed you, too?
Tom tutkuyla Mary'yi dudaklarından öptü.Tom kissed Mary passionately on the lips.
Tom, Mary'yi dudaklarından hafifçe öptü.Tom kissed Mary softly on the lips.
Şu ana kadar öptüğüm ilk kızdın.You were the first girl I ever kissed.
Misafirlerden biri bana onların senin Tom'u öptüğünü gördüklerini söyledi.One of the guests told me that they saw you kissing Tom.
Tom Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünde şaşırmış görünüyordu.Tom seemed surprised when he saw Mary kissing John.
Tom onu her iki yanağından öptü.Tom kissed her on both cheeks.
Mary onu her iki yanağından öptü.Mary kissed him on both cheeks.
Henüz Tom'u öptün mü?Have you kissed Tom yet?
Tom'um Mary'yi öptüğünü gerçekten gördün mü?Did you really see Tom kissing Mary?
Hiç bir kızı öptün mü?Haven't you ever kissed a girl?
Tom neredeyse sınıfımızdaki her kızı öptü.Tom has kissed almost every girl in our class.
Adam gözlerini yavaşça açtı ve kadın onu öptü.He slowly opened his eyes, and then she kissed him.
Tom yavaşça gözlerini açtı ve ardından Mary onu öptü.Tom slowly opened his eyes, and then Mary kissed him.
Kocasının boynuna kollarını attı ve onu öptü.She threw her arms around her husband’s neck and kissed him.
Onu öptüğünü gördüm.I saw you kissing him.
Onu öptüğüm için pişmanım.I regret kissing him.
Ben onu öptüğüme pişmanım.I regret kissing her.