Ana içeriğe geç
Sözlük

öp ile cümle

öp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ve Mary birbirlerini öptüler.Tom and Mary kissed one another.
Tom ve Mary birbirlerini öptü.Tom and Mary kissed each other.
Tom ve Mary sarıldı ve öpüştü.Tom and Mary hugged and kissed.
Tom Mary'nin kendisini öpmesine izin vermedi.Tom didn't let Mary kiss him.
Tom ve Mary öpüşmeye başladı.Tom and Mary started kissing.
Tom Mary'yi kibarca öptü.Tom kissed Mary tenderly.
Tom Mary'yi nazikçe öptü.Tom kissed Mary gently.
Tom kimseyi öpmedi.Tom didn't kiss anyone.
Tom Mary'yi tekrar öptü.Tom kissed Mary again.
Opsiyonlarımız nelerdir?What are our options?
Tom ve Mary öpüştü.Tom and Mary kissed.
Tom yeri öptü.Tom fell flat on his face.
O, arkadaşını öptüğü için yaz kampından kovuldu.She was expelled from the summer camp because she kissed her friend.
O beni öpmeye çalıştı.He tried to kiss me.
O onu öpmeye çalıştı.He tried to kiss her.
Bir öpücük mü iki mi?One kiss or two?
Bir öpücük mü yoksa iki öpücük mü?One kiss or two?
İyi geceler öpücüğü alabilir miyim?Can I get a goodnight kiss?
Tom Mary'ye kötü bir öpücü olduğunu söyledi.Tom told Mary that she was a bad kisser.
Sen gerçekten iyi bir öpücüsün.You're a really good kisser.
O daha önce bir erkekle hiç öpmedi.She had never kissed a boy before.
Hadi, bana bir öpücük ver.Come on, give me a kiss.
O, partideki her güzel kızı öptü.He kissed every pretty girl at the party.
İki kızın öpüştüğünü gördüm.I saw two girls kissing.
Seni öpmeyeceğim, Tom.I'm not going to kiss you, Tom.
Onun beni öpmesine izin vermeli miyim?Should I let him kiss me?
Tom Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünde şok oldu.Tom was shocked when he saw Mary kissing John.
Tom şansı varken Mary'yi öpmeliydi.Tom should've kissed Mary when he had the chance.
Onu öpmemem gerekirdi.I shouldn't have kissed him.
Onu öpmemeliydim.I shouldn't have kissed him.
Tom'un kız arkadaşını asla öpmemeliydim.I never should've kissed Tom's girlfriend.
O onu tutkuyla öptü.He kissed her passionately.
Çocuğumu günde yüz kere öperim.I kiss my child a hundred times a day.
Çocuğunu günde yüz defa öpüyorsun, değil mi?You kiss your child a hundred times a day, don't you?
O, çocuğunu günde yüz kere öper.He kisses his child a hundred times a day.
O, çocuğunu günde yüz kez öper.She kisses her child a hundred times a day.
Mary çocuğunu günde yüz kere öper.Mary kisses her child a hundred times a day.
Biz çocuğumuzu günde yüz kere öperiz.We kiss our child a hundred times a day.
Onlar çocuklarını her gün yüzlerce kez öperler.They kiss their child a hundred times a day.
Onlar arabanın arkasında öpüştüler.They kissed in the back of the car.
Tom Mary'nin onun öpmesini umduğunu söyleyebilirdi.Tom could tell that Mary was expecting him to kiss her.
Tom'u öptüğüm için pişmanım.I regret kissing Tom.
Daha önce bir adamı asla öpmedim.I have never kissed a guy before.
Daha önce bir kızla hiç öpüşmedim.I have never kissed a girl before.
Daha önce bir adamla hiç öpüşmedim.He had never kissed a guy before.
O daha önce bir adamla hiç öpüşmedi.She had never kissed a guy before.
Bir öpücük yaşamın en değerli armağanlarından biridir.A kiss is one of life's most precious gifts.
Tom, Maria'yı kollarına aldı ve ona yanağından bir öpücük verdi.Tom took Maria in his arms and gave her a kiss on the cheek.
O küçük opak şişe ne içerir bilmiyorsun.You don't know what that small opaque bottle contains.
Tabii seni öpmek istemedim. Sadece nasıl tepki vereceğini görmek istedim.Of course I didn't mean to kiss you. I just wanted to see how you'd react.
O onun kendisini öpmesine izin verdi.She allowed him to kiss her.
Onun beni öpmesine izin verdim.I allowed him to kiss me.
Tom Mary'ye büyük bir öpücük verdi.Tom gave Mary a huge kiss.
Onlar askeri operasyonlar hakkındaki bilgiyi gizli tuttular.They kept the information about the military operations a secret.
Tom Mary'yi kafasının arkasından öptü.Tom kissed Mary on the back of her head.
Biz öpüşmeye başladık.We began to kiss.
Onlar öpüşmeye başladı.They began to kiss.
Tom Mary'nin gözlüklerini çıkardı ve onu tutkuyla öptü.Tom took off Mary's glasses and they kissed passionately.
Tom Mary'yi tekrar öpmeye çalıştı fakat o onu itti.Tom tried to kiss Mary again, but she pushed him away.
Tom Mary'yi öpmeden önce bir kızı asla öpmemişti.Tom had never kissed a girl before he kissed Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod